Çocuklara Kur'an Öğretme

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Çarşamba, Haziran 2 2021
“Ey kardeşler! Madem Cenab- Hak, kemâl-i rahmetiyle bizi Kur’an-ı Hakime hizmetkâr kabul ettiğini gösterir bir tarzda bizi muvaffak ediyor. Biz de merhametine, inayet ve tevfikine dayanıp o nûrânî merkez etrafında kuşatıcı bir daire olmaya çalışmalıyız."
Safvet Senih | samanyoluhaber.com
Çocuklara Kur'an Öğretme

Bu mektupta Hâfız Ali Ağabey 29. Mektub’un 3. Kısmının 9. Meselesinden bahsediyor. Bu 9. Meselede şöyle deniliyor:  “Ey kardeşler! Madem Cenab- Hak, kemâl-i rahmetiyle bizi Kur’an-ı Hakime hizmetkâr kabul ettiğini gösterir bir tarzda bizi muvaffak ediyor. Biz de merhametine, inayet ve tevfikine dayanıp o nûrânî merkez etrafında kuşatıcı bir daire olmaya çalışmalıyız. (...) Evvelâ, her birimiz, evlâdı varsa, en az bir evladına, yoksa kabiliyetli başka bir çocuğa Kur’an’ı öğretmeliyiz. Kendi öğretmese de öğretmek için himâye ve teşvik vâsıtasıyla birisini yetiştirmeli. İkinci olarak: Kardeşlerimizde Arapça yazısı varsa çok güzel olmak şart değil, tayin ettiğimiz tarzda bir-iki cüz yazmaya gayret etmek. Arapça yazısı olmayanlar, onlara yani, o yazanlara ciddi yardım etmek lâzım gelir. Üçüncü olarak: Bize fikirleriyle, kalemleriyle yardım etsinler. Buldukları Kur’anî meziyetleri bize bildirsinler. Çünkü umum kardeşler nâmına bu mühim mesele ortaya konuluyor. Bir-iki şahsın haddi değil, bunu çevirebilsin.”
Hâfız  Ali Ağabeyimiz  Üstad’a diyor ki: “Ey Muhterem Üstadım, 29. mektubun 3. Kısmının 9. Meselesinde emir buyurulan Kur’an hizmetinden hissesine iki erkek ve bir kız çocuğu da düşmüş imiş... Aynı emri alıp gelirken düşünüyordum; acaba, akraba taallukatımda çocuklar var, hangisini seçeyim? Benim bu düşünceme mânen denilmiş ki, ‘Ha Ali! Kendi başına buyruk değilsin. Onu seçmek başka kapıya aittir.’ Üç gün sonra Yaşar ve Necati isminde iki çocuk, bana hem refik, hem ders arkadaşı geldi ve bir derece onlara kalfa olarak tayin edildim. Çocuklar harfleri tam bilmedikleri için bazan yazı ile, bazan kitaptan gösteriyorum. Bir ay sonra Kur’an okumaya başladılar.”

“Mübarek Üstadım, bu hususu çok düşünüyordum ki; lâakal bir-iki senede Kur'ân okumağa liyâkat kesbedilirken, me'mûlun hilâfında meydana gelen emr-i azîm kimseye verilmez, ancak

Bu haberler de ilginizi çekebilir