'Diriliş Misali'

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Şubat 19 2019
''Hiç bir zaman şımarmamamız ve asla karamsarlığa da kapılmamamız için, devamlı kalbimizin Cenab-ı Hakla irtibatlı olması, onun hikmetlerini görüp seyretmesi, bu fani dünyaya sahip olmaya değil, şahit olmaya geldiğinin şuurunda olması icap eder. ''
Abdullah Aymaz / samanyoluhaber.com
Diriliş Misali

Kur’an-ı Kerim, Mağara Yaranının bulunduğu mekanı ve içindekilerin hayret veren vaziyetlerini anlattıktan sonra 300 sene sonra uyandırılmalarını “Baasnâhüm ifadesiyle haber veriyor. Sanki “basu ba’de’l-mevt” öldükten sonra diriltme gibi bir kelime ile anlatıyor. Bu bir DİRİLİŞ… Mahşere, haşir ve neşire bir misal…

“Böylece onları diriltip uyandırdık: Uyanınca birbirlerine sor sorsunlar diye… İçlerinden biri arkadaşlarına ‘Burada ne kadar kaldınız?” Arkadaşları ‘Bir gün veya daha az bir süre kaldık’  dediler. Arkasından dediler ki, ‘Burada ne kadar kaldığımızı Allah hepimizden iyi bilir. Şimdi şu gümüş para ile birinizi şehre gönderin de en temiz yiyeceği kimin sattığına baksın, birazını size getirsin. Fakat dikkatli olsun da kesinlikle burada olduğumuzu hissettirmesin. Çünkü eğer hemşehrileriniz, sizi ele geçirirlerse, ya taşa tutarak öldürürler veya kendi dinlerine döndürürler ki, o takdirde bir daha iflah olmazsınız.”  (18/19-20)

Onların tanınmasına sebep, pazara inenin elinde bulunan 300 sene önceye ait para idi. Artık Dekyanus despotunun dönemi çoktan geçmişti. Tiranların işi bitmişti. Bu yeni bir dönemdi. Bu durumu öğrenen pazara gönderdikleri arkadaşları, tekrar mağaraya dönüp onlara olup biteni anlattı. Halkın onlara bakışı gibi onlar da heyecana kapıldılar, hatta dehşete kapıldılar. Çünkü, “Şehri terk etmelerinin üzerinden çok uzun bir zaman geçtiğini, çevrelerindeki dünyanın artık değiştiğini, daha önce karşı çıktıkları, aynı şekilde alışık oldukları şeylerden eser kalmadığını, kendilerinin asırlar  önce yaşamış bir kuşağa mensup olduklarını, insanların nazarında ve duygularında şaşkınlık uyandıran garip insanlar olduklarını, kendilerine normal insanlar gibi davranmalarının mümkün olmadığını, kendilerinin mensup oldukları kuşağa bağlayan bütün yakınlıkların, münasebetlerin, duyguların, g

Bu haberler de ilginizi çekebilir