Evet, hiçbir zalim yoktur ki sonu perişan olmasın...

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Çarşamba, Ocak 30 2019
Bu konuda söylenebilecek neredeyse her şey söylendi. Üstelik kelam erbapları tarafından. Sadece bugün için de değil…
“BENİM ÜMMETİMİ ZALİMDEN KORKAR GÖRDÜĞÜN ZAMAN, ONA “SEN DE ZALİMSİN” DEMELİSİN.

ONLAR ARTIK DİRİLERİ YANINDAN AYRILMIŞ, ÇÖLLERİN ORTASINDA KALMIŞ MANEVİ OLAN BİR ÖLÜ GİBİDİRLER.”

HZ. MUHAMMED (ASM)

NACİ KARADAĞ - TR724.COM 

Biliyorum bu konuda söylenebilecek neredeyse her şey söylendi. Üstelik kelam erbapları tarafından. Sadece bugün için de değil… Günümüz çağdaş mütefekkirleri ve basireti açık olanlar süreci iyi okuyup söylenmesi gerekenleri söyleyerek vazifelerini çoktan yaptılar. Bundan sonra hükmü kader verecek, Murad-ı İlahi ne ise, o gerçekleşecek.

Sadece bugünün âlimleri değil, geçmişin uluları da sanki bugünü görmüşçesine yazıp söylemişler. Ne ki, dinleyen, ders ve ibret alanlarla ilgilidir tarihin hükmü. Bize düşen söylenenleri bir nevi tekrarlamak ve tekrar tekrar hatırlatmaktan başka bir şey değil.

Bugün de öyle yapacağız.

Önce iyi olan haberi vereyim. Zulmün sonu hakikaten yaklaştı. Zulmün ömrünün boyu epeyce kısaldı. Nereden mi biliyorum? Elbette tarihi tekrariyetten ve geçmişte yaşanan benzer hadiselerden. Adetullah’tandır; zalimin zulmü zirve yaptığı andan itibaren inişe geçer ve sonu yaklaşır. İkincisi, mazlum görülebilecek olan tüm zulümleri gördü neredeyse. Bu sebeple zalim, her ne kadar yeni zulümler için oyun içinde oyun planlasa da bundan sonrasında karşısına çıkacak olan kurban kitlesi, başka formatta olacak ve belki de, zalime musallat olacak başka zalimlerle karşılaşacağız belki.

Ancak zalimin sonunu getirecek diye zulmün dozunun artmasını talep etmekten de sakınmak lazım.

Bu haberler de ilginizi çekebilir