Dink'in öldürülmeden önceki son haftasını anlattı

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cuma, Ocak 19 2018
Taner Akçam, Hrant Dink'in öldürülmeden önce "Atalarımı bu ülkede istememişlerdi, öyle görülüyor ki şimdi beni de istemiyorlar" dediğini ve bir ceza alması halinde 1915'te atalarının izlediği yoldan Türkiye'yi terk etmeyi planladığını söyledi.
Taner Akçam / Ahvalnews.com
Hrant’ın öldürülmeden önceki son projesi: 1915 yolculuğu!

Aradan geçen 11 yıldan sonra onun hakkında ne yazabilirim, hangi anımı anlatabilirim bilemiyorum.

O Türkiye’nin Martin Luther King’i dir. Sadece Ermenilerin tarihte yaşadıkları acıların dile getirilmesinin bedelini ödemiş bir insan değildir Hrant. 

O, kaldırımda altı çatlak ayakkabısı ile Türkiye’nin geçmişinde yaşanmış acıların ve geleceğe ilişkin umutların sembolüdür. 

Demokrasi ve insan hakları mücadelesinin simgesidir. Ayakkabının altındaki o çatlak sanki vereceği filizi bekler gibidir.

Bilmem katılır mısınız? Sağcı, solcu, Müslüman, laik, Alevi, Kürt, Türk fark etmiyor. Türkiye insanının büyük bir kısmı onun adı geçince başını öne eğiyor. Karşı söyleyeceği bir şey varsa bile söylemiyor, susuyor ve saygı duyuyor.

Çok düşündüm bunun üzerine. Niçin bu böyle diye?

Benim cevabım o, Türkiye insanının vicdan yarasıdır. En derinlerimizde bir yerde var olduğunu bildiğimiz ama bir türlü dile getiremediğimiz suçluluğumuzdur; utancımızdır.

Ayakkabı altındaki yarık sanki bu vicdan yarasını sembolize eder gibidir.

Hayatta iken büyük bir yalnızlığa mahkûm edilmişti Hrant ve bu içine itildiği yalnızlığın ve terk edilmişliğin kurbanı oldu.

Onu her hatırladığımızda yüreğimizin cız etmesinin en temel nedeni budur.

Bu vicdan yarasını en derinde hissedenlerden birisiyim.

2006 Aralık ayı idi. İstanbul’a indiğimde, doğrudan yanına gittim, “gel başımın belası”, dedi.

“Gene iş açtın başıma, hakkımızda suç duyurusu var yazından dolayı.” Ocak 4’ünde ifadeye çağrılıyordum. Ankara’ya anamın yanına gideceğimi biliyordu. 

Bu haberler de ilginizi çekebilir