Allah'ın boyası

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Perşembe, Ağustos 3 2017
''Evrensel insanî değerler de fıtrî güzelliklerdendir. Onlar da Cenab-ı Hakkın gönderdiği peygamberler tarafından gönderilmiş gerçeklerdir. Bunları terkedenler bir nevi insanlıktan çıkmış olurlar.''
Seneler önce duyduğum yaşanmış bir olay var. Şimdi ismi hatırımda olmayan bir hocamız (Merhum Osman Kara olabilir), Hac’ta çok koyu siyah bir Afrikalı Müslümana dikkatli bakıyormuş. Bunu fark edince o da bizim hocanın yanına  gelmiş ve “Boyayı mı beğenmedin, yoksa Boyacıyı mı?” diye sormuş. Tabii bizimki çok zor durumda kalmış. Bu olayı anlatmış. Dinleyenler nakletmişti. Muhtemelen Arapça konuşmuşlar…

Cenab-ı Hak, İlahî hikmetiyle, canlı, cansız, bitki, hayvan ve insan, hatta, melek, cin çok çeşitli varlıklar yaratmıştır. Hepsi de farklıdır. İnsan için “Ahsen-i takvimde” yarattığını beyan etmektedir; en güzel şekil ve surette ve en mükemmel kıvamda… Renkler, ırklar üstünlük vesilesi değil; üstünlük ölçüsü takva… 

Edirne Öğretmen Okulu mezunu Uzunköprülü İlhan Ergül hatıralarını anlatırken diyor ki:
“Ben (Edirne’de) Fethullah Gülen Hocaefendiyle tanışmadan önce Yaşar Tunagür Hocaefendi’yi tanıyordum. Öğretmen okuluna geldiğimiz sene birinci sınıfta iken tanımıştım onu. Yaşar Hocamız 1963 yılı başında İzmir’e tayinle gitti. Kendisinin bir vaazı ile ilgili bir hatıram vardır. Onu aktarmadan geçemeyeceğim:
“Selimiye Câmiine ara sıra geldiğim olmuştur. Selimiye’nin Cuma günleri dolduğunu hiç görmedim. Birkaç saf insan gelirdi. Hele yatsı namazlarına gittiğinizde üç beş kişi ile saf tutulurdu. Sabah namazına gitseniz ancak bir veya iki kişi ile namaz kılmış olurdunuz. Vaziyet böyleydi, cemaat yok denecek kadar azdı. 
“Yaşar Hocaefendi Edirne’ye geldikten sonra camiler yavaş yavaş kıpırdamaya başlamıştı. Çok tesirli konuşuyordu. Cuma günleri bir kaç safı geçmeyen Selimiye Camii tıklım tıklım dolmaya başladı. Caminin içiyle beraber manfil dediğimiz üst kısmı ve avlusuna kadar insan doluydu.
“Öğretmen Okulun’da okurken birkaç arkadaşla  yine Selimiye Camiine cumaya gitmiştik. Yaşar Hocaefendi vaaz veriyordu. Vaazını dikkatle dinliyoruz biz. O vaazında Mevlana Celâleddin-i Rumî’den şöyle bir misâl verdi: ‘

Bu haberler de ilginizi çekebilir