Allah rahmetine haset edenler
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Salı, Mayıs 6 2025
Samanyoluhaber.com yazarlarından Abdullah Aymaz, yeni köşe yazısını 'Allah rahmetine haset edenler' başlığı ile kaleme aldı.
Uhuvvet Risalesi’nde Dördüncü Düsturu’nda deniliyor ki: “Ehl-i kin ve ehl-i adâvet, hem nefsine, hem mümin kardeşine, hem RAHMET-İ İLÂHİYEYE zulmeder; haddini aşar. Çünkü kin ve düşmanlık ile nefsini (kendisini) bir azab-ı elimde bırakır. Hasmına gelen nimetlerden azabı ve korkusundan gelen elemi kendine çektirir, bizzat kendine zulmeder. Eğer düşmanlık hasedden gelse, o bütün bütün azaptır. Çünkü hased evvelâ edeni ezer, mahveder, yandırır. Haset edilen hakkında zararı ya azdır veya yoktur.
“Hasedin çaresi: Hâsid kimse, haset ettiği şeylerin âkıbetini düşünsün. Tâ anlasın ki, rakibinde olan dünyevî hüsün, kuvvet, mertebe ve servet; fânidir, muvaffaktır. Faydası az, zahmeti çoktur. Eğer uhrevî meziyetler ise, zâten onlarda haset olmaz. Eğer onlarda dahi haset yapsa, ya kendisi riyakârdır, âhiret malını dünyada mahvetmek ister veyahut haset edileni riyâkâr zanneder, haksızlık eder, zulmeder.
“Hem ona gelen musibetlerden memnun ve nimetlerden mahzun olup kader ve RAHMET-İ İLÂHİYEYE, onun hakkında ettiği iyiliklerden küsüyor. Âdeta KADERİ TENKİT ve RAHMETE İTİRAZ EDİYOR. Kaderi tenkit eden başını vursa / örse vurur kırar. Rahmete itiraz eden, rahmetten mahrum kalır.
“Acaba, bir gün düşmanlığa değmeyen bir şeye, bir sene kin ve adâvetle mukabele etmeyi hangi insaf kabul eder bozulmamış hangi vicdana sığar?’ Halbuki mümin kardeşinden sana gelen bir fenalığı, bütün bütün ona verip, onu mahkûm edemezsin. Çünkü: Evvelâ, kaderin onda bir hissesi var. Onu çıkarıp, o KADER ve KAZA hissesine karşı RIZA ile mukabele etmek gerektir.
İkinci olarak, nefis ve şeytanın hissesini de ayırıp, o kimseye düşmanlık etmek değil, belki nefsine mağlup olduğundan acımak ve nedâmet etmesini
“Hasedin çaresi: Hâsid kimse, haset ettiği şeylerin âkıbetini düşünsün. Tâ anlasın ki, rakibinde olan dünyevî hüsün, kuvvet, mertebe ve servet; fânidir, muvaffaktır. Faydası az, zahmeti çoktur. Eğer uhrevî meziyetler ise, zâten onlarda haset olmaz. Eğer onlarda dahi haset yapsa, ya kendisi riyakârdır, âhiret malını dünyada mahvetmek ister veyahut haset edileni riyâkâr zanneder, haksızlık eder, zulmeder.
“Hem ona gelen musibetlerden memnun ve nimetlerden mahzun olup kader ve RAHMET-İ İLÂHİYEYE, onun hakkında ettiği iyiliklerden küsüyor. Âdeta KADERİ TENKİT ve RAHMETE İTİRAZ EDİYOR. Kaderi tenkit eden başını vursa / örse vurur kırar. Rahmete itiraz eden, rahmetten mahrum kalır.
“Acaba, bir gün düşmanlığa değmeyen bir şeye, bir sene kin ve adâvetle mukabele etmeyi hangi insaf kabul eder bozulmamış hangi vicdana sığar?’ Halbuki mümin kardeşinden sana gelen bir fenalığı, bütün bütün ona verip, onu mahkûm edemezsin. Çünkü: Evvelâ, kaderin onda bir hissesi var. Onu çıkarıp, o KADER ve KAZA hissesine karşı RIZA ile mukabele etmek gerektir.
İkinci olarak, nefis ve şeytanın hissesini de ayırıp, o kimseye düşmanlık etmek değil, belki nefsine mağlup olduğundan acımak ve nedâmet etmesini
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Yasadışı bahis baronu, 'Ersan Şen pişmanlığını' anlattı2.THY, İran seferlerini iptal etti!3.Mustafa Yeneroğlu, üç harbiyeli genç kadını ziyaretinde, kaybolan toplumsal vicdanı nasıl izlediğini anlattı4.'Cebimizden 5 kuruş çıkmayacak' denmişti: Şehir hastaneleri kara delik oldu!5.İstanbul Baro yönetimi beraat etti!
6.Borsa İstanbul’da manipülasyon soruşturması: 15 kişi tutuklandı7.Karayip Denizi'nde sıcak dakikalar! ABD askerlerinden bir tankere daha operasyon8.Dönerciden terör örgütü çıkarmaya çalışanlar 1 yıldır iddianame uyduramadı!9.Rıza Akpolat ‘rüşvet’ iddiasından yeniden tutuklandı!10.Savcılık ABB konser dosyası tahliyelerine itiraz etti!

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ








