DEM Parti’den ‘yeni anayasa’ açıklaması: Kürtler hariç yazarak normalleşemezsiniz
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Cuma, Mayıs 10 2024
Bir grup gazetecinin sorularını yanıtlayan DEM Partili Kılıç Koçyiğit, iktidar ile CHP arasında son dönemde gündemde olan normalleşme sürecinin ‘Kürtlerin hariç tutulması durumunda’ hayata geçemeyeceğini belirtirken, yeni anayasa çalışmaları hakkında ise “Bir şans verilmesi gerekiyor. AKP'ye değil, yeni bir anayasa yapma meselesine bir şans verilmesi, bunun ortamının zorlanması gerekiyor” dedi. Koçyiğit, Kurtulmuş ile yapılan görüşmeden de detay paylaştı.
Bir grup gazetecinin sorularını yanıtlayan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, son günlerde herkesin farklı bir 'normalleşme' algısı bulunduğunu ve bu meselenin toplumsal kamplar üstünden okunduğunu belirterek, bunu şöyle açıklıyor:
DW Türkçe’den Gülsen Solaker’in aktardığına göre Koçyiğit, şunları söyledi: "Bunun en çarpıcı örneği; cezaevinde çok sayıda siyasi mahpus var ve rehine pozisyonundalar bizim açımızdan. Ama cezaevindeki hukuksuzluklar üzerinden söz kurulduğunda bu sadece Osman Kavala ya da Gezi tutukluları üzerinden kuruluyor. Bunun kendisi bir çifte standart. Normalleşeceksek eğer öncelikle muhalefetin dilinden başlayarak normalleşmeye başlanması gerek. Yani siz Kavala'yı söylediğinizde Demirtaş'ı, Yüksekdağ'ı ya da Kışanak'ı söylemiyorsanız orada zaten bir normallik algısı oluşturmuyorsunuzdur."
Koçyiğit, bunu söylerken sadece DEM Parti için değil tüm antidemokratik uygulamalar için bir normalleşmeden bahsettiğini söyleyerek, bu kapsam altında yargıdaki hukuksuzlukların yanı sıra İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması gibi konuların da sayılabileceğini belirtiyor.
‘AKP-MHP, MUHALEFET GÖMLEK BİÇİYOR’
AKP ile MHP ittifakının sadece kendi tabanını konsolide ederken aynı zamanda muhalefete de bir gömlek biçtiğini ve bir söylem sınırı çizdiğini ifade eden Koçyiğit, "Ne yazık ki muhalefet özellikle geçmiş dönemlerde hep o sınırlara hapsoldu. Hep o sınırlar içerisinde siyaset yaptı ve o anlamıyla biz hep bir 'öteki' olduk. Hem iktidarın ötekisiydik ama aynı zamanda muhalefetin de ortak fotoğraf vermekten çekindiği bir partiydik" diyor.
CHP’NİN KAYYUM TUTUMU
CHP'nin şu anda kayyumlarla ilgili eskiye kıyasla daha net bir tutum izlemesini ‘kıymetli’ bulduklarını da söyleyen Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu gerçekten çok kıymetli bir şey. Sadece DEM Parti olduğu için kıymetli değil. Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından çok kıymetli. Çünkü tüm anti demokratik uygulamalar önce bize yapılıyor; ses çıkmayınca ve topl
DW Türkçe’den Gülsen Solaker’in aktardığına göre Koçyiğit, şunları söyledi: "Bunun en çarpıcı örneği; cezaevinde çok sayıda siyasi mahpus var ve rehine pozisyonundalar bizim açımızdan. Ama cezaevindeki hukuksuzluklar üzerinden söz kurulduğunda bu sadece Osman Kavala ya da Gezi tutukluları üzerinden kuruluyor. Bunun kendisi bir çifte standart. Normalleşeceksek eğer öncelikle muhalefetin dilinden başlayarak normalleşmeye başlanması gerek. Yani siz Kavala'yı söylediğinizde Demirtaş'ı, Yüksekdağ'ı ya da Kışanak'ı söylemiyorsanız orada zaten bir normallik algısı oluşturmuyorsunuzdur."
Koçyiğit, bunu söylerken sadece DEM Parti için değil tüm antidemokratik uygulamalar için bir normalleşmeden bahsettiğini söyleyerek, bu kapsam altında yargıdaki hukuksuzlukların yanı sıra İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması gibi konuların da sayılabileceğini belirtiyor.
‘AKP-MHP, MUHALEFET GÖMLEK BİÇİYOR’
AKP ile MHP ittifakının sadece kendi tabanını konsolide ederken aynı zamanda muhalefete de bir gömlek biçtiğini ve bir söylem sınırı çizdiğini ifade eden Koçyiğit, "Ne yazık ki muhalefet özellikle geçmiş dönemlerde hep o sınırlara hapsoldu. Hep o sınırlar içerisinde siyaset yaptı ve o anlamıyla biz hep bir 'öteki' olduk. Hem iktidarın ötekisiydik ama aynı zamanda muhalefetin de ortak fotoğraf vermekten çekindiği bir partiydik" diyor.
CHP’NİN KAYYUM TUTUMU
CHP'nin şu anda kayyumlarla ilgili eskiye kıyasla daha net bir tutum izlemesini ‘kıymetli’ bulduklarını da söyleyen Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu gerçekten çok kıymetli bir şey. Sadece DEM Parti olduğu için kıymetli değil. Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından çok kıymetli. Çünkü tüm anti demokratik uygulamalar önce bize yapılıyor; ses çıkmayınca ve topl
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Nefret operasyonu: 81 kişi gözaltına alındı2.Flash Haber... Cumhurbaşkanı başdanışmanı yolsuzluk iddiasıyla istifa etti3.Boydak ailesinden Elif Boydak Bozdağ da cezaevine konuldu4.550'den fazla can kaybı, 11 bine yakın gözaltı... İran'da durum ağırlaşıyor5.Kasım Garipoğlu'nun şoförü itirafçı oldu: Elinde 25 kişilik ünlü listesi var
6.Trump’tan İran'a sert mesajlar: 'Çok güçlü seçenekler var, harekete geçmemiz gerekebilir'7.Skandal iddia: Diyanet 1400 TÜGVA üyesinin umre masraflarını ödedi8.AKP'ye katılan milletvekili bu sefer Erdoğan'ın fotoğrafına asker selamı verdi9.Kara Kuvvetleri'nde ihale soruşturması: Askerler dahil çok sayıda kişiye gözaltı!10.Ukrayna savaşında tarafların uzlaşmaz tutumları: 2026 yılında barış olur mu?

TÜRKMEN TERZİ

ARİF ASALIOĞLU

ABDULLAH AYMAZ

KADİR GÜRCAN

ŞERİF ALİ TEKALAN
ÇOK OKUNAN HABERLER

Nefret operasyonu: 81 kişi gözaltına alındı

Flash Haber... Cumhurbaşkanı başdanışmanı yolsuzlu...

Boydak ailesinden Elif Boydak Bozdağ da cezaevine ...

550'den fazla can kaybı, 11 bine yakın gözaltı... ...

Kasım Garipoğlu'nun şoförü itirafçı oldu: Elinde 2...


