500 günlük hüzün

Okuma Süresi 2 dkYayınlanma Perşembe, Nisan 28 2016
Dizi senaryosu gerekçe gösterilerek Silivri Cezaevi'nde tutulan, bu süre içinde evine polis baskını bile düzenlenen Hidayet Karaca'nın özgürlüğünden mahrum bırakılalı tam 500 gün oldu.
500 günlük hüzün
28 Şubat'ın 19. yıldönümünde Türkiye, o dönemdeki baskıların daha beterini yaşıyor. Gazeteciler 28 Şubat'taki gibi hain olarak yaftalanıp cezaevlerine gönderildi. Geçen 500 günde özgür medyaya darbe davasını çökertecek raporlar ortaya çıkmasına ve mahkeme heyetine sunulmasına rağmen sonuç değişmedi. Süreci, Hidayet Karaca ve öne çıkan açıklamalarıyla yakın tanıkları böyle anlatmıştı:



Hidayet Karaca: Eğer terör örgütü kurup yönetmişsem eşim çocuklarım burada Allah bütün sülalemle canımı alsın. Kaçma şüphem yok. Yalan benim için küfür sıfatıdır. Bu şuurla söylüyorum. Ben bir yalanın küfür sıfatı olduğunu biliyorum ve bundan dolayı da ahirette hesap vereceğimi bilerek yaşıyorum.

TAM 1 YIL ÖNCE BU TWEETİ PAYLAŞMIŞTI


TUTUKLANMADAN ÖNCE..



Avukatı Fikret Duran: Anayasa Mahkemesi aynı şekilde mağdur edilen Hidayet Karaca ve Can Dündar dosyaları arasında farklı kararlar verdi. AYM'nin neredeyse 1 yıldır tutuklu bulunan Gültekin Avcı'nın dosyasını gündemine dahi almaması bu konuda ikircikli davrandığını ortaya koymaktadır. Buradan hareketle net olarak şunu diyebilirz ki AİHM'e gidebilmek için iç hukukun yollarının tüketilmesi şartı Türkiye'de fiilen ortadan kalkmıştır. Hidayet Karaca'ya 'silahlı terör örgütü yöneticiliği' itham ed

Bu haberler de ilginizi çekebilir