'5 yıl sonra hâlâ cevap bekleyen soru'

''Aradan 5 yıl geçti. Kılıçdaroğlu’nun “temiz” ve “arkanızdayız ” dediği polisler, hakimler ve savcılar hapishanelerde çürütülüyor. Ana muhalefet sessiz.''

SHABER3.COM

Ali Emir Pakkan / samanyoluhaber.com
Hâlâ Cevap Bekleyen Soru

17/25 yolsuzluk operasyonunda görev yapan polisler tutuklu yargılandıkları davadan müebbet yediler. Hırsızı yakalamak suç sayıldı!

2013’e gidelim. Ülkenin ana muhalefet partisi CHP’nin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na kulak verelim. 21 Aralık 2013 tarihli Hürriyet’in web sayfasından aldım. Bakın Kılıçdaroğlu o polisler ve savcılar hakkında ne diyor?

“Bu ülkede yolsuzluk var dedik. Dilimizde tüy bitti. Ama anlatamadık. Yeteri kadar anlatamadık. Ama bir operasyon yapıldı, tüm gerçekler ortaya çıktı.

2013’ün büyük olayı ayakkabı kutusu olayıdır. İktidara gelirken yolsuzluklarla mücadele edeceğiz demişlerdi. Bugün gelinen noktada gördük ki söylediklerinin tamamı yalanmış. Kul hakkı yiyenler bunlar. Operasyon olmuş Başbakan (Recep Tayyip Erdoğan) ‘çeteler var’ diyor. Kendisine ‘Bakanlar Kurulu’nu toplarsın, çete orada. Sen de orada baş lidersin’ çağrısı yaptım.

Tepedeki insan, devleti yöneten insan temiz olacak. O temizse aşağıya doğru temizlik gider.

Bu yolsuzluk operasyonu bu ülkenin en büyük operasyonudur. 4 bakan.. Arkadan gelecekler de var. İçlerinden bir iki tane temiz var. Tamamı kirli bunların. Karasınız, kirlisiniz siz.

Şimdi polisleri görevden alıyorlar. Gelenler de temiz. Onlara da destek vereceğiz biz.

Bakan’ın oğlunun evinde para sayma makinesi var. Ellerin temiz değil mi, neden sayamıyorsun? O kadar çok para var ki elleriyle sayamıyorlar. Bir Bakan’ın oğlunun yatak odasında bir değil, 6 değil. Yahu yetmiyor mu? Sadece Türkiye’nin değil dünyanın da en büyük yolsuzluk operasyonu. İlk kez bir Bakanlar Kurulu’nun içinde çete var. Ve o görev başında.

Şimdi bunu dış mihraklar yaptı diyorlar. Ben buradan Erdoğan’a en basit soruyu soruyorum: O Bakan’ın oğlunun yatak odasına parayı, kasaları, para sayma makinesini dış mihraklar mı koydu? O zaman sen de o dış mihrakın bir parçasısın. 

Bakan oğluyla telefonda konuşurken ‘’Telefonla konuşurken dikkatli ol, onları söyleme’ diyor. Ne demek ya? Ve sen hala o koltukta oturuyorsun.

Türkiye bir yol ayrımına geldi. Şimdi biz bir rejim mücadelesiyle karşı karşıyayız. Karşımızda tek parti devleti var. Herkesi ezmek istiyorlar. Geldiler, yolsuzlukların üzerine gitmek için değil kapatmak için mücadele ediyorlar.

Seçimlere girerken ustalık dönemim diyordu. Yolsuzluğun, hırsızlığın ustası.. Senin ne menem bir usta olduğunu öğrendik. Ben yırtık ayakkabı ile siyasete girdim diyordu. Şimdi o yırtık ayakkabı kutusunun içinde milyonlarca dolar var.  Çok mal haramsız olmaz derler. Bunların rehberi şeytan. Ben söylemiyorum, Yunus Emre söylüyor.

Şimdi ‘bu işi çeteler yapıyor’ diyorlar. Her birimiz para kazansak ne yaparız, o parayı götürür bankaya yatırırız. Alnımız açıktır. Biz halka hizmet etmek için yola çıktık, kendimize ve yandaşlarımıza hizmet etmek için değil Helal paranın ayakkabı kutusunda işi yok. O kara paradır.

Polis ve savcı arkadaşlarıma sesleniyorum. İktidarın, zalimin polisi olmayın, halkın polisi olun.  Sizin maaşınızı bu iktidar değil, bu ülkenin 76 milyonunun verdiği vergiler ödüyor. Eğer sen Erdoğan’ı dinleyip bu dosyaları kapatırsan iki elimiz yakanda olur ey polis kardeşim. Müslümanım diyorsan, temiz ahlaklıyım diyorsan o zaman zalimin polisi olmayacaksın. Arkadaşlarını görevden alabilirler. Ne olursa olsun sen onurunu, kimliğini, devletin çıkarını, demokrasiyi koruyacaksın

Savcı zalimin emir eri değildir. O savcılara sesleniyorum. Savcılar yürekli olun, dik durun, 76 milyon insan sizin arkanızdadır.

Siyaset zenginleşme aracı değil halk için çalışmaktır. Milyarları götürdünüz doymadınız mı hala? Kefene cep yaptırıp içine dolar doldurup beni öyle gömün diyecekler. Bunların vasiyeti o olacak, göreceksiniz.

Baskı kuruyorlar polislerin, bürokratların, savcıların, medyanın üzerine. Yandaş medya başlıklar atıyor. Yav bir yolsuzluğa bak kardeşim. Sizin hükümetten beslendiğinizi biliyorum. Kamu bankalarından beslenip size gazete aldırıldığını biliyorum. Sizin de yatacak yeriniz yok. “

Aradan 5 yıl geçti.

Kılıçdaroğlu’nun “temiz” ve “arkanızdayız ” dediği polisler, hakimler ve savcılar hapishanelerde çürütülüyor. Ana muhalefet sessiz.

<< Önceki Haber '5 yıl sonra hâlâ cevap bekleyen soru' Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER