EN SON HABER: (09:25) Bu fotoğraf dava dosyasına gir...     EURO: 1,9530 - 1,9550    DOLAR: 1,2640 - 1,2650
 

BAZILARI TARAFINDAN POLİTİZE EDİLEREK AYAĞA DÜŞÜRÜLMEK İSTENİYOR

İnsaf, dinin yarısıdır - TIKLA DİNLE
Tesettür meselesinin son günlerde bilhassa bazıları tarafından politize edilerek ayağa düşürülmek istendiğine esefle şahit oluyoruz.

İslam'ın en küçük emrini bile hafife almak dinen çok sakıncalıdır. Tesettür, gerçi dinin esasını teşkil eden imanî meselelerden değildir; İslâm'ın beş şartı arasında da yer almaz. Fakat Kur'an'ın açık emridir.



Farziyeti, hem Kur'an'la, hem Sünnet-i sahiha ile, hem de 14 asırlık İslâm tarihindeki uygulamalarla sabittir. Nur Suresi 31. âyetinde mü'min kadınların başlarını, boyunlarından ve göğüslerinden de açık bir yer bırakmayacak şekilde örtmeleri emredilmektedir. Kur'an-ı Kerim, bununla iktifa etmemiştir. Düşünün ki, Peygamber Efendimiz'in pak zevceleri, hükmen bütün mü'minlerin anneleridir. Peygamberimiz'den sonra da kendileriyle evlenmek bütün mü'min erkeklere haram kılınmıştır. Böyle iken, yani onlar bütün mü'min erkeklere haram iken, Ahzab Sure-i celilesi 59. âyetinde sadece mü'min kadınlara değil, Peygamber Efendimiz'in pak zevcelerine, annelerimize, bütün mü'minlerin annelerine de, "Dış örtülerini, cilbablarını üzerlerine salsınlar" şeklinde, Sünnet-i sahihanın ve İslâm tarihindeki bütün uygulamaların ortaya koyduğu üzere, el, ayak ve mezheb-i Hanefiye'de yüz dışında bütün vücudun bol bir elbise ile örtülmesi emredilmektedir. Arz edildiği gibi, başın tamamını içine alacak şekilde tesettür emri, yalnız Kur'an-ı Kerim'le değil, aksine hiçbir ihtimal vermeyecek şekilde Sünnet-i sahiha ile ve İslâm tarihindeki uygulamalarla sabittir. Bu hususta müfessirler, muhaddisler, fakihler arasında farklı ve aykırı görüş belirten olmamıştır.

Belki günümüzde bir kısım kimselere şirin gözükmek ve fantastik düşüncelerle kendilerini ifade etmek için baş örtüsünün Kur'an'ın emri olmadığını iddia eden ilâhiyatçılar da vardır. Fakat, bu mevzuda Kur'an'ın emri, tarih boyu hiçbir müfessirin farklı mülâhazada bulunmadığı ölçüde açıktır. Meselenin mütehassısı olan ve dini bugünlere kadar bize taşıyan on binlerce müfessir, muhaddis ve fakihin yanında, Peygamber Efendimiz ve vahyin ilk muhatapları olan Sahabe-i Kiram başta olmak üzere 14 asırlık İslâm tarihinde bütün Müslüman nesillerce ittifakla uygulanabilmiş bir hükme muhalif birkaç günümüz ilâhiyatçısının bazı garezlere bağlı görüşleri hiçbir değer ifade etmez.

Kaldı ki elfaz-ı küfrü anlatanlardan İmam Birgivi'nin Tarikat-ı Muhammediye şerhi Berika isimli kitabın sahibi Hâdimî, elfaz-ı küfrü saydığı yerde şöyle demektedir: Efendimiz'den açık nasla gelen hususlar şöyle dursun zayıf dahi olsa O'na nispet edilen şeyi hafife almak dinen çok mahzurludur. Mesela "Efendimiz şundan hoşlanırdı." ifadesine karşılık birisi, "O hoşlanırdı ama ben hoşlanmıyorum." derse küfre düşer. Bir insan o tür bir şeyden hoşlanmayabilir. Ancak burada mesele Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)'e nispet edildiği için, bir kimsenin böyle bir tepkisi, Allah Resulü'nü hafife almak gibi değerlendirileceğinden böyle bir tepki o kişiyi küfre götürür.

Tesettürü hafife alanlarla tartışmayın

Bir de doğrudan doğruya Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)'in eliyle tahkim edilmiş bir mevzuda, "Hayır bu öyle değil de böyle olmalı" diyen kimse de küfre düşer. Binaenaleyh "Bu zamanda tesettür olur mu?" diyen bir insanın durumu tehlikelidir. Ancak, "Bu zamanda kadını ille de siyah çarşafa sokmanın bir manası yoktur" deme aynı değildir. Çünkü tesettür, ne çarşaftır, ne mantodur, ne de başka bir şey; tesettür, kadının tepeden tırnağa, başka erkekleri tahrik etmeyecek şekilde kapanmasıdır. Bu siyahla olabileceği gibi beyazla, maviyle veya pembeyle de olabilir. Ancak şu bilinmelidir ki, zati tesettürü inkâr veya hafife alma dine karşı çıkma sayılır.

Ne var ki bu mevzu fazla kurcalanarak insanlar küfre zorlanmamalıdır. Her şeyden önce akidenin iyice güçlendirilmesi gerekir. Evet, insanlarda dinî duygu ve düşünce öyle râsıh hale gelmelidir ki, onlar dine ait herhangi bir meseleyi konuşurken başlarında kuş varmış gibi konuşmalı, onu uçurup kaçırırım diye ödleri kopmalıdır. Evet evvela, insanları bu hale getirmek gerekir. Laubali bir insanla, dinin teferruatına ait meseleler konuşulmaz. Böyle bir kişi meseleyi keser atar ve dalalete düşer. Bu sebeple tesettürü hafife alan kimseyle münakaşaya girişilmemelidir. Zira böyle bir insanın derdi daha büyüktür; büyüğü bırakıp daha alttaki konularda münakaşa ve tartışma, maksadın aksiyle sonuçlanır.

Meselenin bir diğer yönü de şudur: Tesettürün, zamanla, mekânla, şartlarla hiçbir alakası yoktur. İnsan acaip bir kılık ve kıyafet de giyse yine kafası çalışabilir. Mesela diyelim ki bir ülkede kadın erkek herkes başlarına kalpak giymektedir. Bu ülkede başına kalpak giyen kimse aptallaşmamış, aptallaşmak bir yana sanayisi ve tekniğiyle çok ileriye gitmiş de olabilir. Düne kadar Avrupa başını kapatıyordu. Onların başlarını kapatmaları, gelişmelerine mani olmadı; açılıp saçılmaları da daha farklı bir performans sergilemelerine...

Ayrıca ben, medeniyet mefhumuyla da bu meseleyi telifte zorlanıyorum ve "Medeni insan açık gezer." sözünü kabul etmiyorum. Medeniyet, eski devirlere nispeten onlardan uzak olmak, onların tarz-ı hayatından berî olmak ise, tam aksini düşünmek de mümkündür. İslam, tesettürü getirmiş; tesettür, kadını bir manada daha cazip hale getirmiş, içlerde ona karşı hürmet hissini güçlendirmiş ve zamanla o kadının sevdiği bir kıyafet haline gelmiştir. Diğer bir açıdan eğer medeniyet, çok eski devirlere ait şeylerden uzaklaşma ise, bugünkü durum, İslam'dan evvel cahiliye devrinde de yaşanıyordu. Bu itibarla da meseleyi bir kısım ön kabullere bağlayarak, "şu medeni, şu ise gayr-i medeni" demek fevkalade yanlıştır.

Cenab-ı Hakk (cc) bizi basiretten mahrum etmesin! İsterseniz, "insaf, dinin yarısıdır" deyip bu hususu da noktalayalım.

ÖZETLE

1- Belli bir yaşta, nizam ve intizâm şuuruna ulaştırılamamış nesiller; ne kadar kabiliyetli olurlarsa olsunlar, bütün hayatları boyunca, tek-elli, tek-ayaklı gibi yaşarlar.

2- İbadet ü taatinde her şeyi yerli yerine koyan insan, maddî dünyasındaki eşyayı da kendi yerlerine koyar ve tertip, düzen içinde yaşamakta hiçbir zorluk çekmez.

3- Bütün mükellefiyetlerini yerine getirenler, iç âlemleri itibarıyla durmadan bir buhurdanlık gibi tütmekle beraber, dış dünyalarında da âhenkle yaşarlar.


09.Mayıs.2008 09:42:03
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[16 adet yorum gelmiştir] TÜMÜNÜ GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ    
mehmet 10.Mayıs.2008 00:34:23
seni seviyoruz hocam
Allah seni basimizdan eksik etmesin.Allah sihhat afiyet versin..Cenab'i Allah cennete sizi en ust makama serfiraz kislin..amin..
mehmet hazin 09.Mayıs.2008 19:42:10
Tesettür, kadınlar için fıtrîdir ve fıtratları iktiza ediyor
Bin üçyüz elli senede ve her asırda üçyüz elli milyon insanların hayat-ı içtimaiyesinde en kudsî ve hakikî ve hakikatlı bir düstur-u İlahîyi, üçyüz elli bin tefsirin tasdiklerine ve ittifaklarına istinaden ve bin üçyüz elli sene zarfında geçmiş ecdadımızın itikadlarına iktidaen tefsir eden bir adamı mahkûm eden haksız bir kararı, elbette rûy-i zeminde adâlet varsa, o kararı red ve bu hükmü nakzedecektir!.."
fani 09.Mayıs.2008 19:36:33
ecel
gördünüzmü hoca efendiye iftira atan müslümanlar zizin yaptığınızı inanın deniz baykal yapmaz hocamdan allah razıolsun
ÖZGÜR 09.Mayıs.2008 18:39:23

HOCAM ALLAH(C.C)SİZDEN RAZI OLSUN ÜMMETİ MUHAMMED'E(S.A.V)ŞEFAATÇI KILSIN.
Halil Basoglu Holladadan 09.Mayıs.2008 17:29:25
Masaallah
Masaallah isabetli olmus muhterem hocam bu fakiri duanda unutma
abbas 09.Mayıs.2008 17:09:57
teşekkür...
Allahın rahmeti ve bereketi Hocamizin üerne olsun. sayın baykal ve ekibi bu yaziyi okurlarsa din konusunda herkesin konuşamayacağini anlarlar. ama ne yapalım cahille uğraşilmaz. onlarında konuşma hürrieti vardir vessam
tayfun 09.Mayıs.2008 16:48:08
ya olmasaydınız
hocam allah sizden çok razı olsun iyiki varsiniz diyorum ya olmasaydınız türkiyrnin bügünkü hali nasıl olurdu kim bilir
Gürol ÜN 09.Mayıs.2008 16:42:12
Çok güzel
Hoce efendiden Allah razı olsun.1996-2000 de ben Selçuk İlahiyatta okurken hizmet ehli kardeşlerimiz yukarda anlatılan durumları bizzat yaşıyor,''başörtüsünden taviz verilmemesi gerekir'' diyen bizleri ise uç olarak görüyorlardı.Ancak durum değişti Rabbimin rahmeti müslümanları kuşattı.Dün sizleri Allah için sevmiyordum bugün ise sizleri Allah için seviyorum....Bu sevgi Kur'an ve Sünnet'e bağlı olduğunuz sürece de devam edecek inşalah!
ferdi yılmaz 09.Mayıs.2008 16:30:51
hocama
hocam allah sizden ebeden razı olsun sizi cok seviyoruz
ALLA_U TAALA sizi başımızdan ve islam aleminden mahrum bırakmasın inşallah
Alparslan 09.Mayıs.2008 16:27:28
anlatmaliyiz
Arkadaslar yukarida okudugumuz gibi Hoca Efendi tamamen dogru söyler.ALLAH c.c. eksik etmesin mübarek zâtlari dünyadan yoksa halimiz nice olur.
tabiki bizde bu haberi okuduk dogru diyoruz onun icin bilmeyenlere ve biraz bu konuda eksiklikleri olanlara anlatmaliyiz ki onlar da tesettürün yaradanimizin Emri,Peygamberimizin
sünneti oldugunu bilsinler belki nefislerini yenerlerde dogrusunu yaparlar.
Dinimiz cok harika bir din,biz emirlerini yaptikca insanin ic alemi bir rahatliga kavusur, öyleki
dinimizin emirlerini yaparsak insani sinirlari olmayan bir huzura yaklastirir.örnegin NAMAZ
Kilmak,(tesettürsüz Namaz Kilinmaz Hanimlar icin)Bu böyleyken hala neden tartisirlarki
öyleyse tartisanlar islamdan haberdar olmayanlar SELAM
 
DİĞER BAŞLIKLAR
Mayıs 12 Bu fotoğraf dava dosyasına girdi
Mayıs 12 Döviz güne nasıl başladı?
Mayıs 12 Myanmar'a ABD'nin ilk yardım uçağı yola çıktı
Mayıs 12 İsviçre'de şampiyon BASEL
Mayıs 12 Şampiyon, futbolda önyargıları yıktı
Mayıs 12 Fildişi Sahilleri'nden eğitimciler İnegöl'de
Mayıs 12 İsyancılar: Hartum'a tekrar saldıracağız
Mayıs 12 ABD'de kasırga: 22 ölü
Mayıs 12 Sırbistan'da Tadiç zaferini ilan etti
Mayıs 12 CHE'nin ilk birimi Kağıthane'de açıldı
 



Baykal'ın Erdoğan'ı şaşırtan özelliği
Milli takıma Servet şoku
Lüks tutkumuz, İngiliz oto devini şaşırttı
Kiracıya müjde!
MAALESEF ACI GERÇEK BU: BİR HAFTA DAYANAMAZSINIZ
GÜVEN PAŞA SÖYLEDİ, PARTİ KAPATILACAK
Türkiye Golan'a umut oldu
ANNEME MEKTUP
Bu fotoğraf dava dosyasına girdi
ŞU ULUSALCILARA BAKIN!
Nadir Kılıç
ANNEME MEKTUP
Anne;
Ekrem Dumanlı
MAALESEF ACI GERÇEK BU: BİR HAFTA DAYANAMAZSINIZ
İnsanın kendi yazısına atıf yapmasını nezaket kurallarına uygun bulmayanlardanım.
Nazlı Ilıcak
ŞU ULUSALCILARA BAKIN!
Kendilerine ulusalcı deyip, Türkiye'nin AB yolunda ilerlemesini teşvik edenlere ise "vatan haini" gözüyle bakanlara şaşıyorum.
Şamil Tayyar
GÜVEN PAŞA SÖYLEDİ, PARTİ KAPATILACAK
Geriye doğru dönüp baktım, son yazım 18 Nisan tarihli.
Tamer Korkmaz
MÜTTEFİK?
Önceki günkü Milliyet ve Cumhuriyet'te ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson'la yapılmış röportajlar vardı