Son Dakika 07:29 Halk mayınlı araziyi asker ...
Ana Sayfa Yap  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  S-Haberci  |  Reklam  |  Künye  |  Bize Yazın
Samanyolu Haber
finans
IMKB  36.798
DOLAR  1,5350
EURO  2,1430
Az Bulutlu 29
06 Temmuz 2009 Pazartesi
Ana Sayfa   |   Gündem   |   Politika   |   Ekonomi   |   Dünya   |   Spor   |   Sağlık   |   Kültür   |   Teknoloji   |   Eğitim   |   Otomobil   |  Yazarlar   |   RSS  
Kapanmazsa niçin kapanmaz
Cengiz Çandar,pek ihtimal vermiyor ama şayet Ak Parti kapatılmazsa bakın niçin kapatılmaz diyor.
Yazı Boyutu 10 12 14 16
Kendi payıma, başından beri yani kapatma davası açılalı beri AK Parti'nin kapatılacağına ve Tayyip Erdoğan'ın yasaklanacağına inananlar kampında yer aldım. Bu görüşüm henüz değişmiş değil ama ben de "kapatılmama ihtimali" nin, şu sırada, bugüne dek olmadığı ölçüde güçlendiği kanısındayım.

"Gerekçelerim"i aktarıyorum.

Geçen hafta Bağdat'tan dönerken, uçaktaki sohbetimizde Başbakan Tayyip Erdoğan, o an pek azımızın dikkat ettiği bir sinyal verdi; Türkiye'nin Amerika ile İran arasında "devreye gireceği" sinyalini.

Önceki gün birbiri ardına Ankara'ya gelen ABD Ulusal Güvenlik Başdanışmanı Stephen Hadley ile İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki'nin temaslarına dikkat çekiyor olmalıydı.

Aslında, Bağdat'a uçmadan bir gece önce, bürokrasideki bir "üst düzey" kaynaktan, İran ile ilgili son "uluslararası girişimler"in "perde arkası" bilgilerini edinmiştim. BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri ile Almanya ve bu arada AB'nin en yüksek Dış Politika ve Güvenlik yetkilisi Javier Solana, İran, uranyum zenginleştirmeyi durdurması halinde kolay kolay geri çeviremeyeceği bir öneri üzerinde anlaşmışlardı. Bu uluslararası gruba (5+1) deniyor. Artıdan sonraki 1, Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olmayan ama Batı dünyasında İran'la her vakit özel ilişkileri sahip bulunan, Almanya. Buna konunun "kıdemlisi" sayılan Javier Solana üzerinden AB'yi de ekleyin.

Ve, Türkiye'yi de ekleyin. Söz konusu olan (5+1+1).

Son temaslar, Amerikan Başkanlık seçimlerinin yapılacağı Kasım 2008 ile yeni Başkan'ın Beyaz Saray'a yerleşeceği 20 Ocak 2009 arasında İran'a okkalı bir askeri saldırı hesapları yapan Dick Cheney cereyanının güç yitirdiğine işaret.

Stephen Hadley, tıpkı Condoleezza Rice gibi, Bush yönetimi içinde Cheney'in, "İran'a saldırı" çizgisinin karşısında yer alanların başında.

Türkiye'nin (ve bu arada doğrudan doğruya Tayyip Erdoğan'ın) uluslararası politika gündeminin en başında yer alan maddelerde , "işlevsel ve etkili" bir "aktör" olarak sahnede belirmesinin, bizim iç politikamız ve iç politikamıza "izdüşümü" açısından özel bir önemi de var.

Bir Türkiye düşünün, Suriye ile İsrail arasında, her iki tarafın onayıyla, dünyanın en belalı ve çatışmacı bölgesinin en kangrenlenmiş sorunlarından birine ilişkin "Ortadoğu'da istikrar arayışı" nda ön alabiliyor.

Fransa'nın yapamadığını ve yapamayacağını başarıyor.

Bir Türkiye düşünün ki, o olmazsa, Sarkozy 'nin "Akdeniz Birliği" projesi ölüme mahkum ve Tayyip Erdoğan, Paris'e giderek "Akdeniz Birliği" projesinin yolunu açarken, AB Dönem Başkanı Fransa, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinde iki fasılı daha açma kararı alıyor.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz-Ortadoğu eksenindeki rolü, Fransa'nın hem de bizzat Sarkozy'nin- AB'de "anti-Türkiye" tutumunu "silahsızlandırma potansiyeli" ne sahip.

Bir Türkiye düşünün ki, bir hafta önce Irak ile belki de 21.Yüzyıl'ın Ortadoğu'da oluşacak "en heyecan verici" ekseninin temellerini atıyor. Bizzat Iraklılar, bunu, 1950'lerdeki Fransa-Almanya ekseninin Avrupa için taşıdığı anlamla karşılaştırarak bana Bağdat'ta anlattılar.

O Bağdat akşamüstünde, adını vermeyeceğim, şu anda Irak'ın Batı dünyası nezdinde özel bir ağırlık taşıyan en başta gelen üç yöneticisinden biri beni köşeye çekerek, salonun ucunda oturan Tayyip Erdoğan'ı işaret etti ve "Türkiye'deki iç gelişmeleri anbean izliyoruz. Türkiye'deki yönetim modeli ve performansı, bizler için, hepimiz, tüm bölge için en optimali. Türkiye'nin istikrarsızlığa girmesi, tüm Ortadoğu'da masaların altını üstüne getirir. Türkiye'nin iç politikası, Ortadoğu'nun istikrarı ve geleceği ile eş anlamlı hale geldi" dedi.

Türkiye-Irak "dış politika-ekonomi-enerji" zeminli "bütünleşme projesi", Körfez-Avrupa jeopolitiğine oturduğu ve Körfez enerji kaynaklarının Batı'ya aktarımını potansiyel "İran tehdidi"nden arındırdığı için, ABD ve AB tarafından "sponsor" edilebilecek bir gelecek tasavvuru.

Bu arada, Türkiye, dış politika ve "enerji güvenliği" bakımından, Ortadoğu-Körfez ile Avrupa arasındaki "işlevselliği" ile Amerika-İran arasında da "işlevsel" bir rol kazanmaya başlamış görünüyor.

Bu ne demek?

"Uluslararası sistem"in, göz göre göre, Türkiye'yi "istikrarsızlaştırma" girişimlerine ve iktidar partisinin kapatılması ve Tayyip Erdoğan'ın yasaklanması yoluyla "işlevsiz" kılınmasına göz yummayacağı ve izin vermeyeceği demek.

Ankara'nın dünyaya sırtını dönmüş arkaik bürokratları, Ergenekoncu ulusalcılar ile medyadaki kimi bilinçli, kimi şaşkın müttefiklerinin cılız "ters akıntısı", güçlü "uluslararası dinamikler" in karşısında ne kadar etkili olabilir?

Dünyanın en güçlü ülkesi Amerika, "Obama Amerika'sı" na doğru yol alır, bir yandan da mevcut Amerikan Yönetimi'nde Rice-Hadley hattı; İran'a vurmaktan yana, Tayyip Erdoğan'ın elimine edilmesine gözyaşı dökmeyecek Cheney hattına galebe çalarken, Michael Rubin cinsi maskaraların tezleri artık anlamsızlaşır ve Harp Akademileri'ne bundan sonra davet edilecekleri şüpheli hale gelirken, AK Parti'yi kapatmanın yol açacağı tahribatın altından, bunu isteyenler ve gerçekleştirecek olanlar kalkabilir mi?

Ankara'da bir nebze akıl kalmışsa, böyle bir yola girmezler.

Ya kalmamışsa?


Soru da bu zaten...

CENGİZ ÇANDAR/REFERANS

20.07.2008 13:11:54


Haberi Ekle
facebook furl linkibol digg del.icio.us yumiyum oyyla bagcik technorati twitter ffeed
 YORUMLAR ( 9 )
Tüm Yorumlar | Yorum Yaz | Gönder | Yazdır
İYİ BİR ANALİZ... KATILMAMAK MÜMKÜN MÜ ....
MASTER   20.07.2008 22:29:30 
eee eden bulur
ben akp ye oy vermiş biriyim.ŞU KADAR Kİ 6 AY ÖNCE VEKİLİN BİRİYLE KONUŞUYORDUM Kİ Bİ KASINTI Bİ HAVA...SANKİ KÜÇÜK DAĞLARI BEN YARATTIM TAVIRLARI....SIRF O DEĞİL ÇOĞU BÖYLEYDİ...HA İYİ VEKİLLER ELBETTE VAR...EEE ZALİMLER ALLAHIN KILICIDIR EDER SEN BULURSUN...
ferhat   20.07.2008 21:53:11 
öğrenci affına destek
bi öğrenci affı bile yapamadılar .
hadi ( * ) g.p. li   20.07.2008 21:23:02 
KIM KAPAYACAK ???
EMEKLI OLMUS IKI BAS SAVCININ VE CHPnin BASKILARINA TESLIM OLAN ve 317 icad eden ; 414 EZICI COGUNLUKLA MILLET MECLISINDEN CIKARILAN KANUNUN YINE CHP TESIRIYLE REDDINE KARAR VEREN ANAYASA MAHKEMESIMI KAPATACAK ? . MILLET NE YAPACAK ACABA ? . TÜRKIYEYI GÜVENI KALMAMIS 9 YARGICMI YÖNETECEK? . bunlar devin uyandigini görmüyorlarmi acaba? TÜRKIYENIN KAOSA GIDEBILECEGINI TAHNIN EDEMIYORLARMI ACABA????
TEMIZ   20.07.2008 20:58:07 
bağımsızlık
ATATÜRK ün bir sözü vardır,"Bağımsızlık benim karekterimdir."diye.Sayın çandar zaten anlaşamadığımız nokta yazınızda kendisini açıkça ele veriyor.Bilmiyorum anayasa mahkemesi akp yi kapatır mı kapatmaz mı?Çünkü hukukçu değilim bilmediğim bir konuda da konuşmak istemiyorum,ama şunu çok iyi biliyorum ki akp yide sizi de ve sizin gibi her başı dara düştüğünde ulusal bağımsızlığımızı hiçe sayıp dışarıdan destekçi bulmaya çalışan bu zihniyeti de halk yakında uyanıp sandıkta mutlaka kapatacaktır.Selamlar...
bilal   20.07.2008 16:00:12 


1 2 3 4 5
Sizce pahalı BENZİNDEN kim sorumlu?

Dağıtım şirketleri (707oy -51,2 %)
EPDK (246oy -17,8 %)
Maliye Bakanlığı (173oy -12,5 %)
Enerji Bakanlığı (144oy -10,4 %)
Benzin alan vatandaş (111oy -8,0 %)
  
 Diğer Anketler 
Samanyolu
Samanyolu Haber Tv
Mehtap Tv
Yumurcak Tv
Samanyolu Ana Haber
Manşetleri sitenize ekleyin
Samanyolu Haber Tv
Arşiv
Trafik Durumu
Yol Durumu
BÜLTEN ÜYELİĞİ
 
* Günlük Haber Bültenine üye olmak için
E-POSTA adresinizi giriniz:
Samanyolu Samanyolu Haber Mehtap Tv Yumurcak Tv Ebru Tv Hazar Tv Burç Fm Dünya Radyo Shaber Radyo Zaman Cihan Haber Ajansı Aksiyon Today's Zaman