'Ekonomide bir devrin sonu'

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Perşembe, Temmuz 5 2018
Son açıklanan haziran verileri enflasyonun son 14 yılın en yüksek seviyesine çıktığını gösterirken, gıdadan yiyecek ve içeceğe her alanda zam üstüne zam yağıyor.
İşsizlik çift hanelerden inmezken, fabrikalar kapanıyor, yoksulluk gün geçtikçe daha da artıyor. Birgün gazetesi'nden Yağmur Öztürk, ayak sesleri duyulan ekonomik krizin etkileri, yansımalarını ve önümüzdeki dönemlerde yaşanabilecek olası gelişmeleri ekonomi yazarı Uğur Gürses ve Prof. Dr. Osman Altuğ ile konuştu.

Türkiye ekonomisinin 2003-2004 yıllarına geri döndüğünü belirten Gürses, “Görünen o ki bir devrin sonu bu. Bol para döneminin sonuna gelindi. Dolayısıyla muhtemelen kurdan fiyatlara geçişkenlik daha yüksek oranda seyrediyor gibi görünüyor. Türkiye bol para döneminde uzun yıllar enflasyon meselesini idare etmeye çalıştı. Şimdi bol para dönemi bitince daha sert vurmaya başladı. Giderek acı reçeteye doğru ilerliyor. Yani daha yüksek faiz, daha sıkı maliye politikası gerektiren bir fotoğrafa doğru gidiyor. Bu tabii işsizlik, ekonomik daralma ve muhtemelen durgunluk dönemine sokacak bizi” dedi.

Enflasyon yoksulu vurdu

Gıda fiyatlarına özellikle dikkat çekmek gerektiğini ifade eden Gürses şöyle konuştu: “Gıda grubundaki enflasyon yüzde 19. Bunun özellikle dar- düşük gelirli insanların harcama sepetinin ağırlıklı gıda ve barınmaya ait olduğu düşünülürse, bu enflasyonun daha çok yoksulu vuran bir enflasyon olduğu söylenebilir”

Gürses, ithal malların gıda fiyatlarına olan etkisini şu sözlerle aktardı: “Satın aldığımız birçok mal ve hizmetin içinde aslında ithal mallar var. Domatesi taşımak için kamyona ihtiyacımız var, kamyonu çalıştırmak için akaryakıta ihtiyacımız var. Akaryakıt fiyatları arttığı zaman ister istemez gıdaya uzanan zincirdeki fiyatlar da artıyor. Türkiye, - düşük ya da yüksek- ithal mallarla üretim yaptığı için, kurdaki artış otomatik olarak fiyatlara geçiyor.”

‘İşsizlik yükselecek’

Gürses, enflasyon

Bu haberler de ilginizi çekebilir