Aliye Uzun, Zindaşti ve Burhan Kuzu, şimdi de Fatma Mavi
⏱ Okuma Süresi 6 dk•Yayınlanma Perşembe, Ağustos 12 2021
Paylaş
X Post
Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu bugünkü yazısında, Hakkında organize suç örgütü yöneticisi olduğu iddiasıyla soruşturma başlatılan Sedat Peker'in gündeme getirdiği, AKP'nin eski Beşiktaş Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Aliye Uzun'a dikkat çekti.
Barış Terkoğlu'nun, "‘Gardırop Erdoğancılığı’ ve ‘reisçilik putu’" başlıklı yazısında şunlara değindi:
Terkoğlu, İranlı uyuşturucu kaçakçısı Naci Şerifi Zindaşti ile eski AKP Milletvekili Burhan Kuzu'yu tanıştırdığını söyleyen Aliye Uzun'un, Zindaşti ile olan dava dosyalarındaki ilişkisini anlattı.
Konuya dair Zindaşti'nin ifadelerine yer veren Terkoğlu, "Türkiye’nin ünlü “kuleleri”nden birinde, haftada 1-2 yaşanan partide, hangi siyasetçiler hangi zavallı kadınlar vardı bilmiyoruz. Ancak tüm parçalar yan yana gelince, “iş takipçileri”nin olağanüstü ricaları için Cumhurbaşkanlığı hattını bile kullanan Burhan Kuzu’nun, içinde bulunduğu şartları daha iyi anlıyoruz." diye belirtti.
Terkoğlu'nun yazısının ilgili bölümü şöyle:
Peki Burhan Kuzu, bu illetin pençesine nasıl düştü? Onu da öğrendik. Zehra Özdilek’in haberi, “Naci bana kumpas kurdu” diyen Burhan Kuzu’nun özel hayatına dair bir kaset çekildiğini ve kendisine bununla şantaj yapıldığını ortaya çıkarıyordu. Görüntüler, polisin operasyonuyla Zindaşti’nin telefonundan çıkmıştı.
Aliye Uzun’a tekrar dönelim. Peker’e verdiği cevapta, Zindaşti’den şikâyetçi olduğunu söyledi. Tutanağını da gösterdi. Gerçekten de 26 Mart 2016 tarihinde, Sarıyer Asayiş Büro Amirliği’ne, Zindaşti’yi şikâyet etmişti.
Neden mi? Sebebi o gün yaşanan bir silahlı çatışma.
Uzun ile Zindaşti, al-verli ilişki kurarken, o günlerde sahiden birbirine düştü. Zindaşti, taahhüt ettiği parayı vermeyince, Aliye Uzun ondan ilginç bir şekilde intikam aldı. Zindaşti, iki gün sonra, 28 Mart 2016 günü, polise verdiği ifadede kopuşlarını şöyle anlattı:
“Yeğenime Aliye Uzun’u arattım. Kimliğin henüz çıkmadığını, kimlik çıkmadan da herhangi bir ödeme yapmayacağımızı söylettim. Aliye Uzun da kucağıma oturduğu fotoğrafı internete koyacağını söyledi. Bir süre sonra yeğenim olan Emel D. aradı. ‘Dayı Aliye senin uygunsuz fotoğraflarını yayımlamış’ dedi. Aliye’yi arattım. Aliye ‘Beni ve partimi karşınıza almayın, benim dergimin vergisini ödeyin’ dedi.”
Zindaşti’nin yeğeni de bunu doğruladı. Yalan söylüyorlar diyebilirsiniz. Ancak Aliye Uzun tarafı da hikâyeyi doğruluyor. Uzun ile aynı gün ifade veren, “iş arkadaşı” Ömer Erdal Akkartal da şantaj olayını şöyle anlatıyor:
“Aliye Uzun aradı. Telefonu açtığımda Aliye ağlıyordu. İranlı olduğunu bildiğim Naci (Zindaşti) isimli şahsın kendisini aradığını, Naci ile çekilmiş fotoğrafını Twitter’da paylaştığı için hakaretler ettiğini, tehdit ettiğini söyledi. Bunun üzerine Naci’nin kullandığı telefonu aradım.”
Aliye Uzun’un kucak fotoğrafıyla Zindaşti’ye şantaj yapmasının ardından, telefonda iki erkek kavga etti. Ardından Sarıyer’de silahlı çatışmaya girdiler. İşte Aliye Uzun’un “Zindaşti’den şikâyetçi oldum” dediği hadise buydu. Yani artık olmak zorundaydı!
S*** partileri, şantaj, mafya, uyuşturucu, çatışmalar, cinayet ile örülü hikâyenin özeti Aliye Uzun’un anlattığı pankartta gizli. Türkiye, “iş takipçisi” olan, “partimi karşınıza almayın” diyerek iş gören Uzun’u, 15 Temmuz’un 2. yıldönümünde Trump Towers’tan sallandırdığı “1. Başkan Erdoğan” pankartıyla tanıdı. Erdoğan’ın resmi, “Reis sloganları”, “din-iman-vatan-millet” edebiyatı bu çürümenin örtüsü olmuştu.
Ölümünüzdeki şüphenin kaynağı genellikle yaşamınızdaki şüphedir. Şüpheli bir hayat süren Kuzu’nun “ecel saati”ne doğal olarak kimse inanmadı. Hele Kuzu ile neredeyse aynı gün, onunla fotoğraflarıyla gündeme gelen Fatma Mavi isminde bir kadın öldürülüp cinayete yangın süsü verilince, işler daha da karmaşıklaştı.
Bir zamanlar putlara savaş açtıklarını söyledikleri bir “dava”ları vardı. İktidarda olmak, o davanın yerine; gücün, paranın, makamın putlarını koydu. Kaçınılmaz; “dava” denilen içi boşalmış hikâye, artık “gardırop Erdoğancılığı”na dönüştü. “Mana”; yerini Aliye Uzun’un başkan pankartına, masasındaki AKP logolu bardağa, anahtarlığındaki maskota bıraktı. Tapılan “Reisçilik putu”, “maneviyat” dedikleri değerlerin çekici oldu. “CeHaPe zihniyeti reisimizi öldürmeye çalışıyor” diyen Aliye Uzun’un çekici de videosundaki “Arabama binip Ankara’ya gidiyorum, bakanlıklara giriyorum” diyen sözlerinin içinde, devletin zirvesindeki fotoğraflarının ucundaydı.
Terkoğlu, İranlı uyuşturucu kaçakçısı Naci Şerifi Zindaşti ile eski AKP Milletvekili Burhan Kuzu'yu tanıştırdığını söyleyen Aliye Uzun'un, Zindaşti ile olan dava dosyalarındaki ilişkisini anlattı.
Konuya dair Zindaşti'nin ifadelerine yer veren Terkoğlu, "Türkiye’nin ünlü “kuleleri”nden birinde, haftada 1-2 yaşanan partide, hangi siyasetçiler hangi zavallı kadınlar vardı bilmiyoruz. Ancak tüm parçalar yan yana gelince, “iş takipçileri”nin olağanüstü ricaları için Cumhurbaşkanlığı hattını bile kullanan Burhan Kuzu’nun, içinde bulunduğu şartları daha iyi anlıyoruz." diye belirtti.
Terkoğlu'nun yazısının ilgili bölümü şöyle:
Peki Burhan Kuzu, bu illetin pençesine nasıl düştü? Onu da öğrendik. Zehra Özdilek’in haberi, “Naci bana kumpas kurdu” diyen Burhan Kuzu’nun özel hayatına dair bir kaset çekildiğini ve kendisine bununla şantaj yapıldığını ortaya çıkarıyordu. Görüntüler, polisin operasyonuyla Zindaşti’nin telefonundan çıkmıştı.
ZİNDAŞTİ’NİN KUCAĞINDAKİ FOTOĞRAF
Neden mi? Sebebi o gün yaşanan bir silahlı çatışma.
Uzun ile Zindaşti, al-verli ilişki kurarken, o günlerde sahiden birbirine düştü. Zindaşti, taahhüt ettiği parayı vermeyince, Aliye Uzun ondan ilginç bir şekilde intikam aldı. Zindaşti, iki gün sonra, 28 Mart 2016 günü, polise verdiği ifadede kopuşlarını şöyle anlattı:
“Yeğenime Aliye Uzun’u arattım. Kimliğin henüz çıkmadığını, kimlik çıkmadan da herhangi bir ödeme yapmayacağımızı söylettim. Aliye Uzun da kucağıma oturduğu fotoğrafı internete koyacağını söyledi. Bir süre sonra yeğenim olan Emel D. aradı. ‘Dayı Aliye senin uygunsuz fotoğraflarını yayımlamış’ dedi. Aliye’yi arattım. Aliye ‘Beni ve partimi karşınıza almayın, benim dergimin vergisini ödeyin’ dedi.”
Zindaşti’nin yeğeni de bunu doğruladı. Yalan söylüyorlar diyebilirsiniz. Ancak Aliye Uzun tarafı da hikâyeyi doğruluyor. Uzun ile aynı gün ifade veren, “iş arkadaşı” Ömer Erdal Akkartal da şantaj olayını şöyle anlatıyor:
“Aliye Uzun aradı. Telefonu açtığımda Aliye ağlıyordu. İranlı olduğunu bildiğim Naci (Zindaşti) isimli şahsın kendisini aradığını, Naci ile çekilmiş fotoğrafını Twitter’da paylaştığı için hakaretler ettiğini, tehdit ettiğini söyledi. Bunun üzerine Naci’nin kullandığı telefonu aradım.”
Aliye Uzun’un kucak fotoğrafıyla Zindaşti’ye şantaj yapmasının ardından, telefonda iki erkek kavga etti. Ardından Sarıyer’de silahlı çatışmaya girdiler. İşte Aliye Uzun’un “Zindaşti’den şikâyetçi oldum” dediği hadise buydu. Yani artık olmak zorundaydı!
KUZU’NUN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜNÜN KAYNAĞI VE FATMA MAVİ!
Ölümünüzdeki şüphenin kaynağı genellikle yaşamınızdaki şüphedir. Şüpheli bir hayat süren Kuzu’nun “ecel saati”ne doğal olarak kimse inanmadı. Hele Kuzu ile neredeyse aynı gün, onunla fotoğraflarıyla gündeme gelen Fatma Mavi isminde bir kadın öldürülüp cinayete yangın süsü verilince, işler daha da karmaşıklaştı.
Bir zamanlar putlara savaş açtıklarını söyledikleri bir “dava”ları vardı. İktidarda olmak, o davanın yerine; gücün, paranın, makamın putlarını koydu. Kaçınılmaz; “dava” denilen içi boşalmış hikâye, artık “gardırop Erdoğancılığı”na dönüştü. “Mana”; yerini Aliye Uzun’un başkan pankartına, masasındaki AKP logolu bardağa, anahtarlığındaki maskota bıraktı. Tapılan “Reisçilik putu”, “maneviyat” dedikleri değerlerin çekici oldu. “CeHaPe zihniyeti reisimizi öldürmeye çalışıyor” diyen Aliye Uzun’un çekici de videosundaki “Arabama binip Ankara’ya gidiyorum, bakanlıklara giriyorum” diyen sözlerinin içinde, devletin zirvesindeki fotoğraflarının ucundaydı.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Elif Eralp Liderliğindeki Sol Parti’ye Ağır Suçlamalar: SPD ve Yeşiller’de Hükümet Bölünmesi2.ABD Yaptırımları Yürürlükte: Türkiye'den Mahan Air'e Kısmi Kısıtlama, Çin Uçuşlara Devam Ediyor3.Piyasada Tarihi Çözülme: Para Piyasası Fonları Bir Haftada Yüzde 21,4 Eridi4.İstifa mı Etti? Ekonomi Yönetiminden Spekülasyon Uyarısı: Şimşek’ten İstifa İddialarına Net Cevap5.Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan Emre Tezmen İddialarına Yalanlama: "Mehmet Şimşek ile Hiçbir Bağı Yok"!
6.Berhan Şimşek’ten Mansur Yavaş’a Sert Tepki: "Güneşe Yakın Uçanlar Kanatlarını Yakar"7.Mansur Yavaş’ın Ardından ABB Meclisi’nde İstifa Depremi: 30 Üye CHP’den Ayrıldı8.İmamoğlu'ndan Sert Fon Açıklaması: 'Siyaset Ayağı Olmadan Bu Vurgun Yapılamaz'9.Erdoğan'dan Fon Krizine İlk Tepki: "Sorumluluğu Olan Kim Varsa Hukuk Önünde Hesap Sorulacak"10.Yeni ses kaydı ortaya çıktı: Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında Şirin Ünal hedefte, yanlış koordinat tuzağı

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

NUMAN YILMAZ YİĞİT

ABDULLAH AYMAZ

KADİR GÜRCAN
ÇOK OKUNAN HABERLER

Elif Eralp Liderliğindeki Sol Parti’ye Ağır Suçlam...

ABD Yaptırımları Yürürlükte: Türkiye'den Mahan Air...

Piyasada Tarihi Çözülme: Para Piyasası Fonları Bir...

İstifa mı Etti? Ekonomi Yönetiminden Spekülasyon U...

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan Emre Tezmen İddial...







