'Burdan en son biz çıkarız'

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Ocak 15 2018
''Erdoğan, Saygılı ve ekibinden 15 Temmuz'un aktörlerinden daha çok nefret ediyor çünkü Erdoğan'ın takındığı "dindar-dürüst" maskesinin düştüğü tarihtir 17 ve 25 Aralık. Yakup Saygılı bir Silivri akşamında bu satırların yazarına şunu demişti: 'Buradan en son biz çıkarız.'''
Cevheri Güven / Kronos.news

17 ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarını yürüten hemen herkes ya hapiste ya da sürgünde.

Silivri’de kaldığım iki ayda, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük yolsuzluk operasyonunu yürütenlerden hapiste olanların, yani Mali Şube polislerinin tutulduğu hücrelerin karşısında kaldım.

İstanbul Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı’yı 10 dakikalık aileyle telefon görüşmesi hakkımı kullanmak için hücremden çıkartıldığımda gördüm ilk kez.

Yan tarafımdaki ankesorlü telefondan getirmesini istediği kıyafetleri tarif ediyordu. “Onu almazlar canım” sözleriyle Silivri’deki mavi, lacivert gibi tonlardaki kıyafet yasaklarını izah etmeye çalışıyordu eşine.

Gün boyu tek başınıza tutulunca konuşmayı unutacakmışsınız gibi geliyor. Birkaç kelimeyle de olsa sohbet etmek için yollar yöntemler aramaya koyuluyorsunuz. Bağırmak akla ilk gelenlerden.

Yakup Saygılı ile sohbetlerimiz işte böyle bağırarak başladı.

Saygılı üç ayrı kilitle kapatılan hücre kapısının ardından, ben de karşısındaki odamın havalandırma boşluğundan bağırıyordum.

Böylece bazen ailelerimizden, bazen hukuki durumlarımızdan, bazen memleket meselelerinden üç beş dakika bağrışıyoduk. Fazlasına nefeslerimiz yetmiyordu.

O günlerde Can Dündar da tutuklanmış ve Yakup Saygılı’nın çapraz hücresine konulmuştu. Saygılı, Can Dündar’ın “Erdoğan’ın En Uzun Günü” belgeseli ve 17/25’le ilgili yazı dizisini övmüş, dava dosyasına delil olarak sunduğunu anlatmıştı.

Yakup Saygılı çok saygıdeğer biri. 15 yıla yakın Ankara gazeteciliği yapmış ve onlarca bürokratla tanışmış biri olarak Yakup Saygılı’nın gördüğüm en saygın devl

Bu haberler de ilginizi çekebilir