[ Harun Tokak ] Ezan

Okuma Süresi 2 dkYayınlanma Pazar, Kasım 6 2022
Samanyoluhaber.com yazarı Harun Tokak'ın Pazar yazısı: Ezan
HARUN TOKAK 




EZAN

Sisli bir sonbahar sabahı…
Hayat sessiz bir nehir gibi akıp giderken ansızın sonbahar sislerini dağıtan bir ezan sesi yükseliyor gurbetteki odamızda.
Ezan sesine ayarlı bir telefon namaz vaktini haber veriyor.
Bir memleket özlemi doluyor içime. Şimdi ülkemde olmak vardı, diyorum. Gurbet böyle bir şey işte. Bazen bir ses, bazen bir koku sizi alıp memleketinize götürüyor. Hiç beklemediğimiz bir anda hasret, paslı bir bıçak gibi saplanıyor yaralı yüreğimize.
İnsan gurbette ülkesindeki sesleri özlüyor. Koyun-kuzu meleyişini, kuş cıvıltılarını, ıssız derelerin şırıltılarını, tenhalardaki çoban çeşmelerinin bir başına akışını, ormanların uğultularını…
En çok da ezan seslerini özlüyor.
Ezansız gurbetlerde insan kendini gök kubbenin altında yapayalnız hissediyor. 
Ahmet Altan’ın dediği gibi ezanlar çocukluğumu hatırlatıyor bana.
Kaval seslerinin, kağnı bağırtılarının, kuş cıvıltılarının, saba rüzgarlarının içinde ezan da vardı.
İslam’ın ilk müezzini Bilal-i Habeşî hicret yurdu Medine’de pek çok sahabe gibi hastalanıyor. Medine’nin havası yaramıyor. Kalpler Kâbe’yi istiyor. Ruhlar Mekke'yi özlüyor. Bağrında işkencelerin her türlüsünü yaşadıkları Mekke için türküler söylüyorlar. Şiirler yazıyorlar. 
Fakat her şeyi unutturan, her şeyi hatırlatan bir Nebi vardır onların yanlarında. 
“Allah’ım! Mekke’yi sevdirdiğin gibi Medine’yi de sevdir, havasını güzelleştir.” diyen bir Nebi.
Ve bir gün mescidin inşaatı tamamlanınca kerpiç bir damın üzerinde görünüyor Bilal.  
“Allahuekber…Allahuekber…”&nbs

Bu haberler de ilginizi çekebilir