Batı'nın Rusya'ya yaptırımları neden işe yaramadı?

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cumartesi, Mart 16 2024
Rus ekonomisinin dayanıklılığı, 1999'dan bu yana Rusya'yı Devlet Başkanı ya da Başbakan olarak aralıksız yöneten Başkan Vladimir Putin için önümüzdeki seçimlerde şüphesiz en önemli avantajı.
Rus ekonomisiyle ilgili durumun böyle olacağı beklenmiyordu. 2022'de başlayan Ukrayna işgali sonrası birçok büyük şirket Rusya'yı terk etti.

Hem AB hem de ABD, Rus ekonomisini etkilemek ve Ukrayna'ya dolaylı olarak yardım etmek amacıyla perdeypey yaptırım paketleri devreye soktu.

Aslında 2022 yılında tam ölçekli bir işgale dönüşen gerilim, çatışmanın başlangıcı değildi.  Krizin ilk fitili 2014 yılında Kırım'ın işgali ve ilhakı ile ateşlenmişti.

Rusya hazırlıklı geldi

Hem Amerika Birleşik Devletleri hem de Avrupa Birliği o dönemde Rusya'ya diplomatik, ekonomik ve mali yaptırımlar uygulamıştı. Şu anda uygulananlardan daha hafif olsa da Moskova bu uyarıları ciddiye aldı. Tam ölçekli bir işgalin ek ve daha sert önlemler anlamına geleceğini biliyordu.

Bu nedenle Rusya'yı bir savaş ekonomisine geçiş için hazırladı. Finans ve enerji piyasalarını güçlendirmeye devam etti ve örneğin ESPO boru hattı ile Çin gibi doğulu müttefiklerine yöneldi.

Batı'dan izole olmuşsa da Rusya'nın eskiden Sovyetler Birliği'nin bir parçası olan doğu komşularının çoğu gibi başka yerlerde iyi ilişkiler sürdürdüğü pek çok güçlü müttefiki bulunuyor.

Öte yandan yaptırımların uygulanması da biraz zaman aldı. AB'nin Rus petrolünü yasaklayan tedbirlerinin tam olarak yürürlüğe girmesi 12 ay sürdü. Bu da Moskova'ya ekstra hazırlık için zaman tanıdı.

Petrol Rus ekonomisini ayakta tutuyor

Yaptırımlara rağmen Rusya dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri olmaya devam ediyor ve Suudi Arabistan'ın geçen yıl ham petrol ihracatını azaltma kararından yararlanıyor. O zamana kadar Krallık dünyanın birinci petrol ihracatçısıydı.

Avrasya merkezli danışmanlık firması Macro-Advisory CEO'su Christopher Weafer, "Mevcut fiyatla bütçe, petrol gelirleri hem savunma sanayini, hem sosyal harcamaları hem de diğer bütçe kalemlerini GSYH'nin yüzde 1'inden daha az bir açıkla finanse etmeye yetiyor" dedi.

Weafer, geçen yıl rublen

Bu haberler de ilginizi çekebilir