Can Dündar, İsveç gazetesine yazdı
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Salı, Ocak 19 2016
MİT TIR'ları soruşturması kapsamında tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, İsveç'te yayımlanan Dagens Nyheter'a Türkiye'deki gazetecilerin durumunu ve medyaya yönelik baskıyı yazdı. Türkiye'nin basın özgürlüğü sıralamasında 149. sıraya gerilediğine dikkat çeken Dündar, gazetecilere baskının suçüstü yakalanan hükümetin paniğinden kaynaklandığını belirtti.
MİT TIR'ları soruşturması kapsamında tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, İsveç'te yayımlanan Dagens Nyheter'a Türkiye'deki gazetecilerin durumunu ve medyaya yönelik baskıyı yazdı. Türkiye'nin basın özgürlüğü sıralamasında 149. sıraya gerilediğine dikkat çeken Dündar, gazetecilere baskının suçüstü yakalanan hükümetin paniğinden kaynaklandığını belirtti.
Can Dündar'ın Dagens Nyheter'e yazdığı yazı şöyle:
"Bu yazıyı İstanbul'daki bir cezaevinden yazıyorum.
Kasım sonundan beri tutukluyum.
Türkiye cezaevlerindeki 33 gazeteci tutukludan biriyim. Benimle birlikte halen 250'ye yakın meslektaşım yargılanıyor.
Bu sicille Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında -Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün verilerine göre- 180 ülke arasında 149. sırada bulunuyor. Katar'ın, Afganistan'ın, Sudan'ın gerisinde...
Tahmin edebileceğiniz gibi bunun nedeni Türkiyeli gazetecilerin aniden suça bulaşması değil, Türkiye'nin eleştiriye tahammülsüz bir iktidarın eline düşmesi...
Erdoğan yönetimi, medya özgürülğünü baskı, sansür ve ağır cezalarla boğma siyaseti izliyor.
Kendi örneğimi özetleyeyim:
Genel Yayın Yönetmeni olduğum Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınladığım bir haberden dolayı "casusluk" iddiasıyla yargılanıyorum.
Haber, Suriye'deki radikal İslamcı gruplara silah taşıyan Türk istihbaratına ait TIR'ları belgeliyordu. Bu, illegal bir sevkıyattı. Hükümet de yalanlayamadı. Onun yerine haberin, ulusal güvenliği ilgilendiren bir "devlet sırrı"nı ele verdiğini belirtti. Erdoğan, bir TV yayınında "Bu haberi yapan, bedelini ağır ödeyecek. Yanına bırakmam onun" diyerek beni doğrudan tehdit etti. Uzun süredir Erdoğan'ın kontrolüne giren yargı mekanizması devreye girdi ve tutuklama kararı verdi.
Bu yazıyı, tutukluluğumun 50. gününde yazıyorum. Henüz iddianame yazılmadı; ama bizzat şikâyetçi olan Erdoğan'ın iddiaları, iki kez müebbet hapis yatmamı gerektiriyor.
Bu öfkenin asıl nedeninin haberle suçüstü yakalanan bir
Can Dündar'ın Dagens Nyheter'e yazdığı yazı şöyle:
"Bu yazıyı İstanbul'daki bir cezaevinden yazıyorum.
Kasım sonundan beri tutukluyum.
Türkiye cezaevlerindeki 33 gazeteci tutukludan biriyim. Benimle birlikte halen 250'ye yakın meslektaşım yargılanıyor.
Bu sicille Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında -Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün verilerine göre- 180 ülke arasında 149. sırada bulunuyor. Katar'ın, Afganistan'ın, Sudan'ın gerisinde...
Tahmin edebileceğiniz gibi bunun nedeni Türkiyeli gazetecilerin aniden suça bulaşması değil, Türkiye'nin eleştiriye tahammülsüz bir iktidarın eline düşmesi...
Erdoğan yönetimi, medya özgürülğünü baskı, sansür ve ağır cezalarla boğma siyaseti izliyor.
Kendi örneğimi özetleyeyim:
Genel Yayın Yönetmeni olduğum Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınladığım bir haberden dolayı "casusluk" iddiasıyla yargılanıyorum.
Haber, Suriye'deki radikal İslamcı gruplara silah taşıyan Türk istihbaratına ait TIR'ları belgeliyordu. Bu, illegal bir sevkıyattı. Hükümet de yalanlayamadı. Onun yerine haberin, ulusal güvenliği ilgilendiren bir "devlet sırrı"nı ele verdiğini belirtti. Erdoğan, bir TV yayınında "Bu haberi yapan, bedelini ağır ödeyecek. Yanına bırakmam onun" diyerek beni doğrudan tehdit etti. Uzun süredir Erdoğan'ın kontrolüne giren yargı mekanizması devreye girdi ve tutuklama kararı verdi.
Bu yazıyı, tutukluluğumun 50. gününde yazıyorum. Henüz iddianame yazılmadı; ama bizzat şikâyetçi olan Erdoğan'ın iddiaları, iki kez müebbet hapis yatmamı gerektiriyor.
Bu öfkenin asıl nedeninin haberle suçüstü yakalanan bir
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Yasadışı bahis baronu, 'Ersan Şen pişmanlığını' anlattı2.THY, İran seferlerini iptal etti!3.Mustafa Yeneroğlu, üç harbiyeli genç kadını ziyaretinde, kaybolan toplumsal vicdanı nasıl izlediğini anlattı4.'Cebimizden 5 kuruş çıkmayacak' denmişti: Şehir hastaneleri kara delik oldu!5.İstanbul Baro yönetimi beraat etti!
6.Borsa İstanbul’da manipülasyon soruşturması: 15 kişi tutuklandı7.Karayip Denizi'nde sıcak dakikalar! ABD askerlerinden bir tankere daha operasyon8.Dönerciden terör örgütü çıkarmaya çalışanlar 1 yıldır iddianame uyduramadı!9.Rıza Akpolat ‘rüşvet’ iddiasından yeniden tutuklandı!10.Savcılık ABB konser dosyası tahliyelerine itiraz etti!

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ








