Almanya'da sona yaklaşıldı

Almanya'da Merkel sonrası yeni yönetimi belirlemek üzere yapılan seçimlerin ardından koalisyon görüşmelerinde sona yaklaşıldığı belirtildi.

SHABER3.COM

Amerika'nın Sesi internet sitesinde yer alan ve Cem Dalaman imzası taşıyan habere göre Almanya’da 26 Eylül’de yapılan seçimden sonra, Sosyal Demokrat Parti (SPD), Hür Demokrat Parti (FDP) ve Yeşiller arasında sürdürülen koalisyon görüşmelerinde neredeyse son aşamaya gelindi. 5 haftaya yakın bir süredir hükümet kurma çalışması yürüten üç partinin liderleri, görüşmelerin ilk etabının tamamladığını ve 22 ana başlık üzerinde yapılan sondajda uzlaşı sağlandığını açıkladı.

Angela Merkel’den boşalan başbakanlık koltuğuna oturmasına kesin gözüyle bakılan SPD’li Olaf Scholz, Yeşiller’in Eş Başkanları Annalena Baerbock ve Robert Habeck ile FDP lideri Christian Lindner tarafından sürdürülen görüşmelerin beklendiğinden daha hızlı ilerlediği, daha önce ihtilaflı olarak tanımlanan dijitalleşme, iklim ve vergi gibi konuların da büyük ölçüde çözülebildiği öğrenildi.

Başlıklar üzerinde çalışan parti grup temsilcilerinin, hazırladıkları uzlaşı raporunu yöneticilerine sunduğu, partiler arasında gizlilik kararı alındığı için gizli tutulan içeriğin gelecek hafta kamuoyuyla paylaşılacağı da belirtildi. Taraflar koalisyon sözleşmesinin yazılıp tamamlanmasının ardından bunu parti genel kurullarında delegelerin onayına sunmayı, ardından da 6 Aralık‘ta şu andaki hükümette Maliye Bakanı olan SPD’li Olaf Scholz’u Federal Meclis’te başbakan seçmeyi ve yeni kabinenin oluşturulmasını hedefliyor.

Bu plan gerçekleşirse, yeni hükümet seçimden 70 gün sonra görev başına gelmiş olacak. 2017 yılında yapılan seçimde hükümet ancak 172 gün sonra göreve başlayabilmişti.

Kabinede Türk kökenli bakan olacak mı?

Bu arada hangi partinin kaç bakanlığı üstleneceği ve hangi siyasetçilerin bakan olacağı konusunda da gizli görüşmelerin sürdüğü öğrenildi. Nitekim Yeşiller’in seçimden önce önerdikleri çevre, iklim ve enerji konularını kapsayacak "süper bakanlığı" almalarına kesin gözüyle bakılırken, Maliye Bakanı’nın ise FDP lideri Lindner olması bekleniyor.

Berlin’deki siyasi gözlemciler, yeni kabinede Türkiye kökenli bir göçmen siyasetçi olup olmayacağı konusunu da merakla bekliyor. Seçim öncesinde ve sonrasında bu bağlamda adı sıklıkla geçen bir siyasetçi, Yeşiller’in 2008-2018 yıllar arasında eş başkanı olan Cem Özdemir. Özdemir’in Dışişleri ya da Ulaştırma Bakanı olarak yeni hükümette yer alabileceği ihtimali dile getiriliyor. Konuyla ilgili söylentileri yorumlayan analizciler, Özdemir’in Dışişleri Bakanlığı’na gelmesinin, Türkiye ile ilişkiler açısından sorunlu olabileceğini ifade ediyor. Özdemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte Rusya lideri Vladimir Putin‘e karşı sert söylem ve eleştirileriyle tanınıyor. Berlin’deki kulislerde, SPD’de son dönemde adı öne çıkan çok sayıda Türkiye kökenli genç siyasetçiler olduğuna da dikkat çekilerek, Özdemir kadar popüler olmayan sürpriz bir isme de görev verilebileceği öne sürülüyor.

Almanya’daki Türkiye kökenli kamuoyunun konuyla ilgili beklentilerini VOA Türkçe’ye değerlendiren Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu, kurulacak hükümette mutlaka Türkiye kökenli bir bakan olması gerektiği görüşünde. Toplam nüfusun yüzde 26,7’sini göçmen kökenlilerin oluşturduğunu, 736 sandalyeli Federal Meclis’te 18’i Türkiye kökenli olmak üzere 83 göçmen kökenli milletvekili olduğunu ifade eden Sofuoğlu, şu andaki Merkel kabinenesinde göçmen kökenli tek bir bakanın bile olmamasını "Almanya’nın ayıbı" olarak tanımlıyor.

Sofuoğlu, “Almanya’da koalisyon görüşmeleri devam ederken, özellikle biz Türkiye kökenli göçmenler açısından en önemli konulardan biri, yeni kabinede kimler yer alacak. Yeni hükümet, şu andakinde olduğu gibi sadece beyaz Almanlar’dan mı oluşacak, yoksa Almanya’nın gerçeği olan, farklı kültürlerden, farklı etnisitelerden gelen insanların da artık gerek bakanlıklarda gerek müsteşarlık düzeyinde temsil edilmesinin önü açılacak mı? Bu bizim en önemli beklenti ve talebimiz. Almanya artık kendi gerçeğiyle yüzleşmeli ve geleceğe yönelik yönetimi kurarken, çok kültürlü bir yapıyla yola çıkmalı. Çok kültürlülük geleceğin bir garantörü olarak kabul görmeli" diye konuştu.
<< Önceki Haber Almanya'da sona yaklaşıldı Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER