Ama biz sizi halife biliyorduk

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cuma, Mayıs 5 2017
Her seçim öncesi “Ümmet kazanacak” başlıkları atılırken hiç itirazı olmadı Beyefendi’nin. Haliyle seçimlerden sonra “Ümmet kazandı” dediler, gık’ını çıkarmadı. Onun attığı her adım ‘göklerden inen bir karar’dı zira. Zorda kalırsa örümcekler uçağa ya da Huber Köşkü’ne ağ örüyor; onu adeta Hz Peygamber gibi muhafazaya alıyorlardı. Bazıları ‘sırat-ı müstakimden ayrılıp da’ ona muhalefet etmeye kalktığında ‘iflah olmuyor’lar, çarpılıyorlardı...
AMA BİZ SİZİ HALİFE BİLİYORDUK 
 
“Zikr’ül Rahman, tilavet’ül Kur’an, geliyor muhteşem halife Erdoğan” diye arz-ı tazim ediyorlardı onun için. O ki Arakan’dan Bosna’ya, Kahire’den Gazze’ye ‘ümmetin biricik umudu’; 37. Osmanlı Padişahı, 118. İslam Halifesi’ydi. Öyle diyorlardı. ‘Halife-i ruy-i zemin’di. Zillulah’tı. Bazı atılgan arkadaşlar “Tayyip Erdoğan ‘de facto halife’dir ve ben ona biat ediyorum” diye ilan bile etmişlerdi. Ha şimdi hutbe okuyacak ha şimdi sikke bastıracak derken kaç seçimdir ayaklarına turab oldu bu ümmet. Şimdi nereden çıktı bu “Biz tekkeye mürid aramıyoruz” terslemeleri efendim?

Partili Cumhurbaşkanı’nın İslamcı-Pelikancı kavgasında safını ‘Pelikancı’lardan yana belirlemesidir mevzu. Erdoğan’ın bu kariyer basamaklarını ‘sata sata’ tırmandığını görmüyor olabilir mi ki bu şaşkınlar? Neye hayret ediyorlar ki? Beraber yola çıktıklarından kaç kişi kaldı yanında? Sadece bazıları raf ömrünü doldurmadı, o kadar. Herkes sırasını bekliyor. Aslında 15 Temmuz olmasa, çok daha önceden başlayacaktı bu kapışma. Alçak darbe girişiminden 2 hafta önce Erdoğan, Mavi Marmara için “Bana mı sordunuz” çıkışıyla tüm zamanların en büyük satışlarından birine imza atmıştı. Bir kısım muhipleri bunu ‘dost kazığı’ olarak nitelemiş, bir kısmı da “Bizi üzdünüz, kalbimizi kırdınız” diye serzenişte bulunmuştu. Sonrasında Erdoğan’ın talimatıyla Mavi Marmara davası da kapatılmış, bizzat savcısı, “Devletimiz egemenlik haklarından feragat etmiştir” demişti.

HERKES BIÇAĞI SIRTINDA HİSSEDİNCE ANLIYOR

Bu son kavganın çıkışı da aynı yerden oldu. Cem Küçük, Mavi Marmara’cıları ‘manyaklar’ olarak niteledi ve ortalık toz duman oldu. Bir süredir Erdoğan’a “Niye bu tetikçilere müsaade ediyorsunuz?” diye sitem dolu yazılar yazan İslamcılar ise bir gün Reis’in çıkıp o ‘sonradan olmalara’ haddini bildireceğini umut ediyorlardı. Gaflet işte. Yaşanan her bir ‘sezon satışı’ herkesin gözünün önünde cereyan ettiği hald

Bu haberler de ilginizi çekebilir