AKP'lilerin niye kaseti yok?

Madem Cemaat özel hayatlar ile insanlara şantaj yapan, insanları görevinden eden, şahsiyet suikastı yapan bir yapı; en büyük düşmanı AKP’lilerin neden bir tane kaseti piyasada yok? Daha öncede yazmıştık Ankara’da sıradan bir muhabir bile AKP’lilerin dilden dile dolaşan özel hayat hikâyelerini size anlatabilir.

Baykal'dan kaset açıklaması

SORU BASİT: SİZİN NİYE KASETİNİZ YOK?


Defalarca yazıldı çizildi. Ama konu yine aynı yere gelince tekrar sormadan edemiyor insan. Hürriyet’in pazartesi günü manşetten verdiği ve devam ettirdiği habere göre insanların yatak odalarına kamera yerleştiren ekip ve Cemaat bağlantısı deşifre edilmiş. Düzmece haberi cazip hale getirmek için televizyonun içine yerleştirilmiş kamera ayrıntıları pek güzeldi. O kadar büyük organizasyona kalkışan ekibin kapıları çilingire açtırmaları ayrı hikâye ama neyse. Konumuz o değil.

Madem Cemaat özel hayatlar ile insanlara şantaj yapan, insanları görevinden eden, şahsiyet suikastı yapan bir yapı; en büyük düşmanı AKP’lilerin neden bir tane kaseti piyasada yok? Daha öncede yazmıştık Ankara’da sıradan bir muhabir bile AKP’lilerin dilden dile dolaşan özel hayat hikâyelerini size anlatabilir.

Soru basit: Madem Cemaatin böyle yöntemleri var ve bu kadar da profesyonel bir ekibi var,  AKP’lilerin kaseti neden yok?

Bir de kaset mağdurlarına tezgahı kimin kurduğunu ortaya çıkarmaya niyetli iseniz Keçiören belediye başkanına kim bunu yaptı da adamcağız buharlaştı onu da ortaya çıkarabilir misiniz lütfen?

ÇEYİZ YARDIMININ ARKASINDA NE VAR?

Twitter’da görmüştüm, güzel bir benzetme idi. Elinde telefon tuttuğu için hakkında gazetecilik destanları yazılan Hande Fırat’ın kamuoyuna yapması gereken bir açıklama borcu var. Malum Altın Kelebek ödül töreninde Aydın Doğan bu işi yaparsan seni evlendireceğim sözü vermiş, Fırat’a ödül verirken bunu açıkladı.

Oysa Hande Fırat daha önce her şeyin spontane geliştiğini söylemişti. Hatta kostümsüz, ve makyajsız haliyle her şeyin doğal olduğu algısını pekiştirmişti. Şimdi ise her şeyin önceden konuşulduğunu belli  eden fiili  bir durum var. Ben şahsen Aydın Doğan’ın bunu önceden bilip bir pozisyon aldığını sanmam. Bu kadar mahrem bir kumpasın önceden Doğan grubu ile paylaşılacağını sanmak akla uygun değil.

Ama darbe kumpası başladığında Doğan grubu ile irtibata geçilerek bunun yolunun yapıldığı ve Doğan grubuna alacağı pozisyonun anlatıldığı belli oluyor. O gece pek konuşulmayan MİT’çi Nuh Yılmaz’ın Hande Fırat’ı araması da cevapsız kalmıştı. CNN Türk’e yapılan sembolik asker baskını da aydınlatılmalı. Şehirlerin düşman işgalinden kurtuluş törenlerinden daha amatör bir baskının da birçok soru işaretini barındırdığı kesin.

Esas sormak istediğim şu. Her gazetecinin gözü kapalı atlayacağı bir habercilik olayına bir gazeteciyi ikna etmek ne demek? Bir gazetecinin ömrü hayatında belki gelecek-gelmeyecek bir fırsat için “Bunu yaparsan çeyizin benden!” demek, ne demek? Sadece telefonu tutacak ve çanak sorular soracaksın yapacağının hepsi bu. Bunları yapınca bir şeyler vaat edildiğine göre arka planda başka pazarlıklar da varmış demek ki.

ÜÇOK HAKLI MI?

Ahmet Zeki Üçok misyonu gereği konuşmaya devam ediyor. Hep aynı şeyleri söylese de ilk defa söylemiş gibi malum medya ve zavallı biatçılar tarafından haberleştiriliyor. Üçok hain(!) pilotların PKK’ya  operasyonlarda dağı taşı bombaladığını söylemiş yine.

Bakın kin ve nefretle ve belli bir plan çerçevesinde söylediklerini bir kenara bırakalım ama buna inanıyorum. O hain pilotlar ki Ankara’nın göbeğindeki Külliyeyi isabet ettirememiş. MİT’in bahçesine düşen birkaç mermiden başka bir şey yok. Erdoğan’ın uçağını bulamayan, Erdoğan’ın oteline bile ulaşamayan pilotlardan bahsediyoruz ki bazı iddialara göre Erdoğan İstanbul’a saatler önceden gelmiş.

Ama nedense bu pilotlar Gölbaşı’nda polis merkezini kalbinden vurabiliyor. O gün uçan pilotlar sorgulanmalı ve darbe yaptıkları Erdoğan ve AKP ile ilgili hiçbir hedefi tutturamazken halka helikopterden ateş etmeyi nasıl becerdiler cevap vermeliler.

CHP RAPOR HAZIRLARSA!

CHP içeride bulunan gazetecilerle görüşmüş ve bir rapor hazırlamış Raporun kamuoyuna yansıyan kısmından bir yeri paylaşacağım ve raporun gerçek amacı aslında ne imiş siz karar verin:

Kılıçdaroğlu’na geçmişte yaptığımız eleştirileri görmeden bizim haklarımızı savunduğu için minnet duyuyoruz, bu süreçte hukuku, demokrasiyi savunan tek parti CHP. CHP, mağdurlara sahip çıktığı için borcumuzu nasıl ödeyeceğimizi bilmiyoruz. AKP’nin bu noktaya gelmesinde bizim de suçumuz var. Tek adam rejimine gidilmesinde hatalarımız var.

 BARBAROS J. KARTAL tr724
<< Önceki Haber AKP'lilerin niye kaseti yok? Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER