'5. Kat'

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Mayıs 9 2017
Tutuklu öğretmenin yaşadıkları vicdanları kanatacak cinsten.
5. Kat

Bir gece yarısı zilimiz çaldı. Kapımızda onlarca polis vardı. Önce yanlış bir yere geldiklerini sandım. Ellerindeki kağıtta ismimi ve adresimi görünce şaşkınlıkla içeri aldım.

Ben eğitime gönül vermiş, hayatında hiç suç işlememiş, suç işlenmesine engel olmak için de iyi insanlar yetiştirmeyi kendime gaye edinmiş bir öğretmendim.

Ama polislerin kapıyı çalışı, bana ve aileme karşı muamelesi o kadar kötüydü ki kendimi azılı bir seri katil veya insanlığı yok etmeye çalışan bir suçlu gibi hissettim. İçeri ayakkabılarıyla dalan polisler en mahrem yerlerimize kadar didik didik aradılar.

Ne buldular derseniz tabi ki hiçbir şey!

Zaten bir öğretmenin evinde suç unsuru taşıyan ne olabilirdi ki?

Ne olduğunu bile anlayamamanın şokuyla ailemle bile vedalaşamadan iki polisin ters kelepçe takıp koluma girmesiyle kendimi polis aracında buldum. Önce hastaneye sağlık kontrolüne oradan da nezarete getirdiler. Yol boyunca sert bir şekilde;

–İtiraf et kurtul!

–Biz biliyoruz sizin ne haltlar karıştırdığınızı!

–Buradan çıkışın yok, ya kendin anlatırsın ya da biz sana anlattırmasını biliriz!

-Öğretmenlik kisvesi altında devleti yıkmak ha! gibi sözleri ardı ardına söyleyip durdular.

Ben ise ne demeye çalıştıklarını ne ile suçlandığımı anlamaya çalışıyordum.

Nezarete atıldım atılmasına ama içerisi ana baba günü ne oturacak bir yer var ne de uzanıp yatabileceğin düzgün bir yatak. İki kişilik ufacık odada ondan fazla kişi vardı. İçlerinden biri bana seslendi;

–Gel kardeşim otur böyle. Sen yeni geldin birazdan alışırsın.

Sonra sırayla herkes kendini tanıttı. Kimi doktor kimi hâkim kimi polis toplumun farklı kesimlerinden bir sürü insan yaka paça gözaltına alınıp buraya toplanmıştı

Bu haberler de ilginizi çekebilir