[ Fikret Kaplan ]Evrensel Bir Ramazan, Sığmazdı Dar Sınırlara…

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Cuma, Nisan 30 2021
Samimi insanların gayretleriyle, saygının, sevginin ve insanî münasebetlerin yeniden canlandığı ülkeye ne olmuştu böyle?

FİKRET KAPLAN-SAMANYOLUHABER.COM

“İşte sana, onların kendi yolsuzlukları yüzünden ıpıssız kalan yurtları!..” 
(Neml, 52)


Kendisini bir garip hissediyordu… Bilmediği, tanımadığı…pek de uğramadığı bir diyara gelmişti sanki. Bir başka hüzünlüydü.

Hayır, hayır… burasıydı. Her yıl gök kapılarının ardına kadar açıldığı o mübarek zamanda bir ay misafir olarak kaldığı yer tam da burasıydı. 

Cenâb-ı Hakk’ın, her gece dünya semasına indiği, kullarına sonsuz teveccühte bulunduğu o zamanları nasıl unutabilirdi. İnsanlara melekuti âlemin kapılarının sonuna kadar aralanacağı o lütuf günlerini…  

Misafir kaldığı müddetçe orada geçen haftaları, günleri değil; bir tek saati dahi anlatamazdı. Nasıl anlatabilirdi ki, o masum ve samimi insanların benliğine sinen, derinlemesine ruhlarında yaşanan o Ramazan saatlerini… Manevi hazlarıyla ötelerle buluşan hayatın Cennet gecelerini… 

İnsanlara, ebedi hayatlarını kazanma yolunda bir ay rehberlik yapmak için geldiği bu topraklarda nedense bir tuhaftı… Kaç yıldır her geldiğinde daha da bir gariplik hissediyordu zaten… Güya gözleri açacaktı nefsin tuzaklarına, hakikatlerin yüzüne… ebedi saadet alemine. 

İnsanlığın hamisi olma gibi büyük bir misyonu eda etmiş Anadolu topraklarında hep misafir olmuştu halbuki…Bir başka ağırlanmıştı bu şehitler diyarında… Çok farklı değer verilmişti…  

Ama şimdi bir yabancılık ve yalnızlık hissediyordu nedense… 

Allah korkusunun sökülüp atıldığı kalplere ne verebilirdi acaba? Haksızlık karşısında eğilen, yıkılan…bir menfaate sükutu tercih eden insanların kendisinden faydalanacağı bir şey olabilir miydi? 

Cansız cenazeler haline gelmiş bir memleketin mezar taşlarına ne kadar etkisi olabilirdi? 

Bu haberler de ilginizi çekebilir