Son Dakika 20:58 Sanayiciler, düşüşü krize b...
Ana Sayfa Yap  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  S-Haberci  |  Reklam  |  Künye  |  Bize Yazın
Samanyolu Haber
finans
IMKB  36.798
DOLAR  1,5350
EURO  2,1430
Parçalı Bulutlu 15 / 30
05 Temmuz 2009 Pazar
Ana Sayfa   |   Gündem   |   Politika   |   Ekonomi   |   Dünya   |   Spor   |   Sağlık   |   Kültür   |   Teknoloji   |   Eğitim   |   Otomobil   |  Yazarlar   |   RSS  
Bediüzzaman Said Nursi anılıyor
23 Mart 1960'ta vefat eden Bediüzzaman Said Nursi'yi 48. vefat yıldönümünde rahmetle ve dualarla anıyoruz...
Yazı Boyutu 10 12 14 16
Bediüzzaman Said Nursî, yüzyılımızın yetiştirdiği önde gelen İslâm mütefekkirlerinden biridir. 1876'da Bitlis'in Hizan kazâsına bağlı İsparit nâhiyesinin Nurs köyünde dünyaya gelmiş, 23 Mart 1960'da Şanlıurfa'da Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Keskin zekâsı, hârikulâde hâfızası ve üstün kâbiliyetleriyle çok küçük yaşlardan itibâren dikkatleri üzerinde toplayan Said Nursî, normal şartlar altında yıllar süren klasik medrese eğitimini üç ay gibi kısa bir zamanda tamamlamıştır.Gençlik yıllarını alabildiğine haraketli bir tahsil hayatı ile değerlendirmiş; ilimdeki üstünlüğünü, devrinin ulemâsıyla çeşitli zeminlerde yaptığı münâzaralarda fiilen ispatlamıştır. Bu meziyetleriyle ilim çevresine kendisini kabul ettirerek, "Bediüzzaman" , yani "çağın eşsiz güzelliği" lâkabı ile anılmaya başlamıştır.


Sevenlerinin hazırladığı, video paylaşım sitelerinde izlenen kliplerden sadece biri...

Said Nursî medrese eğitimiyle dini ilimlerde kazandığı ihtisası, çeşitli fenlerde yaptığı tetkiklerle tamamlamış; bu arada devrinin gazetelerini takip ederek ülkedeki ve dünyadaki gelişmelerle ilgilenmiştir. Diğer taraftan, doğup büyüdüğü şark topraklarının sıkıntı ve problemlerini bizzat yaşayarak gören Said Nursî, en zarurî ihtiyacın eğitim olduğu kanaatine varmış; bunun için de şarkta din ve fen ilimlerinin birlikte okutulacağı bir üniversite kurulmasını temin için yardım istemek maksadıyla 1907'de İstanbul'a gelmiştir. İstanbul'da da ilim dünyasına kendisini kısa sürede kabul ettiren Bediüzzaman, çeşitli gazetelerde yazdığı makalelerle, o günlerde Osmanlıyı ve İstanbul'u çalkalayan hürriyet ve meşrûtiyet tartışmalarına katılmış; meşrûtiyete İslam nâmına sahip çıkmıştır. 1909'da patlak veren 31 Mart Olayında yatıştırıcı bir rol oynamış; buna rağmen, haksız ithamlarla Sıkıyönetim Mahkemesine çıkarılmış, ancak beraat etmiştir. Bu hadiseden sonra İstanbul'dan ayrılarak şarka geri dönmüştür.

Bediüzzaman, talebeleriyle birlikte gönüllü milis alayları teşkil ederek cepheye koşmuştur. Vatan müdâfaasında çok büyük hizmeti geçmiş; savaşta bir çok talebesi şehit olmuş; kendisi de Bitlis müdâfaası sırasında yaralanarak esir düşmüştür. Yaklaşık üç yıl Rusya'da esâret hayatı yaşadıktan sonra Varşova, Viyana ve Sofya yoluyla İstanbul'a dönmüştür.

İstanbul'da devlet ricalinin ve ilim çevrelerinin büyük teveccühüyle karşılanmış; Dârü'l-Hikmeti'l İslamiye âzâlığına tayin edilmiştir. Bu devrede, resmî vazifesinden aldığı maaşla kendi kitaplarını bastıran ve bunları parasız dağıtan Bediüzzaman, İstanbul'un işgâli sırasında neşrettiği Hutuvât-ı Sitte adlı broşürle büyük hizmet etmiş ve işgal kuvvetlerinin plânlarını bozmuştur. Kezâ, işgalcilerin baskısı altında verilen ve Anadolu'daki kuvâ-yı milliye hareketini "isyan" olarak vasıflandıran şeyhülislâm fetvasına karşı, mukabil bir fetva vererek millî kurtuluş hareketinin meşrûiyetini îlân etmiştir. Bu hizmetleri Anadolu'da kurulan Millet Meclisi'nin takdirini kazanmış ve Bediüzzaman bizzat Mustafa Kemal tarafından ısrarla Ankara'ya dâvet edilmiştir.

Bu mükerrer dâvetler neticesinde 1922 sonlarında Ankara'ya gelmiş ve Meclis'te resmî bir "hoşâmedî" merâsimiyle karşılanmıştır. Ankara'da kaldığı günlerde, yeni kurulan devlete hâkim olan kadronun dîne bakış tarzının menfî olduğunu görünce, on maddelik bir beyannâme hazırlayarak Meclis âzâlarına dağıtmıştır. Bu beyannâmede yeni inkılâbın mîmarlarını İslam şeâirine sahip çıkmaya çağırmış; akabinde Mustafa Kemal'le bir kaç görüşmesi olmuştur. Kendisine şark umumî vâizliği, milletvekilliği ve Diyanet âzâlığı teklif edilmiş; ancak Bediüzzaman bu teklifleri kabul etmeyerek Van'a dönmüştür.

O sıralarda çıkan Şeyh Said hâdisesiyle hiç bir ilgisi olmadığı, hattâ hâdise öncesinde kendisinden destek isteyen Şeyh Said'i bu niyetinden vazgeçirmeye çalıştığı halde, Bediüzzaman hâdise sonrasında, Van'da ikâmet ettiği uzlethanesinden alınarak Burdur'a, oradan da Isparta'nın Barla nâhiyesine götürülmüştür. Burada "mânevî cihad" hizmetini başlatmış, birbiri peşi sıra telif ettiği eserlerde îman esaslarını terennüm etmiştir. Bu eserler, îmanını tehlikede hisseden halkın büyük teveccüh ve rağbetine mazhar olmuş; elden ele dolaşarak hızla yayılmıştır. O devrede elle yazılarak çoğaltılan eserlerin toplam tirajı 600.000'i bulmuştur. Başlattığı hizmetin halka mal olması, devrin idârecilerini rahatsız ettiğinden 1935'te Eskişehir, 1943'de Afyon, 1952'de de İstanbul mahkemelerine çıkarılmıştır. Bunlardan netice alınamamış, ancak Bediüzzaman yine rahat bırakılmamış; Kastamonu'da, Emirdağ'da, Isparta'da sıkı tarassud ve takip altında yaşamaya mecbur bırakılmıştır.

Ömrünün son günlerine kadar keyfî muâmele ve eziyetlerden kurtulamayan Bediüzzaman, buna rağmen, îman hizmetini büyük bir kararlılıkla devam ettirmiş; o zor şartlar altında telif ettiği 6000 küsur sayfalık Risâle-i Nur Külliyatı'nı tamamlamaya ve yaymaya muvaffak olmuştur. Kur'ân'ı bu asrın idrâkine uygun ve ikna edici bir üslupla izah ve ispat eden ve vehbî olarak kaleme alınan bu eserler, onun çileli hayatını en güzel meyvesidir.

23.03.2008 13:13:11


Haberi Ekle
facebook furl linkibol digg del.icio.us yumiyum oyyla bagcik technorati twitter ffeed
 YORUMLAR ( 7 )
Tüm Yorumlar | Yorum Yaz | Gönder | Yazdır
aziz üstadım nur içinde yat
Allah gani gani rahmet etsin ve senin bitmez tükenmez hizmet azminden biz garibanlara da nasip etsin.Amin
nalan   23.03.2008 22:21:42 
MEKANI CENNET OLSUN
ALLAH RAHMET EYLESİN. ŞEFAATLERİNE NAİL EYLESİN.
SELMAN BAŞAK   23.03.2008 18:29:05 
ALLAHIM SEN BİZİ DE GELECEK NESİLLERE ÖGRENDİGİMİZİ ÖGRETMEYİ NASİP ET..AMİN
vulat   23.03.2008 15:39:29 
tövbe
Rabbimiz şefaatlerine nail etsin cümlemizi inş...
Alper   23.03.2008 15:06:37 
ALLAHIM
SEN BİZİ DE GELECEK NESİLLERE ÖGRENDİGİMİZİ ÖGRETMEYİ NASİP ET..AMİN
elif   23.03.2008 14:45:38 


1 2 3 4 5
Sizce pahalı BENZİNDEN kim sorumlu?

Dağıtım şirketleri (707oy -51,2 %)
EPDK (246oy -17,8 %)
Maliye Bakanlığı (173oy -12,5 %)
Enerji Bakanlığı (144oy -10,4 %)
Benzin alan vatandaş (111oy -8,0 %)
  
 Diğer Anketler 
Samanyolu
Samanyolu Haber Tv
Mehtap Tv
Yumurcak Tv
Samanyolu Ana Haber
Manşetleri sitenize ekleyin
Samanyolu Haber Tv
Arşiv
Trafik Durumu
Yol Durumu
BÜLTEN ÜYELİĞİ
 
* Günlük Haber Bültenine üye olmak için
E-POSTA adresinizi giriniz:
Samanyolu Samanyolu Haber Mehtap Tv Yumurcak Tv Ebru Tv Hazar Tv Burç Fm Dünya Radyo Shaber Radyo Zaman Cihan Haber Ajansı Aksiyon Today's Zaman