Başsavcıdan KPSS kumpasına ilişkin skandal açıklama!

5 yıl önce iptal edilen KPSS'ye yönelik olarak başlatılan algı operasyonunda soru işaretleri gittikçe artıyor.

Başsavcıdan KPSS kumpasına ilişkin skandal açıklama!

Cumhuriyet SavcıYücel Erkman tarafından hazırlanan soruşturma dosyasında 3 bin 227 kişi kopya çekmekle suçlandı. Bunlardan bin 950'sinin kendi arasında iletişim kurduğu iddia edildi. Bunun yanı sıra sınavda 100 ve üstü doğru yapan 3 bin 227 sivilden 725'nin karı-koca, bin 435'inin de yakın akraba olduğu öne sürüldü. Ancak gözaltı listesinde söz konusu dönemde kopya çekmekle suçlanan hiç kimsenin olmadığı öğrenildi.

SAVCI KODALAK ALGI OPERASYONU YÜRÜTÜYOR

Zaman'ın haberine göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak, KPSS kumpasına ilişkin çok tartışılacak bir açıklamaya imza attı. Kodalak, sınavın iptal edilmesi ve kimsenin atanmamasına rağmen “Atamalara diğer adaylara göre öncelik elde ederek haksız ve hileli bir şekilde kamu kurumlarına memur olarak atandıkları anlaşılmıştır.” diye skandal ifadeler kullandı.

SAVCI 'YURT DIŞINA KAÇTILAR' DEDİ, AVUKAT 'YALAN' DEDİ

Kodalak, tam puan alan 350 kişiden 52 adayın aynı sokakta olduğunu ve kamuoyunda bilinen bir yapıyla doğrudan bağlantılarının olduğunu iddia etti. Öte yandan Kodalak, henüz gözaltı kararından haberi olmayan ve yurtdışında bulundukları belirtilen 10 isim için ‘firari' suçlaması yöneltti. Gözaltı listesinde ismi bulunan şahısların avukatları da müvekkillerinin yurtdışına kaçtığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtti.

İŞTE BUGÜNE KADAR YAŞANANLAR

2012 yılında Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize ve Mali Suçlarla Mücadele Şube müdürlüklerinin  yaptığı incelemeler, Savcı Erkman'ın iddialarını çürütüyor. Buna göre polis, kopya skandalı kapsamında 2004-2010 yılları arasında Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nde (ÖSYM) çalışan, aralarında dönemin ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan ve yöneticilerinin de bulunduğu 180'e yakın kişinin ifadesine başvurdu. Ayrıca Maliye Bakanlığı ekiplerinin de bulunduğu bilirkişi heyeti, onlarca ihale dosyasını inceledi. ÖSS, ALES, ÜDS gibi sınavları kapsayan bu ihalelerden 20'sinde, 157 milyon liralık yolsuzluk tespit edildi. Raporda Yarımağan'ın başkanlığı döneminde ÖSYM yönetiminin ihaleleri aynı şirkete verdiği ve başka firmaların ihaleye girmesinin engellendiği belirtildi. Bilirkişi, ÖSYM'deki güvenlik zafiyeti ve şüphelilerin hesap hareketleriyle ilgili de kapsamlı rapor hazırladı. Şüphelilerin hesaplarına 150 bin ile bir buçuk milyon lira arasında fahiş rakamların aktarıldığı belirlendi.

Paranın aktarıldığı kaynağı da inceleyen uzmanlar, ÖSYM personeliyle Meteksan şirketi arasında göreceli bir bağlantıyı tespit etti. Paraların sınav merkezi yeri belirleme, personel harcırahı gibi adlarla personelin hesabına aktarıldığı belirlendi. Ayrıca kurum hesabına yatırılması gereken paraların da şahısların hesaplarına aktarılarak büyük bir usulsüzlük yapıldığı ortaya çıktı. ÖSYM'nin bilgisayarlarındaki işlemlerin geriye dönük incelenmesini sağlayan IP iç dağıtım log'larının kaydının bilinçli olarak tutulmadığı belirlendi. Soruların hazırlandığı ortamın hiçbir şekilde güvenliğinin sağlanmadığı rapora şöyle yansıdı: “Herhangi bir kamera kaydına rastlanılmadı. Bilgisayarların log kayıtları ve kullanıcı bilgilerine ulaşılamazken, bilgisayarlarda internet bağlantısının mevcut olduğu görülmüştür. Bunun sonucunda bazı kişilerin taşıyıcı bellekle hazırlanan soruları dışarıya sızdırdığı üzerinde duruluyor. Yüksek güvenlik içermesine rağmen ayrıca soruların hazırlandığı mekânlara ÖSYM personeli, cep telefonları ile giriş yapmış ve farklı kişilerle irtibat kurmuşlardır.”

Öte yandan soruşturmayla ilgili 2012 yılında ÖSYM'de çalışan 60 kişinin şüpheli olarak ifadesini alınmıştı. Siber suçlar polisi, şüphelilere, KPSS öncesi şüpheli e-mail hareketleri ile bilgisayar kasasına belli aralıklarla yerleştirilen harici disklerin nedenini sordu. Sınav sorularının kurumda görevli bazı kişiler tarafından harici disklerle dışarıya çıkarıldığı da belirlenmişti.

O dönem kopya iddiasıyla gözaltına alınan sınav çetesinin işlediği suçlar telefon görüşmelerine yansımış, polis fezlekesinde de yer almıştı. Gazi Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olan O.A.U.'nun lideri olduğu iddia edilen organize kopya şebekesinin birçok ilde faaliyet gösterdiği tespit edilmişti. Ancak bu kişiler daha sonra serbest bırakılmıştı. Şebeke, sınavlarda gözetmenlik yapan üyeleri vasıtasıyla soruları anında kopyalıyor ve cevaplarını daha önce para aldığı adaylara teknik cihazlarla sınav anında iletiyordu.

HTS KAYDI NEDİR?

HTS kaydı emniyet tarafından baz istasyonu dikkate alınarak şahısların telefonlarının kesiştiği noktayı belirtir. Bir baz istasyonunda birden fazla kişi aynı anda belli noktalarda bulunabilir. A şahsının bir noktada art niyetli olarak B şahsı ile eşleştirmesi yapılabilir. Bu kapsamda gözaltı listesinde bulunan isimler, herhangi bir şahısla baz istasyonunun sinyal verdiği bir noktada kolayca eşleştirilebilir.

ZAMAN
<< Önceki Haber Başsavcıdan KPSS kumpasına ilişkin skandal açıklama! Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER