'Çıldırmak üzereyim... Ben şimdi ne yapayım?'

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Perşembe, Mart 30 2017
Türkiye'nin dört bir tarafından gelen mağdur mesajlarını biriktirdiğini belirten Sözcü Gazetesi yazarı Emin Çölaşan, 16 Nisan'ı işaret ediyor
Sevgili okurlarım, Türkiye'nin dört bir yanındaki hapishanelerde yatmakta olan tutuklulardan her gün ortalama bir veya iki mektup alıyorum.

Bunlar el yazısıyla yazılan, hepsi de imzalı olan ve cezaevi yönetimlerinin denetiminden geçip önceden okunmuş mektuplar. Bazılarını yazanlar isminin açıklanmasını istemiyor, bazıları ise açıklama izni veriyor.
O mektupları biriktiriyorum. Zamanı gelince güvenilir ve aklı başında bir gazeteci arkadaşıma verip kendi adına kitap yapmasını isteyebilirim.

* * *

Elime dün geçen son mektubu Ankara Sincan Cezaevi'nde “Darbecilikten (!)” tutuklu uzman çavuş Yusuf Kenan Deniz yazmış, özetliyorum:
“Koğuşta gazetenizi her gün takip ediyor ve heyecanla bekliyoruz. Ankara'da 28. Mekanize Piyade Tugayı'nda görevli uzman erbaşlarız ve aynı yerde Mehmetçik erlerimizle birlikte tutukluyuz. O gece 16 tankla birlikte Genelkurmay'a gittik. Orayı koruma emri almıştık. Tek kurşun bile atmadık ve teslim olduk. 8-10 gün boyunca görmediğimiz muamele kalmadı. Durumu hakim bey'e arz ettik. 

‘Suçlu olduğunuzu düşünmeyin arkadaşlar, ben sizi bir aylığına tedbir amaçlı tutukluyorum' dedi.

Bugün itibarıyla sekiz ay bitti. Çoğumuzun görev süresinden çok cezaevi hayatı oldu. Darbenin ne demek olduğunu biz burada öğrendik çünkü bunu bilmeye yaşımız bile yetmiyor.”

Mektup şöyle devam ediyor:

“Erlerimiz pırlanta gibi, vatana hizmet için gelmiş tertemiz çocuklar. Bu vatanın çocuklarına bunlar yapılır mı?
Hepimiz Anadolu'nun gariban ailelerinin çocuklarıyız. Biz vatanımıza ve devletimize asilik etmedik. Komutanlarımızı da biz seçmedik. Devletimiz başımıza kimleri atadı ise onların emrine mutlak itaat edeceksiniz dedi ve biz onu yaptık. Efendim bizim niyetimiz ve amacımız kötü olsaydı 16 tank ile neler yapılmazdı, lütfen bunu bilsin her

Bu haberler de ilginizi çekebilir