Ailedeki kalp hastalığı genetikse dikkat!
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Perşembe, Nisan 7 2016
Hayati risk nedenleri arasında dünyada ilk sıralarda yer alan kalp hastalıkları sıklıkla genetik geçişli olabiliyor. Prof. Dr. Harun Arbatlı, ailesinde kalp hastalığı öyküsü olan bireylerin beslenme alışkanlıklarından fiziksel aktivitelerine, iş tempolarından yaşam stillerine kadar durumlarda çok daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.

Memorial Hizmet Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Harun Arbatlı, kalıtsal kalp hastalıklarına karşı alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. Genetik geçmişin önemli ipuçları verdiğini belirten Prof. Dr. Arbatlı şunları dile getirdi: "Kalp ve damar hastalıklarının kaynağında önemli oranda genetik nedenler bulunmaktadır. Kalp rahatsızlıklarının önlenmesi ve tedavi edilmesi için genetik faktörler ön planda değerlendirilmelidir. İnsanların soyağacında yer alan rahatsızlıklar, önemli ipuçları barındırmaktadır. Hastalıkların önlenmesinde; damar sertliği, yüksek tansiyon ya da diyabet gibi genetik faktörlere bağlı aile hikayesinin bilinmesi önemli yer tutmaktadır. Son dönemlerde bilimsel araştırmaların önemli bir kısmı hastalık tanısında kullanılabilecek genetik farklılıkların araştırılmasına yönelik olarak yapılmaktadır. Ailesinde kalp rahatsızlığı hikayesi olan kişilerin sağlık kontrollerinin erken yaşta başlaması ve yaşam şeklinin buna göre düzenlenmesi, ileriki yıllarda doğacak rahatsızlıkların önüne geçebilmektedir.
KALP SAĞLIĞI BİLİNCİ ÇOCUKLUK ÇAĞINDA OLUŞTURULMALI
Kalp hastalıklarının oluşumunda genetik faktörlerle birlikte çevresel faktörler, zararlı alışkanlıklar ve beslenme alışkanlığı da önemli rol oynamaktadır. Tedavi aşamasında hastayla birlikte bu etkenler de de göz önünde bulundurularak tedavi planı oluşturulmalıdır. Kalp ve damar hastalıklarını oluşturan yıpranma, çok erken yaşta başlamaktadır. Kolesterol birikimlerine bağlı yağ çizgileri 10 yaşından itibaren bile görülebilmektedir. Özellikle ailesinde kalp rahatsızlığı hikayesi bulunan kişilerin beslenme alışkanlıkları erken yaşlarda düzene sokulmalıdır. Şeker tüketimi her yaş için tehlike oluşturmakla birlikte tat alma duyusunun en fazla olduğu çocukluk çağında özellikle dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Aynı şekilde raf ömrünü uzatan trans yağların kullanıldığı rafinerize edilmiş, met
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Apple'da devrim gibi halme!2.Aralarında Türkler ilk sırada: Gönüllü olarak Almanya'yı terk ettiler3.AKP'liler Hakim gelinlerini dövdü savcılık dosyaya işlem yapmak istemedi!4.Kritik gece! Mazlum Abdi'den 'uzlaşma' açıklaması5.Trump: Venezuela'da kalma süremiz yıllar sürebilir!
6.KHK'lı Barış akademisyeni Cavidan Soykan görevine iade edildi7.Dağ fare doğurdu: ABB konser davasında tutuklu kalmadı8.Hakan Fidan: “SDG, olumlu bir adım atmamakta direniyor”9.Erdoğan'ı bile kıskandıran 3 kamu işçisi: Maaşları Erdoğan'ın maaşını ikiye katlıyor10.Cezaevinde Veyis Ateş ile karşılaşan Mehmet Akif Ersoy ne yaptı?

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU
ÇOK OKUNAN HABERLER







