Ali Kemal'in torunu sandıktan 1'inci çıktı...

İngiltere'de seçim sandığı çıkış anketlerine göre Boris Johnson'ın liderliğindeki Muhafazakâr Parti 368, İşçi Partisi ise 191 vekil elde ediyor. Muhafazakârlar çoğunluğu elde ederken, İşçi Partisi büyük güç kaybetti.

SHABER3.COM

İngiltere’de 23 Haziran 2016 referandumundan beri çözülemeyen Avrupa Birliği'nden çıkış (Brexit) krizinin gölgesinde gidilen erken seçimde iktidar partisi büyük bir zafer kazandı. 

Sandık çıkış anketlerine göre Muhafazakâr Parti 368, İşçi Partisi ise 191 vekil elde ediyor.

Türkiye saati ile 01:00’de oy verme işlemlerinin bittiği ve erken çıkış anketlerinin açıklanmaya başladığı seçimlerde anlaşmasız Brexit taraftarı Muhafazakâr Parti lideri Boris Johnson parlamentoda tek başına çoğunluk sağlayacak şekilde 368 vekil elde etti.

İŞÇİ PARTİSİ HEZİMETE UĞRADI

Seçime büyük umutlarla giren İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn ise, Brexit krizinden ötürü kendi partisinin kalesi kabul edilen bölgelerde dahi ciddi oy kaybı yaşadı ve parlamentoda 191 sandalye sayısına ulaşabildi.

1970 yılından beri maden işçilerinin ve işçi sınıfının temsilcisi olarak İşçi Partisi’nden "Bolsover" vekili olan Dennis Skinner dahi koltuğunu Muhafazakâr Parti adayına kaptırdı.

İSKOÇYA ULUSAL PARTİSİ EVİNDE AÇIK ARA ÖNDE

İskoçya Ulusal Partisi (SNP) ise İskoçya’daki 59 koltuğun 55’ini alarak kayda değer bir başarı elde etti. 

Brexit'in resmiyet kazanması halinde Birleşik Krallık içerisinde bağımsızlık ve birlikten ayrılma eğilimlerinin de kuvvetlenmesi beklenirken, SNP’nin seçimde elde ettiği başarı kısa vadede bir bağımsızlık referandumu tartışmasının fitilini ateşleyebilir.

JOHNSON, KUVA-İ MİLLİYE'YE KARŞI ÇIKAN ALİ KEMAL'İN TORUNU

Boris Johnson, 13 Kasım 1918'de Osmanlı devletinin başşehri İstanbul'un işgalinden sonra Anadolu'ya taşınan Milli Mücadele'ye karşı olan Ali Kemal'in torunu. 

Asıl adı Ali Rıza olan Ali Kemal, "Vatan Yahut Silistre" isimli tiyatro oyununun yazarı Namık Kemal'e olan hayranlığından dolayı eğitim yıllarında bu ismi aldı. Ali Kemal, 1867'de İstanbul'da doğdu.

Ali Kemal, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasından sonra 14 Ocak 1919'da yeniden faaliyete geçen Hürriyet ve İtilâf Partisi'nin genel sekreter oldu. 

4 Mart 1919'da kurulan Birinci Damad Ferit Paşa hükümetinde Maarif Nazırlığı (Eğitim Bakanlığı), bu hükümetin iki ay sonra istifasının hemen ardından kurulan ikinci Damad Ferit Paşa hükümetinde ise Dahiliye Nazırlığı (İçişleri Bakanlığı) görevini üstlendi.

Bu görevde iken Kuva-yi Milliye ve Mustafa Kemal Paşa aleyhine peş peşe emirler yayımladı. İngiliz Muhipler Cemiyeti’nin kurucularından birisi oldu. Hükümet içinde çıkan bir anlaşmazlık yüzünden 26 Haziran 1919'da bakanlıktan istifa etti.

Boris Johnson'ın dedesi Ali Kemal (sağda), Ankara'da İstiklal Mahkemesi'nde yargılanacaktı. Ali Kemal, Teşkitalatı Mahsusa (Bugünkü ismi ile MİT) memurları nezaretinde İzmit'te Nurettin Paşa ile görüştükten sonra dışarı çıkarken kumandanlık karargâhı önünde bekleyen "genç subaylar" tarafından 6 kasım 1922'de linç edildi. 


DARÜLFÜNUN'DA ÖĞRETMENLİK YAPTI

Darülfünun'da ders vermeye devam eden Ali Kemal, 1922 yılı mart ayında Darülfünun öğrencilerinin istifaya davet ettiği dört öğretmen arasındaydı. 

Öğrencilerin verdiği kararın gerekçesi, hocaların, bağımsızlık, kutsiyet, milliyet hislerine yabancı oluşları, saldırgan şahsiyetleri ile kamu vicdanında mahkum edilmiş olmalarıdır. Öğrencilerin tepkileri üzerine Ali Kemal ve yazar Cenap Şahabettin, 3 Eylül 1922'de Meclis-i Vükela (Meclis) kararıyla görevlerinden uzaklaştırıldı.

Peyam-ı Sabah'taki yazılarında Kuva-yı Milliye'yi acımasız şekilde eleştirdi. Anadolu hareketini ve Mustafa Kemal'i İttihat ve Terakki’nin devamı olarak gördü. 

Ancak 26 Ağustos'ta başlayan Büyük Taarruz başarılı olduktan ve 9 Eylül'de İzmir'in kurtulmasından sonra 10 Eylül 1922'de "Gayelerimiz Bir İdi ve Birdir" başlıklı bir yazı yazarak yanıldığını açıkladı.

İZMİT'TE LİNÇ EDİLEREK ÖLDÜRÜLDÜ

Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasının akabinde Ankara Hükümeti geçmişte yazdıklarından dolayı İstanbul polisinden Ali Kemal'in tutuklanıp yargılanmak üzere Ankara'ya gönderilmesini istedi.

4 Kasım 1922 günü Teşkilat-ı Mahsusa (bugünkü MİT) mensubu birkaç kişi Ali Kemal'i Tokatlıyan Oteli'nde gittiği berber dükkânından kaçırarak Ankara'ya götüreceklerini bildirdi. 

Ali Kemal, İstiklal Mahkemesine çıkarılacaktı. Gerçekte ise Ali Kemal, İzmit'te bölge kumandanı Sakallı Nurettin Paşa'ya teslim edildi.

Ali Kemal, Nurettin Paşa ile görüştükten sonra dışarı çıkarken kumandanlık karargâhı önünde bekleyen "genç subaylar" tarafından 6 kasım 1922'de linç edildi. 

Kafası çekiçlerle ve taşlarla kırılarak öldürüldü. Linç edenler, Ali Kemal'den hıncını alamamış olmalılar ki, çıplak vücudu ayaklarına ip bağlanarak sokaklarda dolaştırıldı.

CESEDİ İSTASYONDA SEHPAYA ASILARAK TEŞHİR EDİLDİ

Dahası, parçalanmış cesedi, Lozan Konferansı'na giderken trenle İzmit'ten geçecek olan İsmet Paşa görsün diye istasyonda bir sehpaya asılarak teşhir edildi. 

İzmit’te defnedilen Ali Kemal'in mezarı, başına bir mezar taşı veya herhangi bir işaret konulmaması sebebiyle zamanla ortadan kayboldu. 

Uzun araştırmalar sonunda 1950'lerde yeri tespit edilebildi.
<< Önceki Haber Ali Kemal'in torunu sandıktan 1'inci çıktı... Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER