Son Dakika 01:36 Dişi sayesinde yeniden görm...
Ana Sayfa Yap  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  S-Haberci  |  Reklam  |  Künye  |  Bize Yazın
Samanyolu Haber
finans
IMKB  36.798
DOLAR  1,5330
EURO  2,1450
Parçalı Bulutlu 16 / 28
04 Temmuz 2009 Cumartesi
Ana Sayfa   |   Gündem   |   Politika   |   Ekonomi   |   Dünya   |   Spor   |   Sağlık   |   Kültür   |   Teknoloji   |   Eğitim   |   Otomobil   |  Yazarlar   |   RSS  
Ergenekon, ulusalcılık-'Neo-İttihatçılık'
Türkiye, 85 yıllık bir Cumhuriyet ama "Osmanlı miras sorunları"nın hâlâ tam üstesinden gelebilmiş değil.
Yazı Boyutu 10 12 14 16
İçinde yaşadığımız son çalkantılar, bir yönüyle, Osmanlı İmparatorluğu'nu, koca "devlet"i çökertmiş olan ve kuruluşundan itibaren Cumhuriyet'e de bulaşmış olan "İttihatçı genler" ile ilgili.
Kemal Atatürk, "yeni devlet"ten bu "genleri" temizlemek için çok uğraştı. Ne tuhaf bir "ironi" ki, "neo-İttihatçılar" onun adını bu "genler"e bulaştırarak "dokunulmazlık" ve "meşruiyet" arıyorlar. Günümüzün özellikle yabancı medya terminolojisindeki "Kemalistler" sözcüğü, aslında Atatürk'ün amansız bir karşıtı olduğu İttihatçıların "reenkarnasyonu" için kullanılıyor.
İttihatçıların temel siyasi özelliği, "Almanya ittifakı" aracılığı ile, Osmanlı İmparatorluğu'nun yüzlerce yıl sürdürdüğü "Batı'ya dönük" yüzünü ters yöne, Doğu'ya, "Turan hayali"ne döndürmek idi.
İktidarı ele geçiriş yöntemleri "darbecilik", kullandıkları başlıca enstrüman "Teşkilat-ı Mahsusa" adlı gizli istihbarat/güvenlik örgütüydü. Balkan Savaşı'nda yitirilen ve imparatorluğun "heartland"ı sayılan Avrupa topraklarından (Rumeli) sonraki "Turan takıntısı", o dönemin Almanya'sında cari "kan ve toprak" idealinden esinlenmiş, Alman hayat alanı "lebensraum" konseptinin Türk replikası olan "Asya'ya ilerlemek" idi.
Enver Paşa'nın, onbinlerce askerimizin donarak telef olmasıyla bir trajedi halini alan ve bir askeri strateji faciası olan Sarıkamış harekatının amacı neydi?
Kafkasya'ya ulaşmak ve oradan Orta Asya'ya yönelmek. İmparatorluğu, "eski Türk anayurdu"nu ele geçirerek canlandırmak.
Sonuç, sadece "hüsran" olmadı. İmparatorluk gitti!

***
Bir "neo-İttihatçılık" türevi olan "ulusalcılık"ın çeşitli tonlarını içinde barındıran ve "Teşkilat-ı Mahsusa"nın genlerini taşıdığı anlaşılan örgütlenmeye "Ergenekon" ismini vermeleri bir şey anlatmıyor mu?
Bu unsurların "ortak noktası" nedir? Ergenekon sanıkları arasında yer alan "sol" etiketlilerinden "sağ" etiketlilerine kadar, hemen hepsinin, Türkiye'nin Batı ufkuna karşı olmakta, "AB karşıtlığı"nda buluşmaları değil mi?
Bu örgütlenme ve faaliyetin "ideolojik arka planı" nda, Rusya, İran ve Çin'le yakınlaşma diye nitelenen "Avrasyacı" safsatalar bulunmuyor mu?
Bunların "ataları" olan İttihatçıların bir bölümü, adını ne koyarsanız koyun, binlerce, onbinlerce Osmanlı Ermenisi'nin kanına ellerini bulamışlardı. İstanbul'daki, gazeteciler başta, siyasi suikastlarda onların imzası vardı. Cumhuriyet'in ilk yıllarında suikast peşinde koşanlar, yine o İttihatçı artıklarıydı.
Şimdi karşımızda devlet kurumlarına sızmış, devletin içinden ve dışından örgütlenen bir "şebeke" var. Bunların bir "ideolojisi" var. "Batı karşıtı" ve ilhamını Asya'nın arkaik derinliklerinde arayan bir ideoloji.
Yöntemlerinde ise, yüzyıl öncesine oranla farklılık yok. Cinayet planları, sabotajlar, darbe ortamı hazırlıkları.
Ergenekon soruşturmasının "start" aldığı Umraniye'de, daha sonra Eskişehir'de "örgüt evleri ve depoları" nda çıkanlar Japon oyuncakları değildi, MKE damgalı bombalardı.
Tüm işaretler, soruşturmanın ve davanın "son derece" ciddiye alınmasını gerektiriyor. Tarih şuuru bulunmayan, yakın tarihimize ilişkin bilgisiz ve kayıtsız olanlar, bu davaya ilişkin "simgeler"i hafife alır, "Agarte"den "Ergenekon"a, çeşitli "kod isimler" karşısında apışır kalır.

***
Türkiye'de şu anda gündemin başına oturan Ergenekon davası eksenindeki konuların önemini, neyse ki, Silahlı Kuvvetler'in komuta kademesi idrak etmiş görünüyor.
Silahlı Kuvvetler'de komuta hiyerarşisini yakın geçmişimizde ilk kez İttihatçılar bozdu. Sonuç, Balkan Harbi bozgunu ve "devletin çöküşü" oldu.
Bunun ikinci kez bozulması, 27 Mayıs 1960 askeri darbesidir. Türkiye, demokrasiye kan kaybettiren askeri darbeler zincirine öyle girdi. 12 Mart 1971, 27 Mayıs'ın tekerrürü korkusunun eseridir. 12 Eylül 1980, komuta kademesinin darbesidir ve Türkiye'ye, hâlâ tamir edilemeyen, yakın tarihinin en büyük darbesini vurmuştur.
Darbeler, Soğuk Savaş dönemine aittir. Günümüz Türkiye'sinde yeri olamaz. O nedenle, Ergenekon ile irtibatlı "darbecilik", bir başka deyimle "neo-İttihatçılık" , dolayısıyla "anakronik" bir haldir. Modern bir devlete sahip olma iddiasındaki bir ülkenin, modern ordusu olma iddiasındaki üst komuta heyetinin, bu nedenle, söz konusu "anakronizm" e izin vermesi beklenemez.
Ergenekon davası ile ilgili gelişmelerde, askerin "hukukun önüne dikilmemiş olması", herhalde, böyle açıklanabilir.
Buna ters düşen CHP'nin konumudur.
Taha Akyol önceki gün şöyle yazıyordu: "CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Ergenekon iddianamesi için 'Dağ fare doğurdu' deyiverdi. CHP Genel Başkanı Baykal'ın 'Başbakan savcı ise ben de Ergenekon'un avukatıyım' diyebildiği bir siyaset anlayışında, Öymen'in bu sözleri adeta ‘filmin devamı' gibi...
Evet ama iddianameyi ve delillerini görmeden böyle hemen 'avukatlığına' soyunmak ve 'Dağ fare doğurdu' diye hüküm vermek, hukuka saygıdan vazgeçtim, hukuku önemseyen bir tavır mıdır?!"
İttihatçılık ya da "neo-İttihatçılık"ın hukukla bir ilgisi var mıdır ki?

CENGİZ ÇANDAR- REFERANS

19.07.2008 00:23:44


Haberi Ekle
facebook furl linkibol digg del.icio.us yumiyum oyyla bagcik technorati twitter ffeed
 YORUMLAR ( 5 )
Tüm Yorumlar | Yorum Yaz | Gönder | Yazdır
ulu salcılara
ulusalcılar ulumaya devam edin şafak yakında söker sesiniz kesilir
mehmet   19.07.2008 23:35:24 
tarif
hayatlarında insanlık ve ülkeleri için hiç bir hizmet yapma şerefine nail olmamış, buna rağmen hep olduğunu iddia etmiş, para ve makam hırsından başka bir şey bilmeyen, karanlık cinayetlerin ve provakasyonların sahibi ve şizofrenik hastalıkların seanslarını düzenleyen zavallıların bir araya gelmesine ergenekon örgütü adını vermişler
cemal   19.07.2008 19:11:55 
ulusalcıyım varmı!
hüseyin   19.07.2008 16:41:29 
isine gelmezse avukat isine gelince savci
Sayin Baykal'in siyaseti devekusu misali, ne ucabiliyor ne de kacabiliyor, sadece bir paradoksun icine girmis, basini kuma sokmakla yetiniyor. AKP'nin kapatilma davasi acildiginda tam bir Anayasa Mahkemesi destekcisi ve de adeta SAVCI gibi bir pozisyon aliyor. Ama bu iddialarin zaten siyasi oldugunu dusunmeyen yok. Yargiyi bas taci yapiyor, cunku bu isine geliyor. Peki isine gelmeyince ne yapiyor Turkiye'ye "DARBE" vurarak kaosa, ic karisikliga sebebiyet vermekle suclanan bir teror orgutunun "?SAYGIN?" liderlerini desteklemek uzere de "AVUKAT" kesilmeye basliyor. Yargi surecini ayaklar altina aliyor. Onlar icin bu iddialari (Cengiz Candar'in dedigi gibi; henuz deliller eline gecmemisken) neden kabul etmedigi ve neden bu davanin isine gelmedigi de hala anlasilmis degil. Acikcasi herkesi suphelendiren "ACABA CHP'NIN KORKTUGU BIR SEY MI VAR?" veya "BU ISTE BIR PARMAGI MI VAR?" gibi sorulardir. Kendi partisinin yolsuzluklari icin bile savunmak icin bu kadar ses cikarmamisken teror orgutu oldugu ve bircok illegal baglantilari meydana cikan Ergenekon'u savunmaya soyunmasi dusundurucudur. Oynayan sahnenin cocuk bile farkinda artik.
Omer   19.07.2008 11:29:23 
85 YILLIK TC.DE NE PROBLEMİ VARMIŞKİ?
O zaman bende şöyle anlarım yorumlarım.Demekki T.C.Kurulduğundan beri Problemlerle başlamış ve aynı problemlerle devam ediyor,Problemleri izale edmeyen bir sistemde asla düzelemez ilerleyemez. Dışa bağımlılıkla birlikte içte daimi var olan iç çatışmalar kendi halkıyla didişmeler,kendi halkını fişlemeler düşman görmeler asla bitmez.Öyle ise bu problemleri başımıza kimler sardı akillerimiz bu tarafada biraz baksalar nasıl olur acaba!?
ESKALANİ   19.07.2008 08:46:40 


1 2 3 4 5
Tüm Seçmeler
Darbe ihtimali var mı?
İHSAN DAĞI
Darbe ihtimali var mı?
Sivil yargı yasasını Köşk veto eder mi?
ERHAN BAŞYURT
Sivil yargı yasasını Köşk veto eder mi?
Abdullah Gülün hakem sayılması
ORAL ÇALIŞLAR
Abdullah Gül'ün hakem sayılması
Müjdeli bir değişim
AHMET ALTAN
Müjdeli bir değişim
TSK ve beka sorunu
MEHMET YILMAZ
TSK ve beka sorunu
Kuvvet komutanı ile sivil müsteşarı eşitleme formülü
YASEMİN ÇONGAR
Kuvvet komutanı ile sivil müsteşarı eşitleme formülü
Kritik MGK’da o gün neler oldu?
ŞAMİL TAYYAR
Kritik MGK’da o gün neler oldu?
Keşke her mahkeme bu kadar hızlı olabilse...
AHMET KEKEÇ
Keşke her mahkeme bu kadar hızlı olabilse...
Gül Demirel değil… Gün de 28 Şubat değil…
ALİ BAYRAMOĞLU
Gül Demirel değil… Gün de 28 Şubat değil…
Yargıda sivilleşmeden dö-nü-le-mez
BÜLENT KORUCU
Yargıda sivilleşmeden dö-nü-le-mez
Hürriyet, Akşam ve CHP
ESER KARAKAŞ
Hürriyet, Akşam ve CHP
Susma hakkımı kullanıyorum
GÜLAY GÖKTÜRK
Susma hakkımı kullanıyorum
Mahallenin görüşü
HASAN CELAL GÜZEL
Mahalle'nin görüşü
Gerginlik ve güven bunalımı
HAYRETTİN KARAMAN
Gerginlik ve güven bunalımı
Albay Çiçek önemli biridir ama...
HÜSEYİN GÜLERCE
Albay Çiçek önemli biridir ama...
Sayın Cumhurbaşkanı 27 Nisan muhtırasını unutmayın...
MEHMET ALTAN
Sayın Cumhurbaşkanı 27 Nisan muhtırasını unutmayın...
Askeri eleştirelim derken, biraz…
MEHMET ALİ BİRAND
Askeri eleştirelim derken, biraz…
Ordu, CHP, AKP
TAHA AKYOL
Ordu, CHP, AKP
Gülün üçlemesi
AHMET TAŞGETİREN
Gül'ün üçlemesi
Gül’ün kararı gerçekten zor mu?
MUSTAFA KARAALİOĞLU
Gül’ün kararı gerçekten zor mu?
Gül ne yapacak?
MUSTAFA ÜNAL
Gül ne yapacak?
Asker düşmanı olmak
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
'Asker düşmanı' olmak
Sizce pahalı BENZİNDEN kim sorumlu?

Dağıtım şirketleri (696oy -51,1 %)
EPDK (243oy -17,8 %)
Maliye Bakanlığı (169oy -12,4 %)
Enerji Bakanlığı (143oy -10,5 %)
Benzin alan vatandaş (111oy -8,1 %)
  
 Diğer Anketler 
Samanyolu
Samanyolu Haber Tv
Mehtap Tv
Yumurcak Tv
Samanyolu Ana Haber
Manşetleri sitenize ekleyin
Samanyolu Haber Tv
Arşiv
Trafik Durumu
Yol Durumu
BÜLTEN ÜYELİĞİ
 
* Günlük Haber Bültenine üye olmak için
E-POSTA adresinizi giriniz:
Samanyolu Samanyolu Haber Mehtap Tv Yumurcak Tv Ebru Tv Hazar Tv Burç Fm Dünya Radyo Shaber Radyo Zaman Cihan Haber Ajansı Aksiyon Today's Zaman