Bırakın vicdanı insanlık çürüdü

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Perşembe, Kasım 17 2016
Çocuğumun okulu, Ege’nin en başarılı okullarından. Hatta bizi terörle irtibatlandıran siyasi otoritedeki kişilerin çocukları, torunları, okumayan neredeyse yok. Haziran 2016 tarihine kadar çocukları hala okulda kayıtlı olanlar bile vardı. Anlayabilmiş değilim. Çocuklarıma hiçbir şekilde şiddeti çağrıştırmasın, bilinç altına işlemesin diye oyuncak silah bile almadım. Teröristim öyle mi?
BIRAKIN VİCDANI İNSANLIK ÇÜRÜDÜ 

Kimseye umutsuzluk aşılamak istemem lakin ülkeyi gittiği istikametten alıkoyacak hiçbir unsur kalmadı. Eski tabirle, esbab bikülliye sukut etti. Yani, sebepler tümüyle tükendi. Gözler, göklerin vereceği hükmü bekliyor. Ne olacaksa olacak ve hep beraber göreceğiz.

Bırakın vicdanı, insanlık tefessüh etmiş, çürümüş. Geçen bir gazeteci, kendi tanıklığını tweet’lemiş: “İki yıl önce evimde çalışan tek gözü görmeyen tesisatçı, gözümü 15 Temmuz’da kaybettim deyip gazi belgesi çıkarttırmış. Pes!”

İktidar partisinin “iki numarası”nın kardeşi, darbe girişiminin belki de “bir numarası”. Kimse üzerinde durmuyor. Terör soruşturmalarını yapan savcının kardeşi terörist diye kamudan atılmış! Bunun üzerinde duran da yok.

Cumhuriyet gazetesi olayında ortaya çıktı. Terör sanığı savcı, sanığı olduğu dosyadaki aynı terör tanımıyla koca gazetenin tepe yönetimini tutukladı. Bu da “sehven” denilip geçiştirildi.

Hukuku, demokrasiyi boşa tartışıyoruz. İnsanlık bitmiş. Üç buçuk senedir, ne muhalefet partileri, ne sivil toplum, ne de bağımsız medya… Suyun akışını değiştiremedi bu ülkede. Yüzde 50’nin karşısındaki yüzde 50’nin hiç ama hiçbir kazanımı yok! Gösteremezler.

Ayşe öğretmen vardı bilir misiniz, Ayşe Çelik. Kanal D’de Beyaz Şov’a telefonla bağlanmış, Türkiye’yi düşündüren cümlelere imza atmıştı. O gece alkışlanan konuşma, ertesi gün lanetlendi, Ayşe Çelik hakkında “terör örgütü propagandası” yapmaktan dava açıldı.

Geçen, Ot Dergisi’nden Işıl Cinmen’e röportaj vermiş: “Beyazıt Öztürk’ün özür konuşmasını dinlerken çok üzüldüm. Özür dilemesini beklemiyordum fakat ona da hak veriyorum. Ama keşke canlı yayında söylediklerinin arkasında dursaydı. Yanlış bir şey olmadığını o da biliyor. Ama belki baskı gördü.”

Ayşe öğretmenin sözleri, bugünkü Türkiye’nin acı bir özeti. Bir başka öğretmene ge

Bu haberler de ilginizi çekebilir