Son Dakika 01:36 Dişi sayesinde yeniden görm...
Ana Sayfa Yap  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  S-Haberci  |  Reklam  |  Künye  |  Bize Yazın
Samanyolu Haber
finans
IMKB  36.798
DOLAR  1,5330
EURO  2,1450
Parçalı Bulutlu 16 / 28
04 Temmuz 2009 Cumartesi
Ana Sayfa   |   Gündem   |   Politika   |   Ekonomi   |   Dünya   |   Spor   |   Sağlık   |   Kültür   |   Teknoloji   |   Eğitim   |   Otomobil   |  Yazarlar   |   RSS  
NADİR KILIÇ
NADİR KILIÇ
SAMANYOLUHABER
25.02.2008  10:00
Yazarın Önceki Yazıları
“ANNE!!! POLİS AMCANIN, ELLERİ SICACIKMIŞ”
Batman’da bir emniyet amiri terörün kolunu kesti, fark ettiniz mi?

Ayakkabısının uç kısmı, aç bir timsahın ağzını andıracak kadar yarılmıştı. Sol ayağına giydiği, henüz diğeri kadar eskimemişti ama sağdakine ayakkabı değil ancak terlik denebilirdi.

15 Şubat sabahı, yine boya sandığını aldı ve o ayakkabılarını giyerek kendini sokağa attı. Evden çıkarken bugünün sıradan bir gün olmadığını biliyordu. Kaç gündür Batman’da bazı şahıslar sokak sokak, ev ev dolaşıyor, futbol oynayan, ayakkabı boyayan, araba camı silen ya da caddelerde bir şeyler satarak bir kaç lira kazanmaya çalışan çocukları eyleme çağırıyordu.

Gösteriye katılanlara para, çikolata ya da yeni bir top vermeyi vaat etmişlerdi. O da eyleme çağrılan çocuklar arasındaydı. En çok ihtiyaç duyduğu şey bir ayakkabıydı ve eyleme katılarak biraz para alabilirdi.

Kendine söylenenlere göre şehir meydanında toplanacaklar, onları sokağa dökenlerin önceden çuvallarla sokak aralarına zulaladıkları taş ve molotof kokteyllerini polislere atacaklardı.

Şehir meydanına doğru ilerlerken caddelerde önlem alan polisleri ve sıra sıra dizilmiş robocopları gördü. Daha çok robocoplar dikkatini çekmişti. Onlardan çekiniyordu. Çünkü, ellerindeki kalkan ve joblar, koyu renk üniforma ve üzerlerindeki sert plastikten yapılmış korumalıklarla tıpkı robota benziyorlardı.

Duygusuz ve soğuk birer robota.

Polisleri eylemlerde göstericileri dağıtırken ve biber gazı atarken görmüştü. Kendisi de zaman zaman bu eylemlere katılıyor, polisin soğuk yüzünü ve biber gazının gözleri ve genzi yakan acı tadını biliyordu. Onlara neden taş attığını ve nasıl bir oyuna alet olduğunu anlamasa da kendini eylemlere çağıranları içten içe sevmeye başlamıştı. Sırf bu soğuk hatıralar yüzünden.

Meydana vardığında yüzlerce çocuk toplanmıştı bile. Yine ön saftaydı hepsi. Arkalarında kadınlar, onların da arkasında yüzleri maskeli gençler vardı. Her defasında böyle diziliyorlardı. Kendisini eyleme çağıranların neden en arkada ve maskeli olduklarına anlam veremese de, en geri saftan gönderilen talimatları harfiyen uyguluyordu.

-Taş atın! Atıyor.Molotof gönderin! Gönderiyordu. Ayakkabısı yırtık olmasına rağmen bir ileri bir geri koşuşturuyor, grubun önünde dikkat çekiyordu.

Polis ise atılan taşları kalkanlarla engelliyor, karşılık olarak da biber gazı atıyordu. Robocoplar yine birbirlerini kollayarak ve ellerindeki jopları kalkanlarına vurarak gürültülü bir şekilde grubun üzerine geliyor, polis yürüyünce çocuklar da çil yavrusu gibi dağılıyordu.

Biber gazından yine genzi yanmış, çok koştuğu için de yorulmuştu. Timsah ağızlı ayakkabısı şimdi gözüne, nefes nefese kaldığı için dilini dışarı sarkıtmış, köpek yavrusu gibi görünüyordu. Bakışı ayakkabılarından yanına kadar sokulmuş polise kaydı. Polis kendisine doğru geliyor ve bir yandan da güler yüzüyle bekle işareti yapıyordu.

Korktu. Ama kaçmadı. Polis geldi, yanında çöktü. Ne yapabilir ki diye geçirdi içindi. Çocuktu ve maskeli ağabeyleri, polisin ya da kanunların çocuklara hiçbir şey yapamayacağını söylemişti. Çok olsa bir gün nezarete atarlar, sonra salıverirlerdi. Hem bu kadar kameranın önünde şiddete de başvuramazdı.

Bu kadar şeyi kaç saniyede düşünmüş, polis yanına çökeli nasıl bir zaman dilimi geçmişti anlayamadı. Ama düşündüklerinin hiç biri olmadı. Hatta yıllarca düşünse tahmin dahi edemeyeceği bir şey gerçekleşti. Polis elini kaldırdı, babasından bile görmediği şefkatle başını okşadı.

Saçlarını karıştıran el o kadar sıcak gelmişti ki, sorsalar, uysal bir kedi yavrusu gibi o elin dakikalarca başında kalmasını isterdi. Onların duygusuz ve soğuk birer robot olduklarını düşündüğü için yüzü kızardı. Sonra içinde büyüyen sıcaklıkla sevindi, saçlarını karıştıran eli sevdi.

-Ne yapıyorsun burada? diye sordu polis.

-Hiiiç

-Yorulmuşsun. Senin için bir şey yapabilir miyim? Benden istediğin bir şey varsa söyle?

Nasıl bir soruydu bu diye geçirdi içinden. Gözü ister istemez ayakkabısına gitmişti. Ama polisin ağzından çıkan kelimelerde kocaman bir şefkat kokuyordu.

-“Var” dedi.

-Ne istiyorsun?

-20 milyon lira.

-Ne yapacaksın 20 milyonu?

Sağ ayağını yukarı kaldırdı.

-Ayakkabı alacağım. Ayakkabım yırtık da. Kış ya üşüyor ayağım biraz. Bir de ıslanıyor işte.

Polis çocuğun ayakkabısına baktı. Acı bir gülümseme yayıldı yüzünde. “Tamam” dedi. “Söz” sana bir çift ayakkabı alacağım. Hatta arkadaşlarına da söyle. Senin gibi ayakkabıya ihtiyacı olan kaç kişi varsa hepsine ayakkabı alacağım. Ama önce isimlerinizi yazdırmanızı sonra da buradan gitmenizi istiyorum.

Çocuğun düşüncesi inanmakla inanmamak arasında geldi gitti. Ama başına dokunan sıcak eli hatırlayınca, “tamam” dedi. “Ben de size söz veriyorum. Arkadaşlarımı alıp buradan gideceğim.”

Yırtık ayakkabısına bu defa sevinerek baktı. Birkaç adım yürüdü, sonra koşarak polislere hala taş ve molotof yağdıran yaşıtlarının yanına gitti.

Çocuklar arasında haber tez duyuldu. Çok değil, az önce polise taş atan, birer terör örgütü militanı gibi davranan çocuklar bir anda o soğuk zannettikleri polislerin güler yüzünün ateşi etrafında halelenmişlerdi.. Şimdi gerçekten birer çocuk olmuşlardı. Hepsi birbiriyle yarışırcasına ve sevinçle isimlerini söyledi, polis amcaları da tek tek kaydetti.

Çocuk ve kadınların arkasından talimatlar yağdıran maskeli gençler olan bitene anlam verememişti. Yıllarca çocukların beyinlerine kazıdıkları, “polis ve asker kötüdür” imajı bir şefkat eli sayesinde erimiş, çocuklar, kendilerini şiddete ve suça teşvik edenlerin gerçek kötüler olduğunu anlamıştı. Çocuklar maskelerin altındaki gerçek yüzlerini gördükleri şahısların yanına dönmedi, ismini yazdıran sokak aralarında gözden kaybolup evlerine doğru yürüyüp gitti.

Kullanılacak çocuk olmayınca, kadınlar ve en arka saftan emirler yağdıran, polise taş atın molotoflayın diyen şahıslar da çarçabuk dağılmıştı. Eylem de çarçabuk bitti.

Eve vardığında hala başına dokunan eli unutmamıştı. İçinde garip bir minnet duygusu vardı. Kapıyı açtı, içeriden küçük kardeşlerinin ağlama sesleri geliyordu. O aksine gülümseyerek ve heyecanla eşikten adımını attı. Annesi ard arda doğmuş üç küçük kardeşini doyurmaya çalışıyordu.

Heyecanla “Anneee” dedi.

-Polis amca benim başımı okşadı. Hiç biri bize anlatıldığı gibi değilmiş. Biliyor musun eli de sıcacıktı. Hem de sımsıcak.



NOT: Batman polisi sözünü tuttu. 150 çocuğa ayakkabı dağıttı. Dahası 850 çocuğa daha ayakkabı vereceklerini müjdeledi. Şimdi o çocuklar başını okşayan ve üşüyen ayaklarına bot alan polis amcalarını hiç unutmayacak.



 YORUMLAR ( 3 )
Tüm Yorumlar | Gönder | Yazdır
varım
bir cift de benden. Kampanya yapılırsa.
osman   26.02.2008 15:44:58 
sadece ağladım daha ne yazayım
ali aydın   25.02.2008 12:28:27 
KEŞKE
milletimizde polisine sahip çıksa keşke...
polis   25.02.2008 11:33:33 


1 2 3 4 5
Tüm Seçmeler
Darbe ihtimali var mı?
İHSAN DAĞI
Darbe ihtimali var mı?
Sivil yargı yasasını Köşk veto eder mi?
ERHAN BAŞYURT
Sivil yargı yasasını Köşk veto eder mi?
Abdullah Gülün hakem sayılması
ORAL ÇALIŞLAR
Abdullah Gül'ün hakem sayılması
Müjdeli bir değişim
AHMET ALTAN
Müjdeli bir değişim
TSK ve beka sorunu
MEHMET YILMAZ
TSK ve beka sorunu
Kuvvet komutanı ile sivil müsteşarı eşitleme formülü
YASEMİN ÇONGAR
Kuvvet komutanı ile sivil müsteşarı eşitleme formülü
Kritik MGK’da o gün neler oldu?
ŞAMİL TAYYAR
Kritik MGK’da o gün neler oldu?
Keşke her mahkeme bu kadar hızlı olabilse...
AHMET KEKEÇ
Keşke her mahkeme bu kadar hızlı olabilse...
Gül Demirel değil… Gün de 28 Şubat değil…
ALİ BAYRAMOĞLU
Gül Demirel değil… Gün de 28 Şubat değil…
Yargıda sivilleşmeden dö-nü-le-mez
BÜLENT KORUCU
Yargıda sivilleşmeden dö-nü-le-mez
Hürriyet, Akşam ve CHP
ESER KARAKAŞ
Hürriyet, Akşam ve CHP
Susma hakkımı kullanıyorum
GÜLAY GÖKTÜRK
Susma hakkımı kullanıyorum
Mahallenin görüşü
HASAN CELAL GÜZEL
Mahalle'nin görüşü
Gerginlik ve güven bunalımı
HAYRETTİN KARAMAN
Gerginlik ve güven bunalımı
Albay Çiçek önemli biridir ama...
HÜSEYİN GÜLERCE
Albay Çiçek önemli biridir ama...
Sayın Cumhurbaşkanı 27 Nisan muhtırasını unutmayın...
MEHMET ALTAN
Sayın Cumhurbaşkanı 27 Nisan muhtırasını unutmayın...
Askeri eleştirelim derken, biraz…
MEHMET ALİ BİRAND
Askeri eleştirelim derken, biraz…
Ordu, CHP, AKP
TAHA AKYOL
Ordu, CHP, AKP
Gülün üçlemesi
AHMET TAŞGETİREN
Gül'ün üçlemesi
Gül’ün kararı gerçekten zor mu?
MUSTAFA KARAALİOĞLU
Gül’ün kararı gerçekten zor mu?
Gül ne yapacak?
MUSTAFA ÜNAL
Gül ne yapacak?
Asker düşmanı olmak
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
'Asker düşmanı' olmak
Sizce pahalı BENZİNDEN kim sorumlu?

Dağıtım şirketleri (696oy -51,1 %)
EPDK (243oy -17,8 %)
Maliye Bakanlığı (169oy -12,4 %)
Enerji Bakanlığı (143oy -10,5 %)
Benzin alan vatandaş (111oy -8,1 %)
  
 Diğer Anketler 
Samanyolu
Samanyolu Haber Tv
Mehtap Tv
Yumurcak Tv
Samanyolu Ana Haber
Manşetleri sitenize ekleyin
Samanyolu Haber Tv
Arşiv
Trafik Durumu
Yol Durumu
BÜLTEN ÜYELİĞİ
 
* Günlük Haber Bültenine üye olmak için
E-POSTA adresinizi giriniz:
Samanyolu Samanyolu Haber Mehtap Tv Yumurcak Tv Ebru Tv Hazar Tv Burç Fm Dünya Radyo Shaber Radyo Zaman Cihan Haber Ajansı Aksiyon Today's Zaman