Biz Öğretmenlerimizle Gideriz

Okuma Süresi 2 dkYayınlanma Pazar, Mart 24 2024
Samanyoluhaber.com yazarı Harun Tokak'ın pazar yazısı

HARUN TOKAK




Geceleri gurbetteki evin balkonuna çıkıyor, saniye saniye sabaha yürüyen karanlığı seyrediyorum. 
Belli aralıklarla belediye otobüsleri geçiyor.
Son otobüste ışıklarını yakarak karanlığı yara yara gidince insanın içine bir yalnızlık çöküyor.
Son otobüs sanki semtin bütün seslerini de alıp götürüyor.
İnsan kendini daha bir yalnız hissediyor.
Bu sene Ramazan tam da yalnızlığı iliklerimize kadar hissettiğimiz günlerde geldi.
Gecenin en karanlığında bir hilal gibi gülümsedi yalnızlığımıza. 
Ramazanın kendi içinde derinleşen derinleştikçe billurlaşan geceleri var. 
Cennet sabahlarına açılan geceler. Tâ tan vaktine kadar, “Yok mu dua eden, duasını kabul edeyim!” denilen geceler.
Kısa bir süre olsa da yeniden çocuk olduğumuz, çocuklar kadar masum olduğumuz geceler. 
Belki de biz hep çocuktuk, hep çocuk kalacaktık.
Lakin yaşanan acılar büyüttü bizi. İçimizdeki korkular, yaralar da bizimle büyüdü.  
Her Ramazan geldiğinde ta bizim oralardan sıcak katmer kokuları gelir yüreğime.
Çocukluğumuzda her akşam bir evden gelen sımsıcak katmerlerle şadırvanın su sesleri eşliğinde açardık oruçlarımızı. 
Sahur davulunun sesi bile içimize inşirah salardı.  
Karanlığa açılan evimizin ahşap penceresinden karşı evlerin ışıklarına bakardık. 
Ne kadar da geride kaldı o günler.
Önce ağabeyimle biz şehre okumaya gittik. Sonra kardeşim Hasan gitti. Gün gün eksildik. Önce babamı kaybettik. Anam yirmi yıl

Bu haberler de ilginizi çekebilir