AYM'den çok kritik 'imar barışı' kararı! Artık resmen devlet sorumlu

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Aralık 3 2024
Anayasa Mahkemesi, İmar Kanunu’nun geçici 16. maddesinde yer alan “Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır” düzenlemesini iptal ederek, “Yapı güvenliği, devletin sorumluluğundadır” tespitini yaptı. Konuya ilişkin bir açıklama yapan eski CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, “Karar, devletin deprem gibi büyük felaketlerdeki asli sorumluluğunu da yeniden hatırlatıyor” dedi.
Gerçek Gündem'den Ünsal Ergel'in haberine göre Anayasa Mahkemesi, Resmi Gazete’nin dün gece yayınlanan mükerrer sayısında yer alan kararıyla İmar Kanunu’nun geçici 16. maddesinde yer alan, “Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır” düzenlemesini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.

Bu konuyu gündeme taşıyan eski CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, “Anayasa Mahkemesi, vatandaşların yaşam hakkını güvence altına alan son derece kritik bir karara imza atarak, AK Parti hükümetinin yapı güvenliği konusundaki sorumluluktan kaçma girişimine dur dedi” değerlendirmesinde bulundu.

Bu kararın, sadece vatandaşların yaşam hakkını korumakla kalmadığını ifade eden Tekin, “Aynı zamanda devletin deprem gibi büyük felaketlerdeki asli sorumluluğunu da yeniden hatırlatıyor” dedi.

Tekin konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu konulara değindi:

“Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği bu düzenleme, özellikle 2018 yılında uygulamaya konulan ve kamuoyunda ‘İmar Barışı’ olarak bilinen yasal düzenlemelerin bir parçasıydı. Düzenleme, ruhsatsız ve ruhsata aykırı yapıların kayıt altına alınarak hukuki statü kazanmasını sağlarken, bu yapıların depreme dayanıklılığını tamamen yapı maliklerinin sorumluluğuna bırakıyordu. Bu durum, devletin yapı güvenliği ve denetimi konusundaki anayasal yükümlülüğünü göz ardı eden bir yaklaşımı ortaya koymuştu.

ANAYASA'YA AYKIRILIK

Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemeyi iptal ederek, devletin vatandaşların can güvenliğini koruma konusundaki asli sorumluluğunu hatırlattı. Kararda, idarenin denetim ve gözetim yükümlülüğünün devam ettiği bir konuda, kamu kurumlarına karşı tazminat davası açılmasını engelleyen bir düzenlemenin Anayasa’nın 5., 17., 56. ve 57. maddelerine aykırı olduğu vurgulandı. Bu maddeler, devletin insan yaşamını, sağlığını ve güvenliğini koruma görevini açıkça ortaya koymaktadır.

BÜYÜK BİR SORUMSUZLUK ÖRNEĞİ

AK Parti iktidarının, vatandaşların en temel hakkı olan yaşam hakkını ikinci plan

Bu haberler de ilginizi çekebilir