 |
 |
ABDULLAH ABDULKADİROĞLU
SAMANYOLUHABER
15.03.2010
15:48 |
Yazarın Önceki Yazıları |
|
|
|
|
|
|
|
BAŞBUĞ BUNU NEDEN YAPIYOR? |
Genelkurmay başkanı İlker Başbuğ 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk ile ilgili “sonuna kadar arkasındayız” dedi.
Başbuğ acaba Saldıray Berk hakkında bir terör örgütü iddianamesi hazırlandığını ve arkasında olduğu generalin bu iddianamenin birinci sırasındaki isim olduğunu bilmiyor mu ?
Biliyor.
Başbuğ; Saldıray Berk’in hükümeti yıkmak, parlamentoyu çalışamaz hale getirmek için oluşturulan terör örgütünün yöneticisi olmaktan sanık konumda bulunduğunu bilmiyor mu ?
Onu da biliyor.
İlker Başbuğ konuşmalarında sürekli hukuktan, yargıdan bahsediyor.
3. Ordu komutanına dokunmak isteyen savcıların nasıl görevden alındıklarını bütün Türkiye ibretle izledi.
Erzurum savcılarının tümü birden Saldıray Berk’e gelip dayanan soruşturmadan el çektirildi.
Yargı bir oldu, hükümet seyretti ve göz göre göre bir hukuk devletinde bir mahkemenin bütün savcıları tek kalemde harcandı.
Sebep?
Genelkurmay başkanı Başbuğ’un “sonuna kadar arkasındayız” dediği Saldıray Berk’i sorgulamaya kalktılar diye.
Ergenekon ve Erzincan bağlantılarında asker-yargı işbirliğinin daha önceki yazılarda sayısız örneklerini ortaya koyduk.
Acaba Başbuğ Saldıray Berk’in ne zamandan beri arkasında ?
Sürekli yargı sürecinden, hukuka saygıdan bahsedeceksiniz sonra darbecilikten sanık konumundaki bir generalin sonuna kadar arkasında olacaksınız.
Biz hangisine inanalım ?
Başbuğ; bir davanın sanığı konumundaki bir kişinin “sonuna kadar arkasındayız” derken yargıyı etkilemiş olmuyor mu ?
Ayrıca Başbuğ, Berk’in hangi konuda sonuna kadar arkasında ?
Bunları açıklamalı.
Başbuğ Erzincan iddianamesinde yer alan ve Berk’in yönettiği iddia edilen tüyler ürpertici olayların mı arkasında oluyor şimdi ?
Yoksa Başbuğ, masum insanların evlerine bombalar silahlar yerleştirerek naylon terör örgütü oluşturma iddialarının mı arkasında oluyor ?
Ya da hükümeti devirme, parlamentoyu çalışamaz hale getirme iddialarının mı ?
Saldıray Berk neyle suçlanıyor ?
Dursun Çiçek imzalı millete ihanet eylem planını Erzincan’da uygulamaya koymayla.
Ne kadar ilginç ki; belgedeki imzanın Dursun Çiçek’e ait olduğu Adli Tıp, Emniyet ve Jandarma kriminal raporlarıyla kesinleşmişken Genelkurmay başkanı Başbuğ hala imzanın sahte olduğunu ispatlamaya çalışıyor.
Dursun Çiçek’in imzası bulunan millete ihanet eylem planına Başbuğ niçin hala inanmıyor ?
Jandarma kriminal bile imzanın Dursun Çiçek’e ait olduğu konusunda rapor vermişken Genelkurmay başkanı niçin ısrarla imzayı sahte çıkartmak için işi yokuşa sürüyor ?
Bu tartışma orijinal belge “kağıt parçası” haline getirilene kadar devam mı edecek ?
Dolayısıyla Başbuğ bu kadar direnerek Dursun Çiçek’in de suçsuz olduğunu mu anlatmaya çalışıyor ?
Başbuğ, Saldıray Berk’in sonuna kadar arkasındayız diyor.
Başbuğ, Dursun Çiçek imzalı belgedeki imzanın gerçek olmadığında ısrar ediyor.
Burada bir tuhaflık var.
Ergenekon yapılanması İstanbul’da devam eden operasyona karşı naylon bir silahlı cemaat terör örgütü oluşturulmasını hedefledi ve bunun için Erzincan’da düğmeye bastı.
2009’un ilk aylarında Erzincan’da 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk Başkanlığında 16 komutanın katıldığı, aynı zamanda ıslak imzanın sahibi Albay Dursun Çiçek ile emekli orgeneral Ergin Saygun’un da yer aldığı iddia edilen çok önemli bir toplantı yapıldı.
Bu toplantıda Erzincan’da başlatılan naylon terör örgütü operasyonunun 16 şehre yayılması için son hazırlıklar yapıldı. Erzincan’da oluşturulmaya çalışılan tam da Dursun Çiçek imzalı irticayla mücadele eylem planında yazılanlardı.
Erzincan iddianamesinde Saldıray Berk ve Dursun Çiçek isimlerinin birlikte yer aldığı cümlede şöyle deniliyor:
“Dursun Çiçek tarafından imzalanmış bulunan 'İrticayla Mücadele Eylem Planı' Erzincan ilinde hayata geçirilmek istenmiş, bu amaçla silahlı terör örgütüne bağlı olarak faaliyet gösteren şüpheli Saldıray Berk liderliğindeki yasadışı oluşum faaliyetlerde bulunmuştur.”
Başbuğ şimdi bu cümledeki iki isme sahip çıkıyor.
Bunlar kafa karıştırıyor.
Bunlar insanın içine kılçık atıyor.
Bunlar milletin zihnini bulandırıyor.
Maalesef Başbuğ görev süresinin sonuna doğru yaklaşırken kendini çok fazla köşeye sıkıştırıyor.
Bunu neden yapıyor ?
|
|