Baro Başkanı Antmen: Hukuk devletini siyasetçilere bırakmamamız gerekiyor

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Perşembe, Şubat 4 2016
Aydın Baro Başkanlığı tarafından düzenlenen, "Hukuk Devleti-Demokrasi ve Özgürlükler Bağlamında Avukatın ve Baroların Rolü" konulu panel, aralarında Ankara, Mersin ve Muğla'nın da bulunduğu 11 baro başkanının katılımıyla yapıldı.
Aydın Baro Başkanlığı tarafından düzenlenen, "Hukuk Devleti-Demokrasi ve Özgürlükler Bağlamında Avukatın ve Baroların Rolü" konulu panel, aralarında Ankara, Mersin ve Muğla'nın da bulunduğu 11 baro başkanının katılımıyla yapıldı.

Panelde konuşan Mersin Barosu Başkanı Alpay Antmen, "Hukuk devleti sadece siyasetçilerin eline bırakılacak, onların iki dudağı arasına bırakılacak ve kirletilecek kadar basit değil." dedi. Antmen, kuvvetler ayrılığı prensibinin değiştirilmeye çalışıldığını iddia ederek, "Muhalefet olsun, iktidar olsun hiçbir siyasi partinin birbirinden farkı yok. Amaçları, yönetmek ve egolarını tatmin etmek. Türkiye'de hukuk devletini bizim siyasetçilere bırakmamamız gerekiyor, çünkü hukuk devleti sadece siyasetçilerin eline bırakılacak, onların iki dudağı arasına bırakılacak ve kirletilecek kadar basit değil. Kuvvetler ayrılığı prensibinin yok edilmeye çalışılması ve bunun da başka siyasi formüllerle, Anayasa değişikliğiyle, açıkça söyleyeyim başkanlık sistemi gibi diktatöryal sisteme dönüştürülmesi hevesi varken Türkiye'de ne demokrasiden, ne bağımsızlıktan, ne de insan haklarından söz edemezsiniz." şeklinde konuştu. Aydın Barosu Başkanı Gökhan Bozkurt ise, "Sadece sanıkların susma hakkı vardır. Kanun, avukatlara böyle bir hak vermemiştir. Biz de hiçbir zaman susmayacağız." dedi.

Panelin ardından, Ankara Hukuk Fakültesi'ni bitiren ve Aydın Barosu avukatlarından Benek Bozkurt'un yanında stajını tamamlayan 85 yaşındaki Mustafa Genç, yemin ederek cübbe giydi. Baro Başkanı Bozkurt, Genç'in emekli öğretmen olduğunu belirterek, "Kendisi yıllarca birçok insan eğitmiş, öğretmen olarak bu memlekete çok emek vermiş. Emekli olduktan sonra hayat mücadelesinden hiç kopmamış, gazetelere yazı yazmış, Yunanca mütercim tercümanlık yapmış, ayakkabı tamirciliğiyle uğraşmış, yani her zaman çalışıp bir şeyler üreterek, helal bir hayat yaşamış bir insan. Gözleri sarı nokta hastalığı nedeniyle yüzde 90 görme özelliğini kaybetmiş bir insanın okuyabildiği bir süreçte hepimiz hayata sıkı sıkı sarılmalıyız." di

Bu haberler de ilginizi çekebilir