Ahmet Hakan, Nuray Mert'in bu yazısını görmesin!

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Ocak 2 2017
Cumhuriyet yazarı Nuray Mert, bugün 'Kınıyoruz, hep kınıyoruz, nokta, nokta, nokta' başlıklı bir yazı kaleme aldı. Gerçekleşen onca saldırı ve olumsuz hadiseye rağmen hükümetin hiç sorumluluk almadığına vurgu yapan Nuray Mert'in bu yazısını yakın dostu Ahmet Hakan görmesin!... İşte 'AKP'nin ciğerini yazmış' diyeceğiniz yazı...

Kınıyoruz, hep kınıyoruz, nokta, nokta, nokta


Sorumlusu “ülkeyi yönetenler dışında” herkesin olduğu ilan edilen bir facia daha yaşadık. Size bir şey söyleyeyim mi; ülkeyi yönetenlerin hiçbir durumda “sorumlu” olmadığı bir memleket her tür felakete açık demektir. Sadece “güvenlik tedbirleri” konusunda sorumluluktan söz etmiyorum; zira “güvenlik” de nihayetinde bir siyasal meseledir ve ne kadar güvenlik tedbiri alınırsa alınsın zaaf oluşabilir, asıl tedbir siyasal tedbirlerdir. O halde, siyaset konuşmayacaksak fazla söze hacet yok, hepimiz olanları kınıyoruz, nokta. Biz daha çok kınıyoruz, daha daha çok kınıyoruz ve hep birlikte ve tek tek kınıyoruz, yine kınıyoruz, yeniden kınıyoruz, hep kınadık, hep kınayacağız, nokta, nokta, nokta.

Asıl mesele siyaset ise, bırakın konuşalım; “Ülkemiz ateş çemberinde, dört bir yandan saldırı altında mı?”, Peki neden? Bizi kıskandıkları için mi, neden herkes birdenbire bu ülkeye düşman kesildi? “Türkiye yükselen bir yıldız olduğu için, İslam dünyasının umudu” olduğu için önü mü kesilmek isteniyor? Başına gelenleri önleyemeyen bir ülke nasıl yedi düveli kıskandıran, husumetlerini çeken güçteydi de birdenbire bu hale düştü? Biz soralım iddia sahipleri doğru dürüst izah etsin. Velev ki tüm iddiaları doğru, öyle olsun, peki ne yapacağız bu şartlar altında? “Birlik ve beraberlik” içinde bu ülkenin düşmanları ile mücadele mi edeceğiz? Edelim elbette ama hangi birlik beraberlik? Ülkenin ana muhalefet partisinin teröre destekçilikle itham edildiği, yılın sonunun gazeteci arkadaşımız Ahmet Şık’ın tutuklanması ile lehimlendiği, iktidar çevresinin kendisi dışında herkesi tehdit ve hakarete boğduğu bir ülkede ne birliği, ne beraberliği?

Terörü kınama konusunda birlik beraberlik içinde olmamak zaten mümkün değil, o insanlık görevi, peki bir adım ötesi? Anlaşabilmeyi bırakın, hangi asgari müşterekler etrafında, serbestçe tartışıp konuşabiliyoruz? İktidar çevresi, ülkenin selametinin Cumh

Bu haberler de ilginizi çekebilir