Polis ve jandarma üzerinde kurulan yeni kumpas planı

Bugün gazetesi yazarı Adem Yavuz Arslan, son zamanlarda Adana'da yaşanan TIR hadisesiyle ilgili çarpıcı detayları ve yeni kurulan kumpas planını köşesine taşıdı.

Polis ve jandarma üzerinde kurulan yeni kumpas planı



İşte Adem Yavuz Arslan'ın 'Ankara Adana hattında yoğun mesai' isimli köşe yazısı;

Ankara Adana hattında yoğun mesai

Bir önceki yazıda başkent merkezli 'kumpas hazırlıkları'nı anlatmış, 'Sahte ve sipariş dosyalarla cadı avı geliyor' demiştim.
Maalesef, isminde 'Adalet' olan ve bunca yıl 'adaletsizliklerden çok çeken' iktidar partisi resmen adaletin canına okuyor.

17 Aralıkla birlikte Türkiye'de hukuk kalmadığı için skandallar artık kanıksandı. Hatta dün AKP'yi ipten alan, defaatle 'hayat öpücüğü' veren AYM Başkanı Haşim Kılıç bile hukukun üstünlüğünü hatırlattığı için iki günde linç edildi.

Yakında ajan yaftası dahi diyebilir.
 
Adana 'kumpas üssü'ne dönüşüyor 
 
Başkent hararetli olduğu için gündemde fazlaca yer bulamıyor ama Adana'da 'tuhaf şeyler' olmaya devam ediyor.

Kestirmeden söylemek gerekirse, polis ve jandarma üzerinden girişilen kumpas başarılı olamayınca plan yenilendi. Önümüzdeki günler 'vatanseverlik faaliyetlerinin zirveye çıkacağı günler' olabilir.

Olayın daha iyi anlaşılabilmesi için önce biraz hafızaları tazelemekte fayda var.

Malum olduğu üzere 2014'e TIR krizi ile girmiştik.

1 Ocak günü Hatay/Kırıkhan'da Suriye yönüne giden bir TIR ihbar üzerine Adana TMK Savcısı Özcan Şişman'ın talimatıyla jandarma tarafından durdurulmuştu.

Aracın kendilerine ait olduğunu söyleyen MİT görevlileri izin vermeyince aranamamış, savcı Şişman'ın yetkisi HSYK tarafından kaldırılmıştı.

TSK, olayın ardından 'TIR ile ilgilimiz yok' açıklaması yaparak mealen 'Biz bu işte yokuz' demişti.

Daha sonra ortaya çıktı ki, çiçeği burnunda Adalet Bakanı Bozdağ ve müsteşarı Kenan İpek başsavcıyı arayarak baskı yapmış.

Bakan ve müsteşar hakkında fezleke düzenlenip Adalet Bakanlığı'na yollandı.

Bakan Bozdağ, kendisi hakkındaki fezlekeyi bir süre inceledikten sonra 'Doğrudan TBMM Başkanlığı'na gönderilmeliydi' diyerek iade etti.

Fezlekeler Adana ve Ankara arasında mekik dokudu.

Adana Başsavcılığı bu kez fezlekeyi doğrudan TBMM'ye yolladı. Ancak bu kez de TBMM Başkanlığı fezlekenin 'Adalet Bakanlığı üzerinden gelmesi gerektiğini' söyleyerek iade etti.

Bu arada 19 Ocak'ta 2. TIR vakası yaşandı.

İhbar üzerine Adana TMK Savcısı Aziz Takçı Ceyhan'da 3 aracı durdurdu. Ancak MİT görevlileri araçtaki malzemelerin kendilerine ait olduğunu beyan etmeleri üzerine araç yoluna devam etti.

TIR'lara dokunan savcılar yandı. 

Adana Başsavcısı Süleyman Bağrıyanık tenzili rütbeyle Antalya'ya yollanırken savcılar Ahmet Karaca ve Aziz Takçı görevden alındı.

Savcı Ali Doğan ise TMK başsavcı vekili olarak atandı. 

Başbakan'ın 'vatansever savcı' dediği Doğan'ın atanmasından sonra ilginç gelişmeler yaşandı.

TIR'lar ve MİT'çiler ile ilgili takipsizlik verildi. Ardından yine içinde mühimmatla yakalanan otobüs hakkında da takipsizlik kararı çıktı.

Sonra 'ihbarı değerlendirip araçları kontrol etmek isteyen' jandarmaya operasyon başladı.
Savcı Doğan, ihbarı yapan jandarmalar için 'Evlerini arayın' talimatı verdi.

Ancak Ankara özgürlük hakimi, savcı Doğan'ın arama talebini 'delillerin yetersizliği' nedeniyle reddetti.

Bu karara yapılan itirazı da üst mahkeme reddetti.

Ardından Adana özgürlük hakimi de Ali Doğan'ın tutuklama talebini reddetti.

Buna rağmen iki askeri Adana'ya getirten Ali Doğan, tutuklanmaları için mahkemeye sevk etti. Mahkeme askerleri serbest bıraktı.

Üst mahkemeye yapılan itiraz da geri döndü.

Yani ısrarla tutuklanmak istenen askerlerle ilgili hem Ankara hem Adana adliyesi 'Deliller yetersiz' diyordu

Ancak savcı Doğan, Facebook hesabı ile gündem olan hakim İbrahim Sağır'ın nöbetçiliğinde askerlerin tutuklanmasını sağladı. Sosyal medya paylaşımları ile dikkati çeken hakim Sağır, usulsüz dinleme iddiasıyla 6 polisi de tutukladı. 

İtiraz üzerine hem jandarmalar hem de polisler serbest kaldı. Ardından da haklarında 56'şar yıl hapis istemiyle kamu davası açıldı.
 
Azim dikkat çekici
 
Türkiye'deki yargı işleyişi hakkında hiçbir bilgisi olmayanlar bile Adana'daki bu 'azmi' fark edebiliyor.

Başbakan'ın 'vatansever bir savcı' dediği Ali Doğan bu arada Adalet Bakanı Bozdağ hakkındaki fezlekelerle ilgili 'delil yetersizliğinden' takipsizlik kararı verdi.

Takipsizlik kararında savcı Doğan'ın tüm suçlamaları adeta savunma dilekçesi mantığı ile tek tek ele alması da hukukçuların dilinde. 

Savcı Ali Doğan'ın Bozdağ hakkındaki takipsizlik kararı bir üst mahkeme tarafından bozuldu. Daha önce 'deliller yetersiz' diyen Doğan şimdi mecburen fezleke hazırlayıp TBMM'ye yollamak zorunda.

Bir hayli zaman geçmiş olmasına rağmen fezlekeyle ilgili bir gelişme yok.

Başkentte 'Burada hiçbir şey gizli kalmaz' denir. Nitekim Adana Başsavcısı Doğan'ın sık sık Ankara'ya gelip Adalet Bakanlığı'nda görüşmeler yaptığı da sır değil.

Kulislerde savcının önümüzdeki günlerde yapacağı 'vatanseverlik faaliyetleri' kapsamında görüşmeler yaptığı konuşuluyor.

Sonuç itibariyle 17 Aralık'ta Türkiye'de hukuka darbe yapılmıştı. Şimdi helvası karılıyor.

<< Önceki Haber Polis ve jandarma üzerinde kurulan yeni kumpas planı Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER