AİHM'in çıldırtan sessizliği...

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Ağustos 27 2018
''Türkiye’yi karşısına almamak için yapılan hak ihlallerini görmezden gelmeye devam eden AİHM, bir an önce bu tavrından vazgeçmelidir. KHK ile ihraç edilip işlerini, tutuklanarak özgürlüklerini, uydurma delillerle alınan hâkim kararlarıyla alın teriyle kazandıkları mallarını kaybeden on binlerce mağdurun sesini bir an önce duyup önüne gelen başvuruları incelemelidir.''
Ekrem Dumanlı / Tr724
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin çıldırtan sessizliği

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’de yaşanan hak ihlallerine kulak tıkayarak kendi değerleriyle ters düşüyor. Bu durumu AİHM’in son dönemde verdiği iki karar üzerinden ele almak istiyorum.
 
İlki Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 19’u çocuk 34 kişinin hayatını kaybettiği Uludere (Roboski) katliamı üzerine.

Geçtiğimiz Mayıs ayında AİHM, Uludere katliamına ilişkin yapılan başvuruyu reddetti. Uludere’de hayatını kaybedenlerin yakınlarının avukatlarının, Anayasa Mahkemesi (AYM)’nin talep ettiği belgeleri iki gün geç göndermesi nedeniyle başvuruyu reddetmesi, AİHM’in de red gerekçesi oldu.

27 Şubat 2016 tarihli AYM kararından öğrendiğimize göre, Uludere mağdurlarının avukatı Nuşirevan Elçi, süresinde bireysel başvurusunu yapmış. Ancak AYM, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi sonucunda, bazı eksiklikler tespit ederek bunu Av. Elçi’ye bildirmiş. Bu eksiklikler arasında, bir kısım başvurucuların kimlik bilgilerinin ve adreslerinin ayrı ayrı ve tam olarak başvuru formunda belirtilmemesi ile başvuruculardan bir kısmının noter onaylı ve baro pulu yapıştırılmış vekaletnamelerinin olmaması da var. AYM, Av. Nuşirevan ELÇİ’ye bu eksiklikleri gidermesi için 15 günlük süre vermiş. Av. Elçi bu eksiklikleri tamamlamış ancak kendisine verilen kesin süreyi iki gün geçirerek, istenilen belgeleri teslim etmiş. İşte bu iki günlük gecikme yüzünden AYM başvuruyu reddetmiş.

Bu karara muhalif kalan AYM üyesi Osman Paksüt, karşı oy gerekçesi olarak şunları kayda geçirmiş:

“Otuz dört Türk vatandaşının kamu gu¨cu¨ tarafından yanarak ve parçalanarak ölümüne sebebiyet verildiği başvuru konusu

Bu haberler de ilginizi çekebilir