Allah'ın (C.C.) dediği olur

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Çarşamba, Mayıs 13 2020
Nemrut’lar, Fir’avn’lar, Hâmân’lar, Karun’lar, Ebû Cehil’ler, Ebû Leheb’ler, daha nice din düşmanı zalimler lânetle anılır oldular. Bu yalan dünyada sefa sürdüler ama ahiretleri berbat oldu. Peygamberler ve mü’minler ise kıyamete kadar rahmetle anılır oldular. Bu fani dünyada cefa çektilerse de baki ahiretleri âbâd oldu.
ALLAH’IN (C.C.) DEDİĞİ OLUR

Mustafa ÜNAL

Kendisine mülk ve hükümdarlık bahşeden Allahü Teâlâ’yı tanımayan, sahip olduğu her şeyi kendinden bilen kibirli ve şımarık, barbar ve zalim biriydi. İnsanları sürekli kötülüğe teşvik ederdi. Kendisi ateşe tapındığı hâlde halkı kendisine tapınmaya zorlardı. Tevhid inancının karşısındaki siyasal otoriteyi simgelemekteydi. Allah’ın (s.a.v.) Halîl’i Hz. İbrahim’i  (a.s.) ateşe attıracak kadar vicdansız ve küfründe azgındı Nemrut.

Kendisini “ilâh” biliyor, insanlara “Ben sizin tanrınızım.” diyor ve herkesten bilâ-kaydü şart biat ve itaat istiyordu. Halkını küçümser, güçsüzlere zulmederdi. Kul hakkı tanımaz, insaf ve merhamet nedir bilmez, inadı ve kibri yüzünden gerçekleri dinlemez, doğru söyleyene asla tahammül edemezdi. İlâhlık iddiasında bulunacak kadar kibirli, -hâşâ- yaptırdığı kule ile Cenab-ı Hakk’a (c.c.) ulaşıp O’nu ok atarak yok etmeyi düşünecek kadar cahil, azgın, taşkın ve densizdi. Allahü Teâlâ’nın görevlendirdiği Hz. Musa (a.s.) ile giriştiği tartışmada mağlûp olunca iman edenleri katlettirecek kadar da din düşmanı ve zalimdi. Fakat cahil, zalim, kibirli olduğu kadar da tam bir korkaktı. Ölmekten ve öldürülmekten korkuyordu. Korkusundan güya emin olmak için erkek çocukları öldürtüyordu. Çünkü ona, yeni doğacak bir çocuğun ileride saltanatına son vereceğini söylemişlerdi. Bu da onu tam bir paranoyak yapmıştı. Bu paranoyaklığıyla aklını ve dengesini iyice yitirmiş, binlerce masumun kanına girmişti. İnsanların Hz. Musa’nın (a.s.) peygamberliğini kabul ederek Müslüman olmalarını da bir türlü hazmedememişti. Onlara ne kadar baskı yapıp zulmettiyse de dinlerinden döndürememişti. Son çare olarak Hz. Musa’yı (a.s.) ve beraberindekileri öldürmeyi planlamıştı. Güç ondaydı. Astığı astık, kestiği kestikti. Yanında Hâmân gibi yaltakçı fetvacıları, akıl hocaları, Karun gibi maddî destekçileri, halk içinde de bir sürü yalakala

Bu haberler de ilginizi çekebilir