'Bunca adaletsizliğe ve kör diktatörlüğe karşı direnmek ahlaki bir görevdir'

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Haziran 10 2025
Paylaş
X Post
15 Temmuz sonrası yaşanan hukuksuz süreçte mağdurlara hukuki destek veren Belçika'nın köklü hukuk bürolarından VS ADVOCATEN’in sahibi avukat Walter van Steenbrugge, Linkedin hesabından dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. "Bunca adaletsizliğe ve kör diktatörlüğe karşı direnmek ahlaki bir görevdir" diyen Avukat Steenbrugge mağdur ve mazlum Hizmet Hareketi gönüllülerine hukuki destek vermeye devam edeceklerinin altını çizdi.
Türkiye tarihinin en karanlık günlerinden biri olan 15 Temmuz'un yıl dönümüne az bir süre kaldı. Yüzbinlerce insan iktidarın hukuksuz uygulamalarına maruz kaldı. İnsan haklarının ihlal edildiği süreçte mağdurlara hukuki destek veren önemli kuruluşlardan biri de Belçika'nın köklü hukuk bürolarından VS ADVOCATEN oldu. 

15 Temmuz7un yıl dönümü yaklaşırken bu önemli hukuk bürosunun sahibi sahibi avukat Walter van Steenbrugge, Linkedin hesabından bir paylaşımda bulundu. 

Yazısında iktidar tarafından 15 Temmuz 2016'dan Hizmet Hareketi'nin sorumlu tutulduğunu ancak bunun asılsız olduğunun kısa sürede ortaya çıktığını vurgulayan avukat Steenbrugge, mağdur insanların yanında hukuk mücadalesi vermenin ahlaki bir görev olduğunu belirtti. 

Siyasetçilerin Erdoğan iktidarının  hukuksuzluklarına siyasi kaygılarla sessiz kaldığını vurgulayan Avukat Steenbrugge'nin yazısı şu şekilde: 


"Sanki dün gibi ama yakında dokuz yıl olacak.

Temmuz 2016'da Bordeaux yakınlarındaki güzel bir sahil şeridi olan Arcachon sahilindeydim.

Daha sonra, Belçika’da Fehtullah Gülen'le irtibatlı Fedactio Derneği'nin Başkanı İbrahim Anaz'dan bir telefon aldım.

Benden, hapse atılma korkusuyla Türkiye'den çıkan yüzlerce üyeleri için acil hukuki yardım ve tavsiye istedi.

Gülen grubu, Erdoğan tarafından 15 Temmuz 2016'daki başarısız darbe girişiminden sorumlu tutuldu ama daha sonra bunun asılsız olduğu ortaya çıkacaktı.

Bırakın adil yargılanmayı, hiçbir ciddi suçlama bile yapılmadan on binlerce insan özgürlüğünden mahrum bırakıldı ve işkence gördü. Mallarına el konuldu, aileleri parçalandı ve yerel