BAE'den sonra Türkiye Suriye ile de 'barışacak' mı?

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşik Arap Emierlikleri (BAE) yönetimi ile temas kurması ve bunu diğer bazı devletlerin izleyeceğini açıklaması sonrasında gözler biraz da olsa Suriye'deki Esad rejimi ile Türkiye ilişkilierne de çevrilmiş durumda. CHP'li isimlerce Suriye ile kurulacak olumlu ilişkilerin Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri dönmesi konusunda da olumlu etki yapacağını belirtirken, bu yaklaşımın Türk kamuoyundan da geniş çaplı destek gördüğü iddia ediliyor.

SHABER3.COM

Amerika'nın Sesi internet sitesinde yer alan ve Dorian Jones imzası taşıyan habere göre Arap ülkeleri, isyancıların yenilmeye başlaması nedeniyle, yıllardır süren diplomatik tecriti sona erdirmek için Suriye'de Esat yönetimiyle temasa geçmeye başladı.

İsyancıları destekleyen Türkiye'nin de Şam'la görüşmesi yönünde baskılar artıyor. VOA’e konuşan CHP İstanbul Milletvekili Ünal Çeviköz'e göre tüm Arap ülkeleri şimdi Esat'ın iktidarda kalacağının farkına varıyor. Bu nedenle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler Suriye'de büyükelçiliklerini açmayı düşünüyor. Şimdi tüm Arap ülkeleri yeniden Suriye'deki yönetimi kucaklamaya çalışıyor, ama Türkiye bunu yapmıyor. Çeviköz, çözümün anahtarının Ankara ve Şam arasında diyalog kurulmasında olduğunu düşünüyor.

Ana muhalefet partisi CHP'nin verdiği sözlerden biri, iç savaştan kaçan 4 milyon Suriyeli mültecinin geri gönderilmesi. CHP, iç savaşın başında ilişkilerin kesildiği Suriye'yle olan diplomatik ilişkileri onarmanın, mültecilerin memleketlerine gönderilmesi amacına ulaşmada kilit rol oynadığını savunuyor. Bu yaklaşım, Türk kamuoyundan da geniş çaplı destek görüyor.

Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye politikasında değişiklik olmayacağını söylüyor.

Bu duruş, Şam rejimine meşruluk kazandırmanın daha geniş kapsamlı, kapsayıcı bir siyasi çözümün parçası olması gerektiğini düşünen uzmanların da desteğini alıyor.

Türkiye’nin eski Suriye Büyükelçisi Ömer Onhon da meselenin, meşruluk kazandırma ve siyasi tanımada olduğunu söylüyor; "Rejimin gerçek bir siyasi çözüm arayışı içinde olduğunu kanıtlaması gerekiyor. Ancak şimdiye kadar bu olmadı" diyor.

Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı da ilişkileri yeniden yapılandırmayı zorlaştırabilir. Şam, Türk askerlerinin topraklarından çekilmesini talep ediyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'de bulunma nedeni, çoğunluğunu Kürtler'in oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) karşı koymak. Ankara’nın PKK ile bağlantılı olmakla suçladığı SDG, bu iddiayı reddediyor.

Suriye'deki karmaşık durumu göz önünde bulunduran bazı uzmanlar, Şam'la diplomatik bağları yeniden kurmanın tek başına bir çözüm olmayacağı uyarısında bulunuyor.

VOA’in konuştuğu Türkiye’nin eski Erbil Başkonsolosu Aydın Selcen, Ankara’nın çeşitli Arap ülkeleri, İsrail ve Suriye'yle diplomatik kanalları açma konusunda daha aktif olması gerektiğini söylüyor; ‘’Ancak Türkiye, Suriye Demokratik Güçleri, Fırat'ın doğusu ve Brüksel'le de konuşmalı" ifadelerini kullanıyor.

Şam ve Ankara, Suriyeli Kürtler'in özerklik arzusuna muhalefette aynı ortak paydada birleşiyor. Bu ortak görüş, iki komşu ülke arasında uzlaşma sağlanması için itici bir güç görevi üstlenebilir.
<< Önceki Haber BAE'den sonra Türkiye Suriye ile de 'barışacak' mı? Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER