Bunaltıcı sıkıntılar

1983 Kasımında Konya’ya Büyükkoyuncu Hizmet Vakfı’nın başına müdür olarak geldim. 1976’dan 1983’e kadar İzmir İnönü Lisesi’nde Din Bilgisi ve Ahlak Dersi öğretmeni olarak vazife yapmıştım. Öğretmenliği çok seviyordum. Konya’ya da öğretmen olarak gitmek istiyordum. Acaba Ankara’dan böyle bir tayin yaptırabilir miyiz diye, Şerafettin Kocaman Abiyle beraber Din Eğitim Genel Müdürlüğüne gittik. Oradaki Genel Müdür o zaman Şerafettin Ağabeyin İlahiyattan samimi arkadaşı imiş; acaba onunla görüşürsek, bu isteğimiz yerine gelir mi düşüncesiyle gitmiştik. Samimi arkadaşım dediği o kişi bizi çok soğuk karşıladı. Onun odasında otururken, içeri bir öğretmen girdi. Eskiden onun talebesiymiş. Her sene Din Bilgisi öğretmenlerinin bazıları üç aylarda vaiz olarak Almanya ve diğer Avrupa ülkelerine gönderiliyormuş. O da bunlardan birisiymiş. Genel müdür ona: “Oralarda asla Süleymancı, Nurcu gibi cemaatlerden insanlarla görüşmeyecek, çaylarını bile içmeyeceksiniz. Unutmayın oralarda üç Türk’ten biri devletimizin adamıdır. Ne yapıp ne işlediğiniz derhal bize bildirilir!” dedi. Öğretmen öyle korktu ki, “Hocam onların selamlarını bile almayacak mıyız?” dedi. O da “Tabii o kadar olur, selamlarını alabilirsiniz” dedi.
Ben Şerafettin ağabeye, “Onun bu sözleri bize mesaj!.. Hemen kalkıp buradan gidelim” dedim. Oradan hemen ayrıldık.
Konya’ya geldiğimde, İzmir İmam-Hatip ve İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden tanıdığım bazılarının maalesef benim için, “Bunun burada ne işi var?” derecesine bir havada olduklarını, hatta İmam-Hatip’te bazı öğrencilerin yine bazı öğretmenlerin yönlendirmesiyle Sızıntı dergisini, “Allah’tan, Peygamberden açık açık bahsetmeden, sinekten, böcekten, arıdan, örümcekten bahseden bir dergi!” diye yırtıp yırtıp çöpe attıklarını öğrendik. Çok ağırımıza gitti. Aynen aynı Asr-ı Saadette olduğu gibi “Bu Kur’an ayetlerinde Allah; inekten, sinekten, arıdan, örümcekten misal vermekle neyi murat ediyor?” (Bakara Suresi 26. Ayet) diyenlere benziyorlardı. Allah’ın sanatları ve nimetleri üzerine bir saat tefekkür, bir sene nafile ibadetten hayırlı olduğu hadis-i şeriflerde ifade edilmesine; Kur’an ayetlerindeki kainatın Allah’ın bir kitabı olduğunu ifade eden ayetlerin göklerden, yerden ve içlerindeki Cenab-ı Hakk’ın harika sanat eserlerinden bahsederken hep “Ve min âyâtihî… Ve min âyâtihî…” “Yani (Kainat kitabının) ayetlerindendir. Allah’ın mucizelerindendir…” diye dikkatleri çektiği ortada iken; Bakara Suresi’nin ismi (kurban edilen) ineği ifade ettiği, Nahl (Arı), Ankebut (Örümcek) sureleri bulunduğu halde İlahiyat mezunu İmam-Hatip öğretmenlerinin kışkırtması ile Kur’an, Tefsir ve Hadis dersleri okuyan İmam-Hatip talebelerinin bu hırçın tutumları çok kaba ve çok düşündürücü idi. Nevşehir’deki yurdumuzun Müdürü Mehmet Bey’in kardeşini İmam-Hatip öğrencisi olarak niye yurtta kalıyorsun diye kaç kez dövmüşlerdi. Bu düşmanlığa bir mana veremiyorduk, aklımız hiç almıyordu. Şimdi şu süreçte iktidarı ele geçiren bu siyasetin temsilcilerinin yaptıkları zulümler, ta o günlerin devamlarıdır.
Tekrar Kur’an’ın bu sanat harikası canlılardan bahsetmesinin hikmetlerine dönecek olursak: Bakara Suresi 26. Ayetinin tamamının meali şöyle: “Allah, gerçeği açıklamak için bir sivrisineği, hatta onun üstünde olan bir şeyi misal getirmekten çekinmez. İman edenler onun Rablerinden gelen hak olduğunu bilirler. Ama inkâr edenler ise, ‘Allah böyle misal vermekle ne murad ediyor’ derler. Allah bu misali ile birçoklarını şaşırtıp dalalete atar, yine onunla birçoklarını da hidayet edip yola getirir. Ancak bununla fasıklardan (günahlar işlemekle Allah’a itaat çizgisinden çıkanlardan) başkasını şaşırtmaz.”
Her bir günahtan küfür ve inkara giden bir yol vardır. Eğer günahtan sonra nedamet getirip tövbe istiğfar ile bir temizlik yapılmazsa kalbe siyah bir nokta vurulduğunu hadis-i şerifler ifade ediyor. Bir, bir daha derken Allah muhafaza simsiyah kesilip küflenip çürüyen kalbe Allah mühür vuruyor: “Hatemullah” (Bakara Suresi 7. ayet).
Haset ve fesatla Hizmet-i İmaniye ve Kur’aniye’de gayret edenlere haksızlık ve zulüm yapılır ve bundan dönülmezse Allah muhafaza bunun sonunun ne olacağını Allah bilir. Allah insaf ve izan versin...
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

TÜRKMEN TERZİ

ARİF ASALIOĞLU

ABDULLAH AYMAZ

KADİR GÜRCAN







