Gözaltına alınıp serbest kalan akademisyenler: Barışı savunmaya devam edeceğiz


'Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin bildirisine imza attığı için gözaltına alındıktan adliyede serbest bırakılan Kocaeli Üniversitesi'nde görevli akademisyenler, barışı savunmaya devam edeceklerini söyledi.

Geçen cuma günü, 'Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin bildirisine imza attığı için gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen Kocaeli Üniversitesi'nde görevli 19 akademisyen serbest bırakılmıştı. Akademisyenler adına ortak açıklamayı, kendisi de gözaltına alınan isimler arasında bulunan Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu yapmıştı.

"Korkuyla bizleri susturmak mümkün değil" diyen Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, "Bizler devletimizden barış içerisinde yaşama hakkını, bu toplumsal hakkı talep ettik. Talep etmeye de devam edeceğiz. Ta ki bu sağlanana kadar. Biz imzalarımızın, sözümüzün arkasındayız." demişti. Hamzaoğlu, gözaltına alınan isimlerin hırsızlık, yolsuzluk yapmadığını belirterek, şunları kaydetmişti: "Bizler Kocaeli Üniversitesi'nde büyük bir bölümü eğitim, bir kısmı sağlık alanında görev yapıyoruz. Binlerce öğrenci yetiştirdik. Bu ülkeye pek çok meslek grubundan insan kazandırmış öğretim elemanlarıyız. Hastalarımızın tedavisiyle, sağlığının korunmasıyla ilgili olduk bu zamana kadar. Doğal olarak da bu yurtta, bu ülkede insanlar nasıl yaşıyor, hepimizin bu özelliği üzerinden sorumluluğudur. Hiçbirimizin kaçak hasta bakıyor diye bugüne kadar bir soruşturması çıkmamıştır. Bu grup içerisinde hiçbirimizin herhangi bir hırsızlığa, yolsuzluğa adı karışmamıştır. Hakkında bu anlamda bir söz duyamazsınız. Bizler bu özelliklerimizle varız. O bakımdan korkuyla bizleri susturmak mümkün değildir. Bizler devletimizden barış içerisinde yaşama hakkını, bu toplumsal hakkı talep ettik. Talep etmeye de devam edeceğiz. Ta ki bu sağlanana kadar. Biz imzalarımızın, sözümüzün arkasındayız."

Gözaltına alının serbest kalan bazı akademisyenler, bir kanala yaptıkları açıklamalarda uygulamaya tepki gösterdi. Doç. Dr. Aynur Özuğurlu, tepkisini şöyle dile getirdi: "İnsan öldürenler, tehdit edenler,akademisyenlerin kanıyla banyo yapacağız diyenler, kadın katilleri hepsi dışarıda ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor. Biz bu ülkenin basitçe barış isteyen insanları olarak, akademisyenleri olarak sabahın köründe derdest edilip içeriye alınıyoruz. Bu kabul edilebilir bir şey değil."

Prof. Dr. Ümit Biçer ise bildiriyle imza atması nedeniyle sabahleyin fakültede gözaltına alındığını belirterek, "Bütün bu akademisyenler tek bir şeyin altını imza attı. Barış talebini dillendirdi. Bir an önce yaşanan hukuksuzlukların bitmesini talep etti. Çatışmasızlığa geri dönmenin bu ülkenin çıkar yolu olduğunu ifade etti. Yalnızca akademisyenler olarak değil, bu ülkedeki vicdan sahibi bütün insanların aynı yerde durması gerektiğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr Nilay Etiler de böyle bir uygulamayı beklemediklerini anlattı. Etiler, şunları kaydetti: "Biz özellikle Kocaeli Üniversitesi Senatosu'nun açıklamış olduğu kararla bunu bekliyorduk. Ancak bunun başka bir şekilde yapılabileceğini de düşünüyordum. Bu şekilde gözaltı süreci olmadan bu soruşturma yürütülebilir elbette. Ama soruşturmada bizi savcılığa davet etseler biz yarım saatlik ifademizi o zaman da daha insani koşullarda yapabilirdik."

Doç. Dr. Derya Keskin Demirer de gözaltını hem beklediklerini hem beklemediklerini belirterek,"Bir yanıyla beklediğimiz bir yanıyla beklemediğimiz bir şeydi. Aslında beklememiz gereken bir şeydi. Üzüldük. Bir daha böyle bir şeyi yaşamamayı diliyoruz. Hiç kimse yaşamasın. Biz sadece barış bildirisinin altına imza atmıştık. Buradan hiç olmadık sonuçlar çıkararak bizi buralara kadar getirdiler." diye konuştu.

Doç. Dr. Yücel Demirer ise yapılanların Türkiye'ye yakışmadığını dile getirdi. Demirer, "Türkiye'nin bu tür gözdağı ile hukukun bir araç gibi kullanılmasıyla kaybedeceği artık bir enerjisi yok. Savcılığın karşısına şüpheli sıfatıyla çıkarılmak son derece teknik bir uygulama iken, bunu yerdi yurdu adresi belli kişilerin kapısına ekipler gönderilerek yapılması bir gözdağı vermektir. Bunlar orta çağa yakışan yöntemler olabilir. Ama 21. yüzyıla yakışmıyor. Biz tabi ki vazgeçmeyeceğiz. Biz bugün bizi tutuklayanların, biz bugün bizi şeytanlaştıranların, terörist ilan edenlerin çocukları için de barışı istedik. Barış için kendi adıma çok umutluyum." dedi.



CİHAN
<< Önceki Haber Gözaltına alınıp serbest kalan akademisyenler: Barışı... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER