Gücün genetiğindeki taşkınlık

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Perşembe, Kasım 20 2025
Paylaş
X Post
Samanyoluhaber.com yazarlarından Safvet Senih yeni köşe yazısını "Gücün genetiğindeki taşkınlık" başlığı ile kaleme aldı.
         “Biz insanlara Cenab-ı Erhamürrahimin tarafından VİCDAN  denen bir  MEVHİBE  bahşedilmiş ki, bu bize verilen en büyük nimetlerimizden biridir. Vicdan, insanı meleklerin önüne geçirecek kadar güçlü ve bir o kadar da önemli bir mekanizmadır. Öyleyse bizler davranışlarımız itibariyle hep vicdanımızın mevcudiyetini hissettirecek ölçüler içinde kalmalıyız. Bu itibarla da, bize kötülük edenlere aynı ile mukabele etmemeliyiz. Zira  ‘vicdan insanına’  Kur’an, kötülüğü iyilikle savmayı emretmektedir.

         “Herkes (hatta canlı) karakterine, düşünce yapısına ve ahlâkî anlayışına göre hareket eder… Hareketlerimizin karakterlerimizin aynası olduğunu unutmamalıyız… Yılan ısırır, akrep sokar, canavar saldırır ve köpek salya atarsa, kınanmazlar; ‘Onların karakterlerinin gereğidir’ denilir. Aynı zamanda mesela köpeğin bize karşı takındığı tavırla, bizi ısırması veya paçalarımıza saldırmasına karşılık bizim de ona aynı şekilde karşılık vermemizi gerektirmez… Gerektirmez zira biz o değiliz…

         “Savaşlarda hissiyatı daima MANTIK’ın önüne geçiyor. Tabiî neticede de insanî ve evrensel değerler bütünüyle unutulabiliyor. Kalıcı rahatsızlıklara sebebiyet veren ve nesiller boyu karşı ülkeyi hatta bütün insanlığı tehdit  eden hastalıklara sebep olan  NBC, atom bombaları, nükleer ve kimyevî silahlar böyle bir ruh hâletiyle kullanılıyor.

         “Evet, gücü, kuvveti ellerinde bulunduranlar, temsil ettikleri güce, kuvvete  güvenerek, her zaman problemleri güç kullanma yoluyla çözmeyi tercih ettiklerinden çok defa mantık ve muhakemeyi kulak  ardı edegelmişlerdir. Bence böyle bir şey, mükemmel  dönemlerde bile en masum  kişilerin masum olmayan  hatalar işlemesine sebep olmuştur.