ABD çıkarken neden Türkiye giriyor?

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Ocak 14 2019
''Ortadoğu bataklığını herkes, elindeki bir çubuk ya da sopa ile test ediyor. Bizim divaneler her seçim arafesinde ya Suriye ya da Irak'a operasyon yaparak bataklığın içine girmeyi strateji sayıyorlar. Tabutun içinde olmaya ne kadar da meraklılar! Dünya'nın süper gücü ABD'nin çıktığı yere girmek için neden bu kadar heveslisiniz? Birisi bunu bize izah etsin, lütfen!''
Kadir Gürcan / samanyoluhaber.com
Aman içinde olmayın da...

Uluslararası münasebetlerde kimse kimsenin ayağına top yuvarlayıp, kolay kazanımlar sağlamayacak kadar bencildir. Demokratik liderler, kendisine oy verip iş bekleyen seçmenlerine hesap verme durumundalar. Türk Kamuoyu'nda Suriye'de peşine düşülen rüzgarın, Okyanus'ta med-cezir meydana getireceğini zannetmeyin. Bu tür küçük operasyonlar, Türkiye'nin derin siyasi yaralarını tedaviye yetmez.  

İstatistik bir rakam vermek zor olsa da, Türk Halkı'nın büyük bir çoğunluğu, Güneydoğu Sınırı'nda yapılan sivil ve askeri çıkışların ne hedef ne de kazanımları açısından bir fikri sahip değildir. İlgilenmedikleri için değil, rutin hale dönüştüğü için. Akşam işinden evine dönen binlerce çalışanın, evdekilerin “Yine Suriye'ye giriyoruz!” günlük dedikodularına “Bizim Kocaoğlan yine dellendi desenize!” umursamazlığıyla karşılık bulacağından emin olabilirsiniz. Seçim atmosferlerinde heyecanı bir kat daha artan iktidarın, adrenalin dengesini sağlamak kolay işlerden olmuyor.

Lokal hadiseleri, mevsimlik geçiciliğinde ve perakende ucuzluğunda değerlendirmek durumundayız. “Dünya ağzımıza bakıyor. Bizsiz oyun kurulamaz...” saçmalıklarını bırakmak bu kadar mı zor? Suriye'de taşeron işlerini yapıyor olmak, Ortadoğu pastasından aslan payı alacağınız manasına gelmiyor. Planlı ve programlı bir projenin şantiye işlerini yapınca, oyun kurucu falan olduğunu düşünenler, günün sonunda inşaata ortak olacaklarına falan inanmışlar. Son üç senedir, Suriye'de asker bulunduran ABD birlikleri, orada yaz tatillerini geçirmiyorlardı, bilesiniz.

Ülkeler üç aşağı, beş yukarı birbirlerinin neye kabiliyetli olduklarını, askeri lojistik ve manevra becerilerini biliyorlar. En az, çeyrek yüzyıllık plan ve öngörülere göre stratejiler geliştiren gelişmiş ülkeler, çalışma takvimleri buna ayarlı. Rastlantı yok. Türkiye, Suriye ve Kuzey Irak üçgenindeki karmaşada k

Bu haberler de ilginizi çekebilir