İçişleri Bakanlığı'ndan sülale boyu SKANDAL fişleme

İçişleri Bakanlığı, 28 Şubat’ta bile benzeri görülmeyen bir fişlemeye imza attı. Belgelere göre, bakanlık memur adaylarını akrabaları ile birlikte fişledi.

İçişleri Bakanlığı'ndan sülale boyu SKANDAL fişleme

Hala, teyze, dayı, amca, hatta üvey akrabaların bile özel hayatı didik didik edildi. Kimin hangi cemaat, parti veya görüşe mensup olduğu belirlenerek ‘referans’ listeleri hazırlandı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndaki ‘111’ kodlu fişleme rezaletinin ardından bir skandal da İçişleri Bakanlığı’nda ortaya çıktı. Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı, memur adaylarını yakın ve uzak akrabaları ile birlikte fişlemiş. Daha önce bir hacker grubu tarafından ele geçirilen ve kısmen sosyal medyaya yansıyan fişleme belgelerinin ayrıntıları, insanların özel hayatının hiçe sayıldığını gösteriyor. 2010 yılında Anayasal suç haline getirilen fişleme örneklerinden bazısı şöyle: “K.K.: Abisi, Alperen Ocakları üyesi şahıslardan; Üvey amcası, 2006 yılında DTP üyesi, 2011’de BDP üyesi. B.Ö.C.: Erkek kardeşi, 2013’te Çankırı’da Gezi Parkı eylemlerine katıldı. B.K.: Teyzesi, 1992’de EĞİT-SEN üyesi oldu. K.M.: Dayısı Tuğba Vakfını Kurucu Üyesi, Kırşehir Ahi İşadamları Derneği üyesi. S.Y.: Dedesi hakkında 1998’de PKK’ya yardım ve yataklıktan işlem yapıldı.” Söz konusu fişleme raporlarının yeni polis alımlarında kullanıldığı belirlendi. Belgelerden polislerin AKP’li vekiller ve İçişleri Bakanlığı bürokratlarının referansıyla seçildiği anlaşılıyor.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndaki ‘111’ kodlu fişleme skandalının bir benzerinin İçişleri Bakanlığı tarafından yapıldığı ortaya çıktı. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) İstihbarat Dairesi Başkanlığı, polis adaylarının aile fertlerini tek tek fişlemiş. Daha önce sosyal medyada yayınlanan fişleme belgelerinin ayrıntıları, Anayasa’nın nasıl ihlal edildiğini de gözler önüne seriyor. Yüzlerce polis adayı hakkında, anne, baba, amca, dayı, kız kardeş ve üvey akrabalara varıncaya kadar fişleme raporları tutulmuş. Öğrencilerin isimlerinin karşısına, ‘Alperen Ocakları üyesi, üvey amcası DTP üyesi, Ülkü Ocakları üyesi, dedesi hakkında PKK’ya yardım yataklıktan işlem yapıldı’ şeklinde notlar düşüldüğü ortaya çıktı. Söz konusu fişleme raporlarının yeni polis alımlarında da kullanıldığı belirlendi. Fişlenen adayların çoğu keyfi sebeplerle elenirken polis kontenjanlarının referans gösterenlerle doldurulduğu ifade ediliyor. Belgelerden, yeni alınan polislerin çoğunun AKP’li vekiller ve İçişleri Bakanlığı bürokratlarının referansıyla yerleştirildiği anlaşılıyor.              

12 Eylül 2010 tarihinde kabul edilen Anayasa referandumu ile fişleme, anayasal bir suç haline getirildi. Ancak iktidar, ‘yeni Türkiye’ söylemiyle anayasal suç olan fişlemeye aralıksız devam ediyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndaki ‘111’ kodlu fişleme skandalının bir benzerinin İçişleri Bakanlığı tarafından yapıldığı tespit edildi. Bunun son örneği İçişleri Bakanlığı tarafından alımı yapılan polis ve komiser yardımcılığı sınavında yaşandı. Binlerce üniversite öğrencisi ve mezun olan gençler, polis olmak için başvuruda bulundu. EGM İstihbarat Dairesi Başkanlığı ekipleri ise başvuruda bulunan gençlerin sözde ‘paralel yapı’ ve farklı gruplarla irtibatı olup olmadığını belirlemek için hummalı bir çalışma yaptı. Yapılan değerlendirmelerde polis adaylarından ziyade bütün aile bireyleri fişlemeye maruz kaldı.

Daha önce sosyal medyada yayınlanan konuya ilişkin belgelerin ayrıntıları, hukuksuzluğun boyutunu da gözler önüne seriyor. Fişleme raporlarına göre adayların aileleri tek tek fişleniyor, isimlerinin yanına özel hayatlarına dair notlar düşülüyor. Bu kapsamda polis adayı B.M. için, “Dayısı 2011 yılında insan sağlığına zararlı maddeleri içeren sütleri kanunsuz olarak satmaya çalıştığı şeklinde bilgi bulunmaktadır.” deniliyor. G.G. isimli bayan ise amcasıyla ilgili incelemeye alınmış: “Amcası 1980’li yıllarda THKO terör örgütü faaliyetlerine katıldığı ve hüküm giydiği şeklinde bilgi yer almaktadır.”

Gazi Üniversitesi Tarih mezunu Ö.D.’nin isminin karşısında ise Alperenler Ocağı üyesi olduğu bilgisi yer alıyor. K.K. isimli şahıs da amcasının yaptığı bazı işlemlerden dolayı işleme tabi tutuluyor. Hakkında tutulan fişleme notlarında ağabeyinin Alperenler Ocağı üyesi olduğunun altı çiziliyor. Ayrıca şahsın üvey amcasının da 2006 yılında DTP üyesi olduğu, 2011’de ise BDP’den siyaset yapmaya başladığı belirtiliyor. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan fişlemelerde sadece sözde ‘paralel yapı’ mensupları değil, toplumun bütün katmanlarının fişlendiği gözlerden kaçmıyor. Bunlardan birisi de K.G. isimli polis adayı. Ülkü Ocakları üyesi olduğu ve farklı tarihlerde eylemlere katıldığı aktarılıyor. Fişleme sadece gencin kendisiyle ilgili değil. K.G., ablasının Türkiye Komünist Partisi üyesi olmasından dolayı fişlenmiş. Gençlerle ilgili tutulan diğer fişleme bilgileri ise belgelere şöyle yansıyor:



DEDESİNİN İŞLEDİĞİ SUÇTAN TORUNU SORUMLU

S.Y.: “Dedesi hakkında 1998 yılında PKK’ya yardım ve yataklık etmekten işlem yapıldı. Teyzesinin eşiyle ilgili de terör örgütü PKK faaliyetlerinden işlem yapılmıştır. Teyzesi de 2011 yılında PKK liderinin doğum günü kutlamasına katılmıştır.  

F.O.: Dayısı 1999 yılında Fethullah Gülen grubuna mensup olan Battalgazi Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu üyesi olduğu şeklinde bilgi yer almaktadır.

M.K.: Dedesi 2009 yılında nitelikli şekilde kasten adam öldürmeden, silahlı yağmadan ve basit yaralamadan mahkumiyet almıştır.

Y.Y.: Ülkücü görüşe mensuptur. Babası Kızılcahamam MHP ilçe yönetiminde.

S.P.: Ülkücü görüşe müzahir şahıslardan olduğu yönünde bilgi bulunmaktadır.

A.Ş.: Kuzeni 2006 yılında Sinop ilinde SDP ve paralelinde faaliyet gösteren TKKKÖ’nün sempatizanıdır. Örgütün gençlik kampına katıldığı belirlenmiştir.

F.Ç.: Geçmiş dönemde Sincan Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı başkanlığı yapmıştır. 2012 yılında da üniversiteler masa başkanlığına getirilmiştir.

İ.H.: Amcası hakkında 2000 yılında terör amaçlı örgüte üye olma suçundan işlem yapılmıştır. Ancak UYAP kayıtlarında bilgisi yoktur. 

Fişleme raporları, memur alımında kullanılıyor

Skandal belgede polis teşkilatına alımlarda fişlemenin yanı sıra AKP yakınlarına torpilin yapıldığı da gözler önüne seriliyor. Polis teşkilatına özel notlarla gönderilen yüzlerce isme AKP bürokratları referans oluyor. Mersin Milletvekili Ahmet Tevfik Ozan’ın, Polis Teşkilatı Başkanı Yılmaz Çolak’a gönderdiği notta şu ifadeler yer alıyor: “Sayın başkanım, kurumunuz FYO mülakatına katılacak olan adaylarımızın isimleri, vatandaşlık numaraları aşağıda belirtilmiştir. Kişilere referans olduğumu belirtir, bu konuda ilgi ve yardımlarınızı rica ederim.”

AKP’li vekillerden ‘referans’ mektupları

Belgeler bunlarla da sınırlı değil. Kimi milletvekillerinin referans olduğu isimler listeler boyu sıralanıyor. AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop, Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal ve Abdullah Erin, onlarca kişiye referans olan isimlerden sadece birkaçı. Torpil listelerinde referans olarak adı geçenler arasında kimler yok ki, Mardin Milletvekili Muammer Güler, İçişleri Bakanlığı Bakan Danışmanı Abdullah Erin, Tokat Milletvekili Zeyid Aslan, Konya Milletvekili Harun Tüfekçi ve daha pek çok ilin milletvekilinin adı listelerde yer alıyor. Torpilin belgesi bunlarla da sınırlı değil. Listeler halinde gönderilen isimlerin hangi merciye iletildiğine dair de ayrıca notlar düşülmüş. Gönderilen torpil belgelerine dair ‘Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çolak’a iletildi’ şeklindeki notlar da dikkat çekiyor.

Zaman
<< Önceki Haber İçişleri Bakanlığı'ndan sülale boyu SKANDAL fişleme Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER