Cemal Uşşak Beyin ardından...

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cumartesi, Ağustos 27 2016
Geçtiğimiz günlerde vefat eden Cemal Uşşak Beyin ardından Yazar Arhan Kardaş Zaman Avrupa'gazetesinde bir yazı kaleme aldı
Mâşûkuna kavuşan Uşşâklardan Cemal Uşşâk…
Daha yeni işittim, âşıklardan bir âşık daha Cemâlullah’a yürümüş gitmiş. Taksiratına kefaret bir kanser marazı,  onu maşukuna sürümüş gitmiş. Hakkında haksız bir sürgün kararı, gurbet ufkunda bir garip olarak gitmiş. Hizmet yolunda koşmuş, koşturmuş, imanlı bir mustarip olarak gitmiş.
‘Kurtar kayd-ı sivâdan aç artık nikâbını! Katında bir nim u nigâha geldim ben fakir’ duasıyla Efendiler Efendisine ulaşmak istiyordu ve öyle de uçup gidip inşallah O’nun sinesine sarıldı. Şahsen tanıdığım, hürmetle, taktirle sevegeldiğim bu âhirzamanın barış elçisine hayattayken yeterince vefalı da olamamıştım. Madem şimdi rahmete uçmuş, hepimizin sırasını beklediğimiz vuslat uçuşunda sırasını savmış, duaların yanında hakkında bir kaç kelime etmek boynumuza borç olmuş. Vefa borcumuzu ödemez ama hiç olmazsa ötede bizim için bir itizar dilekçesi olur ümidiyle tuşluyorum bu satırları.

Cemal Uşşak ağabeyle 2001’li yıllarda Diyalog çalışmaları vesilesiyle tanıştım. Onun sesi gibi, ruhu da kadife misali insanı okşar, en sert fıtratları dahi kendine ram ederdi. Muhatabını çok iyi tartar, herkesin seviyesine göre konuşur, Bursalı olsa da bir İstanbul beyefendisine taş çıkartacak derecede nezaket ve nezahet gamzederdi. Georges Marovitch Efendiyi, Kardinal Ferhad’ı ve daha nice Hıristiyan dünyasının önemli ismini onun vesilesiyle tanımıştım. Kendisiyle en son vicahi görüşmemiz Almanya’da bir Muharrem yasında olmuştu. Hüseyn-i Kerbela’yı anlatırken gözleri dolmuş, hepimizin de bam tellerine dokunmuştu. İçtendi, samimiydi, vefalıydı. 2007 senesinde Avusturya televizyonu için bir belgesel çalışmasını organize etmiştik. Tüm organizasyonda onun payı vardı. Bunun gibi yüzlerce projeye danışmanlık yapmış, tarihi iftirakların toplumu pasta dilimleri gibi parçaladığı ülkemizde ortak paydalarda insanları cem etme türünden dağ gibi bir yükü omuzlamıştı Cemal ağabey.

O ahir zamanın hem nur-i iman hem de nur-u hayat cereyanların

Bu haberler de ilginizi çekebilir