Son Dakika 19:04 Başpehlivan Mehmet Yeşilyeş...
Ana Sayfa Yap  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  S-Haberci  |  Reklam  |  Künye  |  Bize Yazın
Samanyolu Haber
finans
IMKB  36.798
DOLAR  1,5350
EURO  2,1430
Parçalı Bulutlu 15 / 30
05 Temmuz 2009 Pazar
Ana Sayfa   |   Gündem   |   Politika   |   Ekonomi   |   Dünya   |   Spor   |   Sağlık   |   Kültür   |   Teknoloji   |   Eğitim   |   Otomobil   |  Yazarlar   |   RSS  
İşte Boğaz'ın ürküten sesi ! Dinleyin...
Bilim adamları Boğaz'ın altındaki derin suların sesini kaydetti ve müthiş bir gürültü ile karşılaştı. Dinleyin...
Yazı Boyutu 10 12 14 16
İstanbul Teknik Üniversitesi'nden 5 kişilik bir bilimadamı grubu, TÜBİTAK'ın da desteğini alarak önemli bir projeye imza attı. İstanbul Boğazı'nda Sualtı Ortam Gürültüsü Ölçümü adlı projede Telekomünikasyon Mühendisliği Öğrencileri çalışıyor. Yaklaşık iki yıldır devam eden projenin başında İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Tayfun Akgül bulunuyor.

Proje Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Seyirhidrografi ve Oşinografi Daire Başkanlığı tarafından da destekleniyor. Projenin amacı deniz dibindeki gürültüleri sekiz hidrofon yardımıyla kaydetmek ve gelecekte aynı konuda çalışacaklara yol göstermek.

İŞTE BOĞAZ'IN ÜRKÜTEN SESİ



"İSTANBUL BOĞAZI OKYANUSTAN DAHA GÜRÜLTÜLÜ "

Projenin başında yer alan Prof. Dr. Tayfun Akgül, ölçümlerin sonucunda İstanbul Boğazı'ndaki gürültünün okyanustaki gürültüden 100 kat daha fazla olduğunu söyledi. Projenin başlangıcından bu yana İstinye, Ortaköy, Beykoz çevrelerinden alınan ölçümler analiz edilerek bir rapor hazırlandı. Raporun ise, Ocak ayında TÜBİTAK'a teslim edilmesi gerekiyor. Akgül boğazın gürültülerle "Genel olarak söyleyebileceğimiz şey şu: Boğaz bir kanal olması dolayısıyla hem Karadeniz'deki gemilerin hem Marmara'daki gemilerin o anda boğazdan geçiş yapmasalar bile gürültülerinin kılavuzlanarak taşındığı bir kanal" diye konuştu.

" TEK SORUN LOJİSTİK PROBLEM "

İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Sinyal İşleme Laboratuvarında gerçekleştirilen projeyle ilgili yazılımlar hazırlanmış, prototipler yapılmış durumda. Zaman zaman verilerin toplandığı projenin tek bir problemi var. O da lojistik problemler. "Küçük lojistik problemimiz var. Sualtı basınçlı kablo problemimiz vardı. Bize bir 500 metrelik sualtı basıncına dayanıklı kablo gerekiyordu. Bunu yerli üretim yaptıramadık; kısa olduğu için çok pahalıya çıkıyor. Dışarıdan almaya kalkınca da çok pahalı." diye konuşan Akgül, sorunun çözümü için yollar üretmeye çalıştıklarını söyledi. Akgül, "Şimdi kendimiz özel bir çözümle normal kabloları bir şekilde sualtına dayanıklı hale getirip bu problemi çözme aşamasındayız. Bunu yaptığımız zaman sistemimizi suya indireceğiz ve 24 saat sekiz kanallı kayıt almaya başlayacağız" dedi.

DEPREM SESİ DE KAYDEDİLECEK

Deniz altındaki gürültülerin canlı yaşamını olumsuz yönde etkileyeceğini de söyleyen Akgül, gürültülerin sualtı haberleşmelerini maskeleyebileceğini belirtti. Prof.Dr. Akgül projenin depreme ilişkin etkileri olabileceğini de söyledi. Akgül, " Eğer deprem sırasında akustik bir dalga yayılıyorsa, onu biz elbette kaydedeceğiz. Ama bu kestirmeye yönelik bir çalışma olamaz diye düşünüyorum. Bu ilginç bir sinyal olur. Olursa kaydetmiş olacağız sadece biz tesadüfen. Sonra bakacağız içinden yeni bilgiler çıkar mı diye." diye konuştu.

ARAŞTIRMANIN İLK SONUÇLARI

Akgül ve ekibinin yaptığı araştırma sonucu; "Son ölçümler göstermektedir ki İstanbul Boğazı'nda sualtı gürültü kirliliği -tahmin edilebileceği gibi- oldukça yüksektir. Çeşitli zaman aralıklarında Boğaz'ın değişik noktalarında yapılan ölçümlerde gözlenen sonuçlar, sualtı ortam gürültüsünün muhtemelen deniz canlıları için rahatsız edici seviyelerde olduğunu düşündürtmektedir. Yapılan ön çalışmalar ve ölçümler göstermektedir ki İstanbul Boğazı'ndaki gürültü seviyesi sessiz olarak nitelendirilebilecek sualtı gürültü seviyesi ile karşılaştırıldığında farklı frekans bantlarında 20 ile 40 dB civarında daha yüksektir. Bir başka ifadeyle, 100 ila 1000 kat arasında daha fazladır. Bunun nasıl bir mertebe olduğunu tahmin edebilmek için bir örnek verelim: Atatürk Havalimanı'nda uçuş pistinde oturup etrafı dinlediğimizi düşünelim. Orada o anda duyduklarımız, havalanan, iniş yapan veya motorlarını ısıtan birçok uçağın birbirinden bağımsız oluşturdukları gürültülerin toplamı olacaktır. Böyle bir ortamın bize vereceği rahatsızlık yanında bir de yanımızdakilerle sohbet etmek istersek sesimizi duyurabilmek için sarf edeceğimiz enerji uçaklar tarafından oluşturulan toplam gürültü seviyesinden daha yüksek olmak zorundadır. İki iç denizi birbirine bağlayan İstanbul Boğazı eşsiz bir yapı. Boğaz, hem Marmara hem de Karadeniz'in her türden gürültüsüne maruz kalır. Akıntı rejimi de göz önünde bulundurulursa, İstanbul Boğazı adeta akustik bir cehennem gibidir. 15 metre civarındaki derinlikte iki farklı yöndeki akıntı birbiriyle yarışıp sanki bir kargaşa ortamı oluşturur. Çünkü yüzey ve dip akıntıları sürekli bir çekişme içindedir. Karadeniz kendisini besleyen büyük nehirler sayesinde deniz seviyesi olarak Marmara Denizi'ne göre bir miktar yüksekte kaldığından rüzgâr ters yönde esmediği sürece Karadeniz'den Marmara'ya yüzey akıntısı oluşmaktadır. Dipteki akıntının ise ters yönde Marmara'dan Karadeniz'e aktığı bilinmektedir. İstanbul Boğazı gibi özel bir su kanalı ve ticaret yolunun böylesine büyük bir gürültü seviyesiyle kuşatılmış olmasının ve bu seviyenin giderek yoğunlaşan deniz trafiği ile her geçen gün daha da artıyor olmasının sualtı canlılarına yapageldiği biyolojik etkilerinin bir an önce ciddiyetle araştırılması gerekmektedir"

Projenin sonunda denizin 70 metre derinliğine kadar inip, sekiz hidrofon bırakılacak. ABD'de yüksek hassasiyetli olarak üretilmiş olan sekiz hidrofonla deniz altındaki gürültüler, kablolar vasıtasıyla su yüzündeki şamandıraya oradan da merkeze taşınacak ve kaydedilecek.

DHA

12.09.2008 10:06:20


Haberi Ekle
facebook furl linkibol digg del.icio.us yumiyum oyyla bagcik technorati twitter ffeed
 YORUMLAR ( 37 )
Tüm Yorumlar | Yorum Yaz | Gönder | Yazdır
Bu ses Bogaz'dan (hidrofonlarin hemen ustunden -yani oldukca yakindan-) gecen bir geminin sualtinda yarattigi pervane gurultusudur. Haberi veren arkadaslar bu konuyu atlamislar. Bogaz'in gemi gecisi olmadigi anlardaki gurultusu elbette baskadir. O tip gurultu parcalari da eklemis olsalar karsilastirma yapilabilir, konu daha iyi anlasilmis olurdu.
ta   13.09.2008 13:51:57 
haberi yapana bak
doğan haber ajansı (dha ) bir numara var dikkat
ihsan   12.09.2008 21:34:12 
. . .
haklısın mustafa horozoğlu kusura bakma okumamışım :D
talha   12.09.2008 19:06:33 
yok artık daha neler...
hayır anlamdıgım şu ne olduda ne tetıkledıde boyle bıse yapma geregı duydular anlamıyorum acıkcası..ve boyle bır sesın de nasıl cıktıgı konusunda tereddudteyım acıkcası..eger kı boyle bır ses cıkyorsa ıstanbul halkı ozellıkle sahıl kesımde oturan halk nasıl dayanıyor bu sese..dıyecegım burası turkuye hersey olabılır:))
mehtap   12.09.2008 19:00:02 
duyamassın tabi
:Darkadaşlar zaten insan kulağı duymuyo bu sesleri.Özel cihazlar yardımıyla kayıt ediyolar
memo   12.09.2008 18:53:22 


1 2 3 4 5
Sizce pahalı BENZİNDEN kim sorumlu?

Dağıtım şirketleri (707oy -51,2 %)
EPDK (246oy -17,8 %)
Maliye Bakanlığı (173oy -12,5 %)
Enerji Bakanlığı (144oy -10,4 %)
Benzin alan vatandaş (111oy -8,0 %)
  
 Diğer Anketler 
Samanyolu
Samanyolu Haber Tv
Mehtap Tv
Yumurcak Tv
Samanyolu Ana Haber
Manşetleri sitenize ekleyin
Samanyolu Haber Tv
Arşiv
Trafik Durumu
Yol Durumu
BÜLTEN ÜYELİĞİ
 
* Günlük Haber Bültenine üye olmak için
E-POSTA adresinizi giriniz:
Samanyolu Samanyolu Haber Mehtap Tv Yumurcak Tv Ebru Tv Hazar Tv Burç Fm Dünya Radyo Shaber Radyo Zaman Cihan Haber Ajansı Aksiyon Today's Zaman