Almanya'da AfD "güvenlik duvarını" zorluyor

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cumartesi, Eylül 16 2023
Irkçı şiddetin arttığı Almanya'da, AfD oyları yükseliyor. Peki, demokratik partilerin ördükleri "güvenlik duvarı" korunabilecek mi? İçişleri Bakanı Faeser ve aşırı sağ uzmanı Potter, DW Türkçe'nin sorularını yanıtladı.
Almanya'da aşırı sağcı şiddet eylemleri artarken, sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) de siyaset sahnesindeki konumunu güçlendiriyor. Son kamuoyu yoklamaları, siyasi söylemleri daha da radikalleşen AfD'nin oy oranının yüzde 22'yi aştığına işaret ediyor.

Bu oran, yüzde 27'lik oy oranıyla ilk sırada yer alan Hristiyan Birlik partileri CDU/CSU'dan sonra AfD'nin Alman siyasetinin en güçlü ikinci siyasi partisi konumuna geldiğini gösteriyor.

Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Hür Demokrat Parti'nin (FPD) oluşturduğu koalisyon hükümetine destek gerilerken, AfD'ye artan destek, çoğulcu Alman demokrasinin geleceği ile ilgili pek çok soru işaretini beraberinde getiriyor.

AfD'nin yükselişinin gerisinde ne yatıyor?

Aşırı sağ ile mücadele eden Amadeu Antonio Vakfı araştırmacılarından gazeteci Nicholas Potter, Almanya'da ırkçı, antisemitik, aşırı sağ görüş ve ideolojiye sahip kesimlerin hep var olduğunu, bunun aslında yeni bir olgu olmadığına dikkat çekti.

AfD'nin yükselişinin gerisinde yatan nedenleri ise Potter şu sözlerle aktardı:

"AfD, Nasyonal Demokrat Parti (NPD) gibi aşırı sağcı partilerin geçmişte yapamadıklarını yapabildi. Ana akım siyasi söyleme dahil oldu, Federal Meclis'e girmeyi başardı çünkü daha önce farklı siyasi partilere oy veren milliyetçi, ırkçı, sağ muhafazakârlar için aşırı sağ görüşleri, güya 'daha kabul edilebilir' bir kılıfa soktular. Ayrıca AfD, NPD gibi daha eski Neonazi partilerin seçmenleri için de çekim merkezi oldu. Özetle insanlar birden sağcı olmadı, yeni olan AfD ile birlikte bu görüşteki insanlar için parlamentolarda temsil için yeni bir siyasi fırsatın doğmuş olmasıdır."

Karşı strateji ile ne hedefleniyor?

Almanya'da çoğulcu demokrasiyi savunan partiler AfD'ye karşı "Cordon sanitaire" olarak adlandırılan bir güvenlik duvarı örmüş durumda. Yani demokrasiye tehdit olarak nitelendirdikl

Bu haberler de ilginizi çekebilir