Son Dakika 01:41 Salgın nedeniyle 125 kişi h...
Ana Sayfa Yap  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  S-Haberci  |  Reklam  |  Künye  |  Bize Yazın
Samanyolu Haber
finans
IMKB  36.798
DOLAR  1,5350
EURO  2,1430
Parçalı Bulutlu 15 / 30
06 Temmuz 2009 Pazartesi
Ana Sayfa   |   Gündem   |   Politika   |   Ekonomi   |   Dünya   |   Spor   |   Sağlık   |   Kültür   |   Teknoloji   |   Eğitim   |   Otomobil   |  Yazarlar   |   RSS  
FEHMİ KORU
FEHMİ KORU
YENİ ŞAFAK
31.10.2008  07:44
Yazarın Önceki Yazıları
BU AYIPLA UZUN YOLA GİDİLMEZ
Her yıl karşılaşılan ve bu yüzden de kanıksanan bir 'olay' var:
Ülkemizin birden fazla ilinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ilin yerel yöneticilerine zehir oluyor... Bir örnek dün gazetelere Manisa'dan yansıdı: Cumhuriyet Bayramı için Belediye Başkanı tarafından verilen davete birarada gelen 'askerî erkân', türbanlı bir kadın görünce, derhal salonu terk etmiş...

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, böyle bir olay yaşanmasın diye, 29 Ekim'de asker-sivil bürokrasi ile yabancı misyon temsilcilerine gündüz, sivil toplum temsilcilerine de akşam davet verdiği biliniyor. Önceki akşamki davette, Cumhurbaşkanı Gül'ün yaverleri bile ortada görünmemek için özel çaba sarf ettiler.

Manisa'da yaşanan olayın merkezinde bulunan Belediye Başkanı, cevap olarak, “Ne yapayım, eşimi mi değiştireyim?” diye sormuş gazetecilere...

Gerçekten de ne yapsın davet sahibi olan yerel politikacı? O da Cumhurbaşkanı Gül gibi bir günde iki davet mi versin?

Her yıl bu zamanlar bayramını kutladığımız 'Cumhuriyet' rejiminin üzerine oturduğu kavramların en başında 'eşitlik' gelir. 10. Yıl Marşı'nda yer alan “İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitleyiz” mısraıyla anlatılmak istenen de budur. Bu sebepledir ki, Cumhuriyet yönetimi, bazılarının 'çarıklılar, poturlular, kasketliler' diye küçümsediği geniş kitlelere ilk günlerden tanıdığı oy hakkını, Batı'daki bazı ülkelerden önce, kadınlara da yaygınlaştırmıştır.

Tamamen siyasi bir kavgaya dönüştürülen 'türban/başörtüsü' inatlaşmasıyla uç veren yeni durum, Cumhuriyet'in 85. yılında, 'Cumhuriyet' kavramına ters bir tablo ortaya çıkartıyor. Cumhuriyet'i bayram olarak kutlamak üzere davet veren yönetici şu iki şıktan biriyle karşı karşıya bırakılıyor: Ya bir kısım kadını başları örtülü olduğu için Cumhuriyet Bayramı'na davet etmemek, ya da bir kısım kadının davetli olduğu ortama devletin bazı unsurlarını çağırmamak...

Manisa'da olan üçüncü şık: Bir kısım kadının da davetli olduğunu gören kendileri de davetli devletin bazı unsurlarının bayram kutlamaktan vazgeçmesi...

Başörtülü kadınlara millî bayramları kutlamayı bütünüyle yasaklasak mı yoksa? Millî bayramlarda hepsini evlere mi kapatsak? Acaba taraflar, bu tablonun, 85. yılını kutladığımız Cumhuriyet'e hiç uymayan, olağanüstü yanlış bir tablo olduğunu görmüyorlar mı?

Yanlışı illâ sürdüreceksek, bu durumda ne yapacağız: Bazı çevrelerin pek sevdiği 10. Yıl Marşı'ndaki “İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitleyiz” mısraını, belli belirsiz, ağzımızda geveleyerek mi okuyalım sözgelimi? Ya da, başları örtülü kadınların farklı muameleye maruz kalmalarını mazur gösterecek görüşü yansıtan bir mısraı, müziğe uysa da uymasa da, marşın bir yerine monte mi etsek?

Tabii, aynı anlayışı, eşitlikçi ifadelere sahip anayasaya da geçirmemiz gerekiyor.

Herhalde anlıyorsunuz: Anayasa Mahkemesi'nin 'üniversitelerdeki türban yasağı'na muhatap gençkızlarımızdan söz etmiyorum. Coşkuyla kutlanması gereken bir millî bayramın, 'başörtüsü/türban' takan kadınlar üzerinden pek çok insana zehir edilmesi konusu burada dile getirdiğim... Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 2002 yılına kadar verdiği davetlere eşleri başörtülü de olsa insanları eşleriyle davet ederken, 2002 yılı 29 Ekim'inden itibaren tavır değiştirmişti; onun mirası bu uygulama...

Birlik ve beraberlik ruhuna en fazla sahip çıkılması gereken günümüz ortamında, 'başörtülü/türbanlı' anneler şehit yavrularını her gün toprağa verirken, böyle bir uygulamanın sürdürülmesi ne derece doğru sizce?

Bu yanlışlığı mutlaka ve derhal sona erdirmeli.

NOT: Dünkü yazım üzerine arayan Mehmet Ağar, değişik dönemlerde devlette farklı görevler üstlendiğini, bunlarla ilgili bilgisine her başvurulduğunda yetkili makamlara gereken açıklamaları yaptığını söyledi. “Benim yasadışı hiçbir olayda parmak izim bulunmaz” diyen Ağar'a göre, Mehmet Eymür ile arasındaki ihtilâf yargıya intikal etmiş kişisel bir sorun. Bilginize sunarım. F. K.

 YORUMLAR ( 10 )
Tüm Yorumlar | Yorum Yaz | Gönder | Yazdır
ÇİFTE STANDARTIN BÖYLESİ
ŞEHİT CENAZELERİNDE BAŞÖRTÜLÜ ANALARIMIZI TESKİN EDEN ASKERİ ERKAN, NEDEN CUMHURİYET TÖRENLERİNDEDE TESKİN ETMİYOR .NEDEN ONLARIN BULUNDUĞU CUMHURİYET TÖRENLERİNİ TERK EDİYOR.BU YAPTIKLARINI ÇOÇUĞA BİLE İNANDIRAMAZLAR.
halil ibrahim   01.11.2008 06:34:02 
yakışmıyor
taraflar diyorsunuzda bu konuda bu mlletin taraflar oluşturacak bir lüksüde yok böyle bir kültürüde bu büyük millet ne zaman başını örten ve toplum ulus millet devlet olmamızı sağlayan en önemli unsur analarımızın kadınlarımızın başına örtüsüne laf ettide taraf oldu.kızmıyor sizi destekliyorum elbette 10.000 yıllık anadolu kadınıyla uğraşmak bu soylu aziz milletin ne elitlerine ne hukukuna nede zihinsel birikim ve bilgeliğine yakışmıyor.demokrasiler gelişmek içindir..toplumu ve ülkeyi aşağıya çekmek için değil.
melek   01.11.2008 04:39:33 
Asker yipratiliyor
Sormak lazim askerikim yipratiyor askeri butur davranislar yipratiyor yani kendi kendilerini yipratiyorlar milyanlarca insan bu tur davranislari nefretle kiniyor inanmiyorlarsa ciddi bir kurulusa anket yaptirsinlar anlasilir inanilir gibi degil dindar bir insan görunce cilgina dönüyorlar acaba bunlarin dininde büyük günahmi sayiliyor bir inancli insanla yanyana görünmek artik sözunbittigi yerdeyiz yuh olsun bu zihniyete bagnazligin gerizekaligin bu kadarina bize düsman ne gerek biz bize yetiyoruz
Aydin bal   31.10.2008 17:36:17 
bu olaylar ülkemize
askeri bir devlet imajı veriyor.çok çirkin bir olay devletin tarafsız kalmak zorunda olan bu askeri görevlileri vatandaşına böyle davranamaz hep beraber demeokratik tepki vermeliyiz bu olayların oldugu mekanlarda bu kişilere ayrıca hukuki zemine taşınmalıdır bu olaylar kimse bu ülkede alikıran başkesenlige heves etmesin.çok vahim bir tablo artık bu yapılanlar karşısında o kişiler hakkını her zeminde aramalıdır bu ülke askeri bir cumhuriyat degil hukuk devletidir ve artık bunlara bu ögretilmelidir
erol   31.10.2008 14:51:41 
gelmesinler
Bu kadar densiz ve bağnaz yaklaşımları olan her kim olursa olsun başı kapalı başörtülü şehit annelerinin olduğu cenaze törenlerine gelmesinler. Bu tür davranış içinde olanları nefretle kınıyorum. Dindarlar, bağnaz kemelistler için ölsün fakat bu vatanın nimetlerinden sadece onlar yararlansın. % 80 başı örtülü kadınların oluşturduğu toplumun vergilerinden en iyi şekilde yararlansınlar sonra onları insan yerine koymasınlar yuh diyorum YUH YUH YUH:
metin karakaş   31.10.2008 13:09:25 


1 2 3 4 5
Sizce pahalı BENZİNDEN kim sorumlu?

Dağıtım şirketleri (708oy -51,2 %)
EPDK (246oy -17,8 %)
Maliye Bakanlığı (173oy -12,5 %)
Enerji Bakanlığı (144oy -10,4 %)
Benzin alan vatandaş (111oy -8,0 %)
  
 Diğer Anketler 
Samanyolu
Samanyolu Haber Tv
Mehtap Tv
Yumurcak Tv
Samanyolu Ana Haber
Manşetleri sitenize ekleyin
Samanyolu Haber Tv
Arşiv
Trafik Durumu
Yol Durumu
BÜLTEN ÜYELİĞİ
 
* Günlük Haber Bültenine üye olmak için
E-POSTA adresinizi giriniz:
Samanyolu Samanyolu Haber Mehtap Tv Yumurcak Tv Ebru Tv Hazar Tv Burç Fm Dünya Radyo Shaber Radyo Zaman Cihan Haber Ajansı Aksiyon Today's Zaman