Bir değerlendirme
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Çarşamba, Şubat 12 2025
Paylaş
X Post
Samanyoluhaber.com yazarlarından Safvet Senih, yeni yazısını okurları için 'Bir değerlendirme' başlığı ile kaleme aldı.
Barla Lâhikasındaki
Bu mektup Kuleönü Mustafa Hulusiye aittir. Üstad Hazretleri yeğeni Abdurrahman’ın vefat haberiyle üzgün şekilde o zaman Barla’nın derelerine ve dağlarına yalnız başına gidip geziyor, Kur’an’dan gelen nurların tesellisi ile dayanmaya çalışıyordu. Bir gün oralardan Barla’ya döndü. Baktı ki, Kuleönlü Mustafa, kendisinden ilmihale, abdest ve namaza dair birkaç meseleyi sormak için Barla’ya yanına gelmiş. O vakit misafirleri kabul etmediği halde, onun ruhundaki ihlas ve ileride Risale-i Nur’a edeceği kıymetli hizmeti, okuyarak onu geri çevirmeyip kabul etti...
Gerçekten insanı hayrette bırakacak samimi ve sıcak ifadelerle yazılan bu mektup bir hârika... Ben, lisede ve üniversitede okumakta olan veya mezun olmuşların “Risalelerin dili ağır, okuyamıyorum, okusam da anlayamıyorum” diyenlere işte Kuleönlü Sarıbıçak Mustafa Hulûsî’nin bu mektubunu kendilerine okuyarak diyorum ki: “Bu ağabeyimiz nereden mezun? Acaba ilk okul veya ilk okuldan sonra hangi tahsili yaptı? Şu ifadeler bize neyi anlatıyor? Risaleleri okuyup yazmasa ve anlamasa idi bu mektubu nasıl yazabilirdi? Şimdi lügâtlar var... Ayrıca her sayfanın altına kelimelerin mânâları yazılmış Risaleler var... Biz hâlâ niçin bu olgun Türkçe ile yazılmış Nur Risalelerini okumaktan ve yazıldığı güzel kelimelerin mânâlarını anlayıp meseleye kökten idrak nimetinden kendimizi mahrum etmeye çalışıyoruz. Bir eseri yazıldığı dil ve aslî kelimeleriyle okuyup anlamak kadar büyük bir zevk olabilir mi? Bu gaflet niye? Benim fark edebildiğim bir husus var: Başka eserler çok okununca ülfet ve ünsiyet verebiliyor. Ama Risaleler okundukça, ülfet ve ünsiyet perdelerini parça parça edip açarak kendilerini daha taze ve yepyeni güzelliklerle arz ediyorlar. Ülfet ve ünsiyet gafletine düşenler onu okumaya ve tekrar tekrar müzakereye yanaşmayanlardır. İsteyen bu tesbitimi, çok okuyarak tecrübe edebilir. Yeter ki, tam olarak kendimizi Risalelere verebilelim...
Evet Mustafa Hulûsî Ağabeyimiz mektubunda önce Üstad’ı ve Risaleleri tanımadan e
Bu mektup Kuleönü Mustafa Hulusiye aittir. Üstad Hazretleri yeğeni Abdurrahman’ın vefat haberiyle üzgün şekilde o zaman Barla’nın derelerine ve dağlarına yalnız başına gidip geziyor, Kur’an’dan gelen nurların tesellisi ile dayanmaya çalışıyordu. Bir gün oralardan Barla’ya döndü. Baktı ki, Kuleönlü Mustafa, kendisinden ilmihale, abdest ve namaza dair birkaç meseleyi sormak için Barla’ya yanına gelmiş. O vakit misafirleri kabul etmediği halde, onun ruhundaki ihlas ve ileride Risale-i Nur’a edeceği kıymetli hizmeti, okuyarak onu geri çevirmeyip kabul etti...
Gerçekten insanı hayrette bırakacak samimi ve sıcak ifadelerle yazılan bu mektup bir hârika... Ben, lisede ve üniversitede okumakta olan veya mezun olmuşların “Risalelerin dili ağır, okuyamıyorum, okusam da anlayamıyorum” diyenlere işte Kuleönlü Sarıbıçak Mustafa Hulûsî’nin bu mektubunu kendilerine okuyarak diyorum ki: “Bu ağabeyimiz nereden mezun? Acaba ilk okul veya ilk okuldan sonra hangi tahsili yaptı? Şu ifadeler bize neyi anlatıyor? Risaleleri okuyup yazmasa ve anlamasa idi bu mektubu nasıl yazabilirdi? Şimdi lügâtlar var... Ayrıca her sayfanın altına kelimelerin mânâları yazılmış Risaleler var... Biz hâlâ niçin bu olgun Türkçe ile yazılmış Nur Risalelerini okumaktan ve yazıldığı güzel kelimelerin mânâlarını anlayıp meseleye kökten idrak nimetinden kendimizi mahrum etmeye çalışıyoruz. Bir eseri yazıldığı dil ve aslî kelimeleriyle okuyup anlamak kadar büyük bir zevk olabilir mi? Bu gaflet niye? Benim fark edebildiğim bir husus var: Başka eserler çok okununca ülfet ve ünsiyet verebiliyor. Ama Risaleler okundukça, ülfet ve ünsiyet perdelerini parça parça edip açarak kendilerini daha taze ve yepyeni güzelliklerle arz ediyorlar. Ülfet ve ünsiyet gafletine düşenler onu okumaya ve tekrar tekrar müzakereye yanaşmayanlardır. İsteyen bu tesbitimi, çok okuyarak tecrübe edebilir. Yeter ki, tam olarak kendimizi Risalelere verebilelim...
Evet Mustafa Hulûsî Ağabeyimiz mektubunda önce Üstad’ı ve Risaleleri tanımadan e
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.ABD’den dikkat çeken Tayvan uyarısı: Çin işgali için kritik tarih 20272.Lavrov’dan Arap büyükelçilere sert yanıt: “ABD ve İsrail’i hiç kınadınız mı?”3.Halkbank davasında kritik dönemeç: ABD ile “ertelenmiş kovuşturma” anlaşması4.New York Belediye Başkanı Mamdani’nin konutunun önünde bombalı saldırı paniği5.15 Temmuz duruşmasında şok iddialar: TOMA’lara benzin doldurulmuş, Genelkurmay hedef alınmış
6.Silivri’de İmamoğlu davasında gergin anlar: Savcıyla tartıştı, salondan çıkarıldı7.İran’ın füzesi sonrası Ankara’da diplomatik kriz: Büyükelçi Dışişleri’ne çağrıldı8.ABD ve İsrail’in İran’a karşı operasyonun Rusya’ya bakan yönü9.Denizli'de deprem: Çevre illerden de hissedildi!10.AKP'den ABD'ye çok sert İran eleştirisi: 'Vahşice saldırıldı, ABD'nin hiçbir stratejisi yokmuş!'

ABDULLAH AYMAZ

NUMAN YILMAZ YİĞİT

ARİF ASALIOĞLU

HÜSEYİN ODABAŞI

KADİR GÜRCAN
ÇOK OKUNAN HABERLER

ABD’den dikkat çeken Tayvan uyarısı: Çin işgali iç...

Lavrov’dan Arap büyükelçilere sert yanıt: “ABD ve ...

Halkbank davasında kritik dönemeç: ABD ile “ertele...

New York Belediye Başkanı Mamdani’nin konutunun ön...

15 Temmuz duruşmasında şok iddialar: TOMA’lara ben...




